Stolon hifleri eşeysiz üremeyi sağlamak ile görevlidir.Esme is unsuccessful tending the farm alone.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.These also tend to grow clonally, the oldest of which is 13,000 years old.
Eşeysiz üreme, sözümona.And they're very happy with that, apparently.
Eşeysiz üremede, genellikle hücre boyuna ikiye bölünür.La vejiga natatoria esta usualmente dividida en dos cámaras.
Bu eşeysiz üremeye ise sporogoni denir.Negli altri punti viene chiamato non degenere.
Bu eşeysiz üremeye ise sporogoni denir.A incapacidade de produzir a voz é chamada de afonia.
Mitoz adı verilen bu süreç, en sade üreme biçimi olup, “eşeysiz üreme”nin temelidir.Ten proces nazywany mitozą jest najprostszą formą reprodukcji i jest podstawą rozmnażania bezpłciowego.
Eşeysiz üreme bir ya da iki kamçılı zoosporlarla olur.완두(豌豆, 학명: Pisum sativum)는 콩과에 딸린 한해살이 또는 두해살이 식물이다.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.이 식물도 복제하여 개체수를 늘리는 경향이 있는데요, 가장 오래된 것은 13000년이나 되었습니다.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ada juga yang cenderung tumbuh secara klonal yang tertua berusia 13,000 tahun.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ceux-ci ont aussi tendance à se développer comme des clones, le plus agé ayant 13 000 ans.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Deze groeien meestal ook gekloond. De oudste is 13.000 jaar oud.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Disse har også en tendens til at gro klonende, den ældste er 13'000 år gammel.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estas também tendem a crescer em clones, das quais a mais velha tem 13 000 anos.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estos también tienden a crecer por clonación; el más antiguo tiene 13.000 años.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Hanno anche la tendenza a crescere per clonazione, e il più vecchio ha 13.000 anni.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ők is klóncsoportokban nőnek, a legöregebb 13 000 éves.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Şi acestea tind să crească clonal, cea mai în vârstă dintre ele are 13.000 de ani.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Sie neigen auch zu einem klonischen Wachstum. Der älteste Klon ist 13000 Jahre alt.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Tiež obyčajne rastú v klonoch, nastarší z nich je 13 000 rokov starý.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Và có khuynh hướng phát triển vô tính, cây già nhất là 13.000 năm tuổi.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Wśród nich często spotyka się osobniki klonalne, a najstarszy z nich ma 13 000 lat.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Αυτά ωστόσο αυξάνονται κλωνικά, με το παλαιότερό τους στα 13.000 χρόνια.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Те също така са склонни да растат клоново, най-старото, от които е на 13 000 години.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Эти деревья тоже растут клонально, самому старому из них 13 тысяч лет.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.גם אלה נוטים להצמיח שיבוטים, שהזקן מביניהם הוא בן 13,000 שנה.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.وهي تميل أيضاً للنمو بشكلٍ فسيلي أكبرها عمراً تبلغ من العمر 13 ألف سنة
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.最も古いものは1万3千年ほど生きています アメリカでも同じぐらい古い植物がいくつかあります
Eşeysiz üreme, sözümona.Chama-se a isso partogénese.
Eşeysiz üreme, sözümona.Gọi là sinh sản đơn tính.
Eşeysiz üreme, sözümona.단성생식이라 불리는 형태지요.
Eşeysiz üreme, sözümona.Partenogenese, som det kaldes.
Eşeysiz üreme, sözümona.Parthénogenèse, ça s'appelle comme ça.
Eşeysiz üreme, sözümona.Parthenogenesis zoals dat heet.
Eşeysiz üreme, sözümona.Říká se tomu partenogeneze.
Eşeysiz üreme, sözümona.Sebutannya Partenogenesis.
Eşeysiz üreme, sözümona.Se denomina partenogénesis.
Eşeysiz üreme, sözümona.Se numește partenogeneză.
Eşeysiz üreme, sözümona.Si chiama partenogenesi.
Eşeysiz üreme, sözümona.Sogenannte Jungfrauengeburt (Parthenogenese.)
Eşeysiz üreme, sözümona.To tak zwana partenogeneza.
Eşeysiz üreme, sözümona.Η λεγόμενη παρθενογένεση.
Eşeysiz üreme, sözümona.Партеногенеза, така да се каже.
Eşeysiz üreme, sözümona.Так называемый партеногенез.
Eşeysiz üreme, sözümona.מה שמכונה 'רביית בתולים'.
Eşeysiz üreme, sözümona.انه شيئ يُسمّى بـ "التوالد العذري".
Eşeysiz üreme, sözümona.かれらはそれですごく幸せです