eğlendiri ile cümle
eğlendiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklarına eğlendirici bir hikaye anlattı.She told her children an amusing story.
Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor.Intended for children, the book entertains grown-ups.
Küçük şeyler küçük zihinleri eğlendirir.Small things amuse small minds.
Beni eğlendiriyorsun.You amuse me.
Dedektif hikayeleri eğlendirici.Detective stories are amusing.
Onun fıkraları hepimizi eğlendirir.Her anecdotes amuse us all.
O, onun eğlendirici olduğunu düşündü.He thought it was hilarious.
O eğlendirici.That's hilarious.
Küçük şeyler küçük insanları eğlendirir.Small things amuse small people.
Bu beni çok eğlendiriyor.That amuses me very much.
O eğlendiriciydi.That was hilarious.
Ben giyinirken misafirleri eğlendirir misin?Will you entertain the guests while I get dressed?
Tom Mary'nin şakasının eğlendirici olduğunu düşündü.Tom thought Mary's joke was hilarious.
Tom eğlendiriyordu.Tom was amusing.
Tom gördüğü tarafından eğlendirildi.Tom was amused by what he saw.
O çocukları eğlendirir.She entertains the children.
Bu sizi eğlendiriyor mu?Does that amuse you?
O eğlendiriliyor.She's being entertained.
O kendini eğlendiriyor.She's entertaining herself.
Bu video çok eğlendiriyor.This video is very amusing.
Bu resim eğlendirici.This picture is hilarious.
Bunun eğlendirici olduğunu düşünüyorum.I think it's hilarious.
Hillary'nin konuşması eğlendiriciydi.Hillary's speech was hilarious.
Tom'un konuşması gerçekten eğlendiriciydi.Tom's speech was hilarious.
Onun eğlendirici olduğunu düşünüyorum.I think that was hilarious.
Çocuklar böyle eğlendirici şeyler söylüyor.The children say such amusing things.
Senin acın beni eğlendiriyor.Your suffering amuses me.
Bunu yapmak çok eğlendirici olurdu.Doing that would be hilarious.
Tom eğlendirilmiş görünüyor.Tom seems amused.
Sokak müzisyenleri, davul ve zurna çalarak masaları ziyaret ederek ziyaretçileri eğlendirir.Street musicians, playing drums and zurna visit the tables and entertain visitors.
Gelen her grubu eğlendirirler.Everyone present was amused.
Ancak, daha çok bir vokalist, söz yazarı ve eğlendirici olarak ünlendi.However, he became even better known as a songwriter, entertainer and vocalist.
Okumak en öz ve en eski eğlendirişlerden biridir.Engraving is one of the oldest and most important techniques in printmaking.
Mary Lennox, o belki de olurdu eğlendirilmelidir hazır bir çocuk olsaydıIf Mary Lennox had been a child who was ready to be amused she would perhaps have
Eğlence sektöründen geliyoruz insanların nasıl eğlendirilmek istediklerini biliyoruz.We're from the entertainment business so we know that people like to be entertained.
Bu oyunda kullanıcılar için bir çok eğlendirici özelliği tanımladık.We've portrayed many fun features for users within this game.
O yüzden eğlendirirken eğitmeliyiz de.Bond Emeruwa: So while we're entertaining, we should be able to educate.
İnsanoğlu ile ilgili bir diğer şey de eğlendirilmekten hoşlanması.The other thing about human beings is that we love to be entertained.
Ve bununla kendimi eğlendiriyordum.And I was having fun with it.
Çok eğlendiriciydi.It was so amusing.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.Is a remnant of a race of -- a very evolved race of entertainers.
Ve, tabii ki , şakalar bizi eğlendirir çünki komiktirler. ( gülüşmeler)And, of course, we are amused by jokes because they are funny.
-Bana takıl, seni eğlendiririm. Olmaz, başka planlarım var. Hem artık bir nişanlım var.Nothing doing; I've got a steady bloke
Ama bence bu -- gerçekten eğlendirici ve harika bir şey.But, I think it's a really fun and wonderful thing.
Hani derler ya, Yahudice kendini eğlendiriyor diye, işte o şekilde acı çekiyor.It's suffering, like, enjoying himself in a Jewish way, as they say.
Ve nasıl Charlie onun tarafından durmadan eğlendirilir?And how could Charlie be so endlessly amused by him?
Söylediğin gibi, iki tür kız vardır. Evleneceğin türde ve... ...gönül eğlendirip ayrılacağın türde.For me there are two types of women, women to marry or like you said, women to play around with.
Bunlar bizi neden eğlendirir?Why would we find them joyful?
Üç, hatta dört nesildir hayranlarını eğlendiriyorlar.There are on the third and fourth generation fun.
Ama şuanda sadece çok iyi bir eğlendirici olduğumu hissediyorum.But I feel that I am only a very good entertainer right now.
Rakugo (落語) bir tür eğlendirici sözlü Japon oyunudur.Rakugo (落語?, literally "fallen words") is a form of Japanese verbal entertainment.
Ancak, daha çok bir vokalist, söz yazarı ve eğlendirici olarak ünlendi.However, he became even better known as a songwriter, entertainer and vocalist.
Yuri Gecesi uzay temalı hem eğitici hem de eğlendirici partilerdir.Yuri's Night events "combine space-themed partying with education and outreach".
Dionysos denize atlar ve orada Nereus tarafından eğlendirilir ve teselli edilir.Dionysus jumps into the sea where he is entertained and consoled by Nereus.
İnsanları eğlendirirken düşündürürler.Da können die Leute sich mit Spaß austoben.
Gelen her grubu eğlendirirler.Zur Unterhaltung für alle Stände.
İnsanları eğlendirirken düşündürürler.Je pense que le gens recherchent le divertissement.
Okumak en öz ve en eski eğlendirişlerden biridir.Sa collection est l'une des plus anciennes et des plus séduisantes.
Brooke tüm yaz boyunca erkeklerle birlikte gönül eğlendirir.Ted et Victoria se fréquentent tout l'été.
Gelen her grubu eğlendirirler.Chaque conteur devait divertir les autres.