eğlendiriyor ile cümle
eğlendiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor.Intended for children, the book entertains grown-ups.
Beni eğlendiriyorsun.You amuse me.
Bu beni çok eğlendiriyor.That amuses me very much.
Tom eğlendiriyordu.Tom was amusing.
Bu sizi eğlendiriyor mu?Does that amuse you?
O kendini eğlendiriyor.She's entertaining herself.
Bu video çok eğlendiriyor.This video is very amusing.
Senin acın beni eğlendiriyor.Your suffering amuses me.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.And I was having fun with it.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.It's suffering, like, enjoying himself in a Jewish way, as they say.
Üç, hatta dört nesildir hayranlarını eğlendiriyorlar.There are on the third and fourth generation fun.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!(44:9) Все одежды Твои, как смирна и алой и касия; из чертогов слоновойкости увеселяют Тебя.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!af Myrra, Aloe og Kassia dufter alle dine Klæder. Du glædes ved Strengeleg fra Elfenbenshaller,
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!왕의 모든 옷은 몰약과 침향과 육계의 향기가 있으며 상아궁에서 나오는 현악은 왕을 즐겁게 하도다
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Pakaianmu berbau mur, gaharu dan cendana; pemain musik di istana gading membuat engkau gembira
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Szereted az igazságot, gyûlölöd a gonoszságot, azért kent fel Isten, a te Istened öröm olajával társaid fölé.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Vsa oblačila tvoja dišé miro in aloo in kasijo, iz palač slonokoščenih te razveseljuje godba na strune.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!מר ואהלות קציעות כל בגדתיך מן היכלי שן מני שמחוך׃
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!كل ثيابك مرّ وعود وسليخة. من قصور العاج سرّتك الاوتار.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!你 的 衣 服 、 都 有 沒 藥 沉 香 肉 桂 的 香 氣 . 象 牙 宮 中 有 絲 絃 樂 器 的 聲 音 、 使 你 歡 喜
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!你 的 衣服 、 都 有 沒藥 沉香 肉桂 的 香氣 . 象牙 宮 中 有 絲絃樂器 的 聲音 、 使 你 歡喜
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.C'est une souffrance, une manière "juive" d'apprécier, comme on dit.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Det är en njutsam lidelse, på ett judiskt sätt, så att säga.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Er leidet, als ob er sich auf jüdische Weise amüsiert, wie man (im Englischen) sagt.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.E suferință, ca și cum s-ar bucura într-un mod evreiesc, cum se spune.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Es un sufrimiento como...disfrutando de una forma judía, como dicen.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Het is lijden... zoals genieten op een Joodse manier zoals ze zeggen.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Je to utrpení, jako... užívání si po židovsku, jak se říká.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.고통스럽긴 한데, 유대인의 방식으로 즐긴다고 말하기도 하더군요.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Penderitaan ini, seperti, menikmati suasana dengan cara Yahudi, seperti yang mereka bilang.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Szenved, vagy inkább zsidósan örül, ahogy mondani szokás.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.To cierpienie, jak to mówią, jest jak cieszenie się w Żydowski sposób.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Και υποφέρει σαν να το απολαμβάνει, με στωικό τρόπο θα λέγαμε.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Това е страдание, като че ли се забавлява по еврейски начин, както казват.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.Это страдание, что называется, удовольствие по-еврейски.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.זה סבל, כמו, הנאה בדרך יהודית, כמו שאומרים.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.انها معاناة، كانه يستمتع بالطريقة اليهودية، كما يقولون
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.(笑)
Üç, hatta dört nesildir hayranlarını eğlendiriyorlar.Están en su tercero y cuarto abanico genealógico.
Üç, hatta dört nesildir hayranlarını eğlendiriyorlar.Έχουν πλέον τρίτη και τέταρτη γενεά θαυμαστών.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.A bavila jsem se tím.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.A to ma bavilo.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Dan saya menikmatinya.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.E estava-me a divertir com aquilo.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.E mi stavo divertendo con la cosa.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.En ik had er lol in.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.És rengeteg örömem telt benne.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Et ça me plaisait énormément.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.I świetnie się bawię.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Ja minusta se oli hauskaa.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.하지만 재미있었어요
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Och jag hade kul med det.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Og jeg havde det sjovt med det.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Prav uživala sem v tem.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Şi mă amuzam de asta.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Und ich hatte Spaß daran.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Và tôi đang rất vui với nó.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Y me estaba divirtiendo con eso.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.Και πολύ το διασκέδαζα.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.И ми беше забавно.