duyuyoruz ile cümle
duyuyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İlk defa, Marilyn'i o efsanevi N°5 damlalarından söz ederken duyuyoruz.Впервые мы слышим, как Мэрилин рассказывает о легендарном N°5.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Abbiamo bisogno di capire perché le persone fanno quello che fanno.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Chúng ta cần biết tại sao người ta lại đang làm những việc họ đang làm.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Kita perlu tahu mengapa orang melakukan ini atau itu.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.우리는 다른 사람들이 취하는 행동의 이유를 알고 싶어하지요
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Meidän täytyy tietää, miksi ihmiset käyttäytyvät tietyllä tavalla.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Musimy wiedzieć, czemu ludzie postępują tak, a nie inaczej.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Necesitamos saber por qué la gente se comporta como lo hace.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Nous avons besoin de savoir pourquoi les gens font ce qu'ils font.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Potrebujeme vedieť, prečo ľudia robia to, čo robia.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Precisamos de saber porque estão as pessoas a fazer o que estão a fazer.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Stále se pídíme po tom, proč lidé dělají to, co dělají.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Trebuie să știm de ce oamenii fac ce fac.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Tudnunk kell, hogy mi motiválja az emberek cselekedeteit.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Vi bliver nødt til at vide hvorfor mennesker gør som de gør.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.We moeten weten waarom mensen doen wat ze doen.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Wir müssen wissen, warum die Leute tun, was sie tun.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Θέλουμε να ξέρουμε γιατί οι άνθρωποι κάνουν όσα κάνουν.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Мы хотим знать, почему люди совершают те или иные поступки.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Нам необхідно знати чому люди здійснюють ті чи інші вчинки.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Нужно ни е да знаем защо хората правят това, което правят.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.יש לנו צורך לדעת מדוע אנשים עושים את מה שהם עושים.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.نحن نحتاج أن نعرف السبب من وراء قيامنا بأي شيء
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.そして私は 個人的にも 道徳への思い入れがあります
JA: Evet, bunlardan çok duyuyoruz.JA: 사실 그런 반응을 많이 봤습니다.
JA: Evet, bunlardan çok duyuyoruz.Jeps, det får vi meget af.
JA: Evet, bunlardan çok duyuyoruz.Vâng, chúng tôi gặp rất nhiều rồi.
JA: Evet, bunlardan çok duyuyoruz.ג'"א: כן, אנחנו מקבלים תגובות רבות מסוג זה.
JA: Evet, bunlardan çok duyuyoruz.جوليان : نعم , نحن نتسلم الكثير من ذلك .
JA: Evet, bunlardan çok duyuyoruz.しかし考えてみてください
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Ce li scriviamo noi, li replichiamo, e ne siamo orgogliosi.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Chúng tôi tự viết nó, tự nhân bản nó, và rất tự hào về bản thân chúng tôi.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Escrevemos o nosso próprio material, replicamo-lo, e temos muito orgulho em nós próprios.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Escribimos nuestros propios programas, los replicamos, y nos sentimos orgullosos.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.우리는 자신의 것을 쓰고, 그걸 복제하고, 우리 자신을 매우 자랑스럽게 생각합니다
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Le scriem, le multiplicăm, și suntem foarte mândri de asta.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Megírjuk a saját dolgainkat, sokszorosítjuk őket, és nagyon büszkék vagyunk magunkra.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Nous écrivons nos propres trucs, les répliquons, et sommes très fiers de nous.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Piszemy programy, powielamy je i jesteśmy z siebie dumni.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.We schrijven onze eigen spullen, repliceren ze en zijn zeer trots op onszelf.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Wir schreiben unsere eigenen Sachen, vervielfältigen diese, und sind sehr stolz auf uns.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Γράφουμε τα δικά μας προγράμματα, τα αναπαράγουμε, και είμαστε πολύ περήφανοι για τους εαυτούς μας.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Ми написали власне програмне забезпечення цієї системи, скопіювали її, і дуже пишалися собою.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Мы написали программное обеспечение, размножили его, и очень собой гордились.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.Ние пишем нашите собствени неща, копираме ги, и сме изключително самодоволни.
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.שיש גלים, גלים של התחדשויות. כל זה כעת מואץ במידה רבה,
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.كتبنا الاشياء الخاصة بنا, كررناها ونحن فخورون جداً بأنفسنا
Kendi programlarımızı ürettik ve çoğalttık ve kendimizle çok gurur duyuyoruz.私たちの自信作です このプログラムを システムに入力すると
N°5 damlalarından söz ederken duyuyoruz.Marilyn évoquer ces quelques gouttes de N°5 devenues légendaires.
N°5 damlalarından söz ederken duyuyoruz.마릴린이 전설적인 N°5를 이야기하는 것을 듣는다.
N°5 damlalarından söz ederken duyuyoruz.あの質問の ことですが...
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Ale rzadko słychać na przykład o cyber-hedonizmie, czyli o tym, że ludzie stają się bierni.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.A "szájberhedonizmusról" például már ritkábban hallunk, arról, hogyan váltak az emberek passzívakká.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Hiếm khi nghe về chủ nghĩa hưởng thụ không gian mạng, ví dụ, tại sao người ta trở nên thụ động.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Jen výjimečně slyšíme o kybernetickém hedonismu, tedy, jak se lidé stávají pasivnějšími.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Kita jarang mendengar tentang hedonisme cyber, misalnya, bagaimana orang menjadi pasif.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.사이버 향락주의, 즉 사람들이 더 수동적이 된다는 이야기는 듣기가 힘들어요.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.On entend rarement parler de cyber-hédonisme par exemple, comment les gens deviennent passifs.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Raramente se ouve falar de hedonismo cibernético, como elas estão a ficar passivas.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Rara vez oímos sobre el ciberhedonismo, por ejemplo, cómo la gente se está volviendo pasiva.
İlgili Sayfalar