Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?Si cati o favorizeaza pe a doua, casatoria intre persoane de acelasi sex?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?Und wie viele sind für die zweite, für Homoehen?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?Và có bao nhiêu ủng hộ cái thứ hai, hôn nhân đồng giới?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?¿Y cuántos están a favor de la segunda, el matrimonio del mismo sexo?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?Και πόσοι υποστηρίζουν τη δεύτερη, το γάμο ομοφυλόφιλων;
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?А колко подкрепят втората, еднополов брак?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?А кто придерживается второй позиции, за однополые браки?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?וכמה כאן מעדיפים את השנייה, נישואים חד-מיניים?
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?وكم منكم يدعمون، الزواج من نفس الجنس؟
Kaçınız eşcinsellerin de resmi nikahla evlenmesinden yana?では こう表現してみよう
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.Katholiken und Homosexuelle. Das ist assoziative Geisteskrankheit.
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.Não gosta dos judeos, catolicos ou os gays.
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.No le gustan los judíos, los católicos o los gays.
Katolikleri ve eşcinselleri sevmiyor.Yahudi, atau Katolik, atau gay.
Kesinlikle eşcinsel değil!E' ovviamente etero!
Kesinlikle eşcinsel değil!Er ist offensichtlich Hetero!
Kesinlikle eşcinsel değil!Hij is duidelijk hetero!
Kesinlikle eşcinsel değil!To oczywiste że jest hetero!
Kesinlikle eşcinsel değil!Tu vois bien qu'il est hétéro!
Kesinlikle eşcinsel değil!ちょっと待った
Ki bu bile saçma, çünkü Bolivya'da da burada olduğu kadar çok eşcinsel var aslında.볼리비아에서는 자신처럼 동성애혐오 사상을 선동하는 사람들이 많기 때문에
Ki bu bile saçma, çünkü Bolivya'da da burada olduğu kadar çok eşcinsel var aslında.وهو بالطبع شيء سخيف، كما في بوليفيا ، لان هناك الكثير هنا ايضا،
Ki bu bile saçma, çünkü Bolivya'da da burada olduğu kadar çok eşcinsel var aslında.ボリビアの同性愛者達が、身を隠すのみで自分たちの人生を自由に生きることも出来ないのは、
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Biserica vorbeste intotdeauna impotriva casatoriilor si spune ca sensul casatoriei este reproducerea.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cerkev pogosto govori proti istospolnim zvezam in poudarja, da so smisel zakonske zveze otroci.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cirkev hovorí vždy za manželstvo a myslí tým, že zmyslom manželstva je reprodukcia.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Církev mluví vždy pro manželství a myslí tím, že smyslem manželství je reprodukce.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.De Kerk spreekt altijd tegen het homohuwelijk en vindt dat de zin van het huwelijk voortplanting behelst.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Die Kirche spricht immer gegen die Ehe und meint, der Sinn der Ehe sei die Vermehrung.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Gereja selalu mengatakan untuk melawan pernikahan dan bilang itu pengertian dari reproduksi pernikahan.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirken taler altid imod homoseksuelle ægteskaber og siger, at meningen med ægteskab er reproduktion.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirkko puhuu aina homojen avioliittoja vastaan ja sanoo, että avioliiton tarkoitus on lisääntyminen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.교회에서는 항상 결혼에 반하는 언급을 하며 결혼의 개념은 번식이라고 말한다.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kościół zawsze wypowiada się przeciwko małżeństwu i twierdzi, że cel małżeństwa to rozmnażanie.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kyrkan talar alltid mot äktenskap och säger att känslan av äktenskap är reproduktionen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.La Chiesa è contro i matrimoni gay, perché ritiene che il significato del matrimonio sia la riproduzione.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Nha tho luon len tieng chong lai hon nhan dong gioi va noi rang y nghia cua hon nhan la su sinh san.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Η εκκλησία πάντοτε εναντιόνεται στον γάμο και λέει Ότι το νόημα του γάμου είναι η αναπαραγωγή
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церква виступає проти одностатевого шлюбу, стверджуючи, що сама ідея спрямована проти продовження роду.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церковь выступает против однополых браков, утверждая, что сама идея направлена против продолжения рода.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Църквата винаги е била против еднополовите бракове, подчертавайки репродуктивната роля на брака.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.الكنيسة هي ضد زواج مثلي الجنس لأنه يعتقد أن معنى الزواج هو الإنجاب.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.これはおかしいですね。なぜなら、別の理由で生殖不能な人間も結婚が許されているからです。
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.라틴 문화나 동성애자 문화나 유대인 문화만큼 가치있는 것이었지요.
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.la fel de valoroasă pe cât cultura latino, cultura gay sau cultura evreiască.
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.Parecia-me talvez mesmo tão válida como a cultura norte-americana.
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.Я ощущал её такой же значимой, как латино-американская культура, еврейская или культура гей-сообщества.
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.יש לה ערך כמו התרבות הלטינית או ההומואית או היהודית.
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.كانو يشعرون أنها قيّمة كالثقافة اللاتينية أو ثقافة المثليين أو اليهود.
Latin kültürü, eşcinsel kültürü ya da Yahudi kültürü kadar değerli olduğunu hissetmiştim.仮に アメリカ文化と比べても 引けを取らないでしょう
Nijerya'da Eşcinselliğe "Hayır", Çocuk Evliliğine "Evet"Au Nigéria, les mariages d'enfants, c'est oui, l'homosexualité, c'est non
Nijerya'da Eşcinselliğe "Hayır", Çocuk Evliliğine "Evet"'Nee' tegen homoseksualiteit, 'ja' tegen kinderhuwelijk in Nigeria
Nijerya'da Eşcinselliğe "Hayır", Çocuk Evliliğine "Evet"'Nein' zu Homosexualität, 'Ja' zu Kinderheirat in Nigeria
Nijerya'da Eşcinselliğe "Hayır", Çocuk Evliliğine "Evet""Nej" till homosexualitet, "ja" till barnäktenskap i Nigeria
Nijerya'da Eşcinselliğe "Hayır", Çocuk Evliliğine "Evet"'No' a la homosexualidad, 'Sí' al matrimonio infantil en Nigeria
Ona eşcinsel olmadığını, yalnızca Amerikan sorunundan kafasının karıştığını söyledim.Che non è gay, è solo confusa da questo problema americano.
Ona eşcinsel olmadığını, yalnızca Amerikan sorunundan kafasının karıştığını söyledim.너는 동성애자가 아니고 미국식 사고방식에 혼란스러운 거라고 했더니
Ona eşcinsel olmadığını, yalnızca Amerikan sorunundan kafasının karıştığını söyledim.Че тя не е гей, че просто е объркана от този американски проблем.
Ona eşcinsel olmadığını, yalnızca Amerikan sorunundan kafasının karıştığını söyledim.Что она не лесбиянка, а просто ей голову заморочили этой американской проблемой.
Ona eşcinsel olmadığını, yalnızca Amerikan sorunundan kafasının karıştığını söyledim.שהיא אינה לסבית, שהיא רק מבולבלת מהבעיה האמריקאית הזו.