duyuyoruz ile cümle

duyuyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.نحتاج نماذج جديدة لأن تكون قائدا وإنسانا في العالم.
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.新しいモデルが必要なのです 私は最初 銀行員として働いていました
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.A tak my, ak chceme vedieť koľko je hodín, musíme nosiť čosi, čo nám to povie.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.A tak my, pokud chceme vědět, kolik je hodin, musíme nosit něco, abychom to zjistili.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Così per noi, se vogliamo sapere che ore sono, dobbiamo avere al polso qualcosa che ce lo dica.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Et donc pour nous, si nous voulons avoir l'heure, nous devons porter quelque chose pour nous la donner.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Jadi untuk kita, jika anda ingin mengetahui waktu, anda haruslah memakai sesuatu untuk dapat mengetahuinya.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Jeśli chcemy wiedzieć która godzina, to musimy mieć zegarek.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.시간을 알기 위해선 시간을 알려줄 뭔가를 지니고 다녀야 했습니다.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Og så for os, hvis du vil vide hvad klokken er, må du gå med noget der viser det.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Para nós, se queremos saber as horas, temos de usar um objeto que as diga.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Så för oss, om man vill veta vad klockan är, måste man använda något som talar om det.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Şi pentru noi, dacă vrei să știi cât e ceasul, trebuie să porți ceva care să-ți spună.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Szóval, ha mi meg akarjuk tudni az időt, hordanunk kell valamit, ami megmutatja.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Tako, če želimo vedeti, koliko je ura, moramo nositi nekaj, kar nam bo to povedalo.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Uskomme, että kellonajan tietämiseksi meillä on oltava ranteessa kello.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Vậy nên nếu ai đó muốn biết thời gian, anh ta phải đeo một thứ gì đó hiển thị thời gian.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Y así, para nosotros, si quieres saber la hora, tienes que usar algo para saberlo.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Και για αυτό χρειαζόμαστε να φοράμε κάτι για να κοιτάζουμε την ώρα.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.И така за нас, когато искаме да знаем часа, трябва да носим нещо, което да ни го показва,
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.И чтобы узнать который час, нам надо что-то носить.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Тож для нас, коли ми хочемо знати час, потрібно носити щось, що нам вкаже його.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.ולכן בשבילנו, אם רוצים לדעת את השעה, יש לשים משהו שיאמר לנו זאת.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.وهكذا بالنسبة لنا، إذا أردت معرفة الوقت، يجب عليك أن ترتدي شيئا يدلك عليه.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.時を告げるものを身につける必要がありました 今の子供たちは デジタル化された世界に住んでいますから
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Abbiamo bisogno di tecnologia come principio organizzativo base.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.A technológiára mint szervezeti alapelvre van szükségünk.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Avem nevoie de tehnologie ca principiu organizaţional de bază.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Chúng ta cần công nghệ như là một nguyên tắc tổ chức nòng cốt.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Główne założenia organizacyjne powinniśmy oprzeć na technologii.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.핵심 조직 원칙으로 만들 기술이 필요합니다.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Necesitamos la tecnología como principio organizativo central.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Nous avons besoin de la technologie comme principe fondamental d'organisation.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Precisamos de tecnologia como um princípio nuclear de organização.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Vi behöver teknologi som en av våra organisationsgrunder.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.We hebben behoefte aan technologie als kernorganisatorisch principe.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Wir brauchen Technologie als ein Kernprinzip der Organisation.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Χρειαζόμαστε την τεχνολογία σαν μια βασική αρχή οργάνωσης.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Нам нужны технологии как основной организационный принцип.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Нам потрібна технологія як центральний організаційний принцип.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Нуждаем се от технологиите, като основен принцип в организациите.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.אנחנו צריכים טכנולוגיה כעקרון מנחה בארגון שלנו.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.نحتاج التكنولوجيا كمبدأ تنظيمي جوهري.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.テクノロジーは必要不可欠です 重役会議でも技術戦略は必要で そこで必要とされるのは
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Cái vỏ lớn này, hay bất kỳ thứ gì, chúng ta khá tự hào về chính mình
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Ce grand cortex, ou autre, nous sommes plutôt fiers de nous.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Die grote cortex, of zoiets, we zijn nogal trots op onszelf.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Ez a nagy agykéreg, vagy mi; elég büszkék vagyunk magunkra.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.이 커다란 두뇌 같은 것으로, 우리는 스스로를 자랑스럽게 생각합니다.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Lapisan korteks besar, atau apapun, kita cukup bangga akan diri kita sendiri.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Nuestra gran corteza cerebral nos hace sentirnos orgullosos.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.O nosso grande córtex faz-nos sentir muito orgulhosos.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Questa grande corteccia, insomma, siamo abbastanza fieri di noi stessi.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Suntem foarte mândri de acest cortex mare.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.To czyni nas bardzo dumnymi z siebie.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Αυτός ο μεγάλος εγκέφαλος, ή κάτι τελοσπάντων, μας κάνει να είμαστε πολύ περήφανοι για τους εαυτούς μας.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Большая кора головного мозга, вообще мы собой гордимся.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Този голям мозък, от който така се гордеем.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.קליפת המוח, מה שלא תהיה, אנו מאד גאים בעצמנו.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.ان هذا الدماغ الكبير .. او نحوه .. هو ما يجعلنا فخورين بأنفسنا ..
İlgili Sayfalar