Ana içeriğe geç
Sözlük

eşcinsel ile cümle

eşcinsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.I FPÖ [ett populistiskt parti i Österrike] sades det att homosexualitet är en dödens kultur.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.In cadrul FPÖ [Partidul Popular Austriac] se spune ca homosexualitatea este cultura mortii.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.In de FPÖ (Oostenrijkse populistische partij) wordt gezegd dat homoseksualiteit een cultuur van de dood is.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.V desničarski FPÖ- [Svobodnjaška stranka Avstrije] pravijo, da je homoseksualnost "kultura smrti".
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.Ve straně FPÖ (rakouská populistická strana) se domnívají, že homosexualita je kultura mrtvých.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.V strane FPÖ (rakúska populisticka strana) se domnievajú, že homosexualita je kultúra mŕtvych.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.W FPÖ [Austriacka Partia Populistyczna] krąży przekonanie, że homoseksualizm jest kulturą śmierci.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.Στο Αυστριακό Λαϊκό Κόμμα είπαν ότι η ομοφυλοφιλία είναι η κουλτούρα του θανάτου
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.Австрийската популиска партия (АПП)-прокламира, че хомосексуализмът е култура на смъртта.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.داخل FPÖ [حزب الاحرار في النمسا]، قيل أن الشذوذ الجنسي هو ثقافة الموت.
FPÖ (Avusturya Halk Partisi) eşcinselliğin bir ölüm kültürü olduğu şekilnde bir açıklama yaptı.このような因習から少しでも逸脱することにより
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Als Teenager dachte ich, dass ich schwul sei und somit wahrscheinlich keine Familie haben würde.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.E quand'ero adolescente pensai che essendo gay, probabilmente non potevo avere una famiglia.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.E, quando ela dizia aquilo, sentia-me ansioso.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.És mikor kamaszodtam, azt gondoltam, hogy meleg vagyok, szóval valószínűleg nem lehet családom.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Iar când eram adolescent mă gândeam că fiind gay probabil nu voi putea întemeia o familie.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Jako młodzieniec myślałem, że skoro jestem gejem, prawdopodobnie nie założę rodziny.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Keď som bol v puberte, myslel som, že keď som gej, pravdepodobne nebudem môcť mať rodinu.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Khi tôi thành một thiếu niên, tôi nghĩ Mình đồng tính, và có lẽ sẽ không thể có một gia đình.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.그리고 사춘기 때 저는 제가 동성애자라고 생각했고, 그 때문에 아마 가족이 생길 수는 없을거라고 생각했지요.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Toen ik klein was, was dat het grootste compliment dat ze ons als ouder kon geven.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Ya de adolescente pensaba que, siendo gay, quizá no podía tener familia.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Και όταν ήμουν έφηβος, σκέφτηκα ότι είμαι ομοφυλόφιλος, και γι' αυτό μάλλον δεν μπορώ να κάνω οικογένεια.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.Когда я был подростком, я думал, что я гей и не смогу иметь семью.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.У підлітковому віці я думав: "Я — гей, тому, мабуть, не зможу мати сім'ю".
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.וכשהייתי מתבגר, חשבתי לעצמי שאני הומו, ולכן כנראה שלא תהיה לי משפחה.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.وعندما كنت مراهقاً، اعتقدت أنني مثلي، لذا ربما لن أقدر على صنع عائلة.
Gençlik dönemimde, eşcinsel olduğum için bir aileye sahip olamayacağımı düşünürdüm.おそらく家族を持つことはないと 思うようになりました すると母の言葉は 私を不安にさせました
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.사실 미국내의 동성애 남자들 사이에 80년대의 한 변화를 우리는 보았습니다.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.Dan sebenarnya, di antara pria homoseksual di Amerika kita melihat perubahan itu pada tahun 80-an.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.E in effetti tra uomini gay americani abbiamo osservato quel tipo di cambiamento negli anni '80.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.En fait, les homosexuels aux États-Unis ont adopté ce type de comportement dans les années 80.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.In feite zagen we deze verandering in de jaren tachtig bij homo's in de VS.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.Şi în cazul homosexualilor din SUA am observat aceeaşi evoluţie în anii '80.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.Und tatsächlich gab es diese Veränderung bei homosexuellen Männern in den USA während der 1980er.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.Valóban ez a helyzet a megelek körében, az USA-ban, ahogy láttuk a 80-as években.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.Zauważyliśmy wśród gejów w USA taką zmianę w latach 80.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.И фактически среди геев в США мы видели подобные изменения в 1980-х.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.Фактът е че сред гей мъжете в Щатите видяхме тази промяна през '80-те години.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.ולמעשה אצל הומוסקסואלים בארה"ב אכן ראינו שינוי כזה בשנות ה-80.
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.و في الواقع رأينا نوع من التغيير في الثمانينيات بين صفوف الشواذ جنسياً في الولايات المتحدة
Gerçekten de ABD'de eşcinsel erkekler arasında 1980'lerde böyle bir değişim yaşandı.そのような挙動が実際に見られました この高リスクな例をとって 次の質問をしてみます
Gerçekten seksiydi! Ve orada eşcinsel olmayan tek erkek oydu.あたしに一晩中いいよってたのよ
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Hãy xem một ví dụ cuối cùng rất phổ biến trong tranh luận chính trị hiện nay: hôn nhân đồng giới.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Jeszcze ostatni przykład aktualnie głośny w polityce: małżeństwa homoseksualne.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.마지막 예를 들어봅시다. 이 시대의 잘 알려진 논쟁이죠 동성 결혼 문제입니다.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Lad os tage et sidste eksempel, der er fremtrædende i dagens politiske debat: homoseksuelle ægteskaber.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Mari kita ambil contoh terakhir yang menonjol dalam perdebatan politik modern: pernikahan sesama jenis.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Nog een laatste voorbeeld prominent aanwezig in het huidige politieke debat: het homo-huwelijk.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Podívejme se na poslední příklad dominující současným politickým debatám: stejnopohlavní svazky.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Prenons un dernier exemple qui est saillant dans le débat politique contemporain : le mariage homosexuel.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Sa luam un exemplu final care se remarca in dezbaterea politica actuala: casatoria persoanelor de acelasi sex.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Veamos un último ejemplo que se destaca en el debate político actual: el matrimonio del mismo sexo.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Vegyünk egy utolsó példát, ami prominens az aktuális politikai vitában: az azonos neműek házassága.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Vejamos um último exemplo que é importante no debate político contemporâneo: o casamento homossexual.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Давайте рассмотрим последний пример, известный в современных политических дебатах: однополые браки.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.Да вземем един последен пример, изтъкнат в съвременния политически дебат: еднополовият брак.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.בואו ניקח דוגמה סופית אשר בולטת בדיון הפוליטי של ימינו: נישאוים חד-מיניים.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.لنأخذ مثالاً أخيراً وهو بارز في الجدل السياسي المعاصر: زواج نفس الجنس.
Güncel siyasi tartışmalarda gelecek vaadeden bir başka örnek, eşcinsel evliliği.現代の政治的議論において大きな問題となっている 同性婚について話そう
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod