duymuşsun ile cümle

duymuşsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kırılma indisi kavramını duymuşsunuzdur belki. -איני יודע אם אתם מכירים את המושג מקדם שבירה.
Kocam öldürüldü. Duymuşsundur. Bütün gazeteler makalelerle dolu.Będę u Moma i Danijela.
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarak아마 '크립토나이트 자물쇠' 얘기를 들어 보셨을텐데요 한때 난리였죠. 어떤 블로거가 이 크립토나이트 자물쇠를
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakPewnie słyszeliście o zabezpieczeniu Kryptonite, było z tym zamieszanie.
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakאולי שמעתם על מנעול הקריפטונייט סוג של בלה-בלה, שבלוגר דיבר על איך אתם פורצים,
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakربما سمعتم عن قفل الكريبتونايت أو الضجة التي حدثت حينما تحدث مدوّن عن إمكانية فتح قفل الكريبتونايت عنوة،
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakブロガーがボールペンを使ってクリプトナイト社の鍵を 壊せると言って大騒ぎになりました
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.여러분들은 아마 72명의 순결한 여성이 있는 꾸란의 천국에 대해 들어보셨을 겁니다.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Anda mungkin pernah mendengar tentang gambaran Al-Quran tentang surga adalah 72 perawan.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Avrete sentito parlare dell'idea di paradiso del Corano in cui ci sono 72 vergini.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Có thể bạn đã từng nghe kinh Koran có nhắc đến ý niệm về một thiên đường với 72 thiếu nữ đồng trinh.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Du kan ha hört talas om Koranens idé om att paradiset är 72 oskulder.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Misschien heb je weleens gehoord dat het idee van het paradijs in de Koran bestaat uit 72 maagden.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Možná jste už slyšeli o tom, že ráj podle Koránu je 72 pannen.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Možno ste už počuli o myšlienke z Koránu o raji so 72 pannami.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Olette ehkä kuulleet Koraanin ajatuksesta että paratiisi on yhtä kuin 72 neitsyttä.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Podem ter ouvido falar da ideia de paraíso no Corão serem 72 virgens.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Sie haben vielleicht von der Vorstellung des Korans von einem Paradies mit 72 Jungfrauen gehört.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Talán hallottak a koráni paradicsom gondolatáról, a 72 szűzről.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Tal vez han escuchado que el concepto de paraíso del Corán son 72 vírgenes.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Trebuie să fi auzit despre idea Coranului despre cum Paradisul ar fi 72 de fecioare.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Vous avez sans doute entendu dire que l'idée du paradis selon le Coran était 72 vierges.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Zapewne słyszeliście jakie jest wyobrażenie raju w Koranie - - 72 dziewice.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Ίσως έχετε ακούσει ότι στο Κοράνι ο Παράδεισος είναι 72 παρθένες.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Ви напевно вже чули що Коран обіцяє кожному, хто потрапив до Раю 72 незайманих дівчат.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Возможно, вы слышали, что Коран обещает каждому попавшему в Рай 72 девственницы.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.Може би сте чували, че идеята за рая в Корана са 72 девици.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.יתכן ששמעתם על רעיון גן העדן של הקוראן המספר על 72 בתולות.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.ربما كنت قد سمعت عن فكرة القرآن عن الجنة بأنها 72 عذراء.
Kuran'ın cennet tarifinde geçtiği söylenen 72 huri bahsini duymuşsunuzdur.処女が天国で待つと 聞いた方もいらっしゃるでしょう この処女の話は後にでもしましょう
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.E conoscete anche la litotripsia - la frantumazione dei calcoli renali.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.En ook lithotripsie - niersteenvergruizing.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.És ismerik az ultrahangos kőzúzást is -- vesekövek összezúzását.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.E também sabem sobre litotrícia -- fragmentando pedras no rim.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.그리고 여러분은 또한 쇄석술 -즉, 신장결석을 부수는 것을 아실 겁니다
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Poznate tudi litotripsijo, metodo drobljenja ledvičnih kamnov.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Şi mai ştiti despre litotripsie -- dezintegrarea calculilor renali.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Také znáte lithotripsii, drcení ledvinových kamenů.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Takisto ste počuli aj o litotripsii, rozbíjaní obličkových kameňov.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Und Sie kennen die Lithotripsie -- das Zerstoßen von Nierensteinen.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Và quí vị cũng biết về phẫu thuật nghiến sỏi -- đánh tan sỏi thận.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Vous connaissez aussi la lithotripsie -- la façon dont on dissout les calculs rénaux.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Wiecie także o litotrypsji - rozbijaniu kamieni nerkowych.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Y también conocen la litotricia; para romper los cálculos renales.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Και γνωρίζετε επίσης για τη λιθοτριψία -- καταπολέμηση των λίθων στα νεφρά.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Вы также знаете о литотрипсии - дроблении камней в почках.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.Знаете също така за литотрипсията -- разбиването на бъречните камъни.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.І ви знаєте також про літотрипсію - дроблення ниркового каміння.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.אתם גם יודעים מה זה ריסוק אבני-כליות -- ריסוק אבנים בכליות.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.وتعرفون أيضا تقـنية تفتيت الحصاة -- تفتيت حصى الكلى.
Litotripsi yöntemini de duymuşsunuzdur-- böbrek taşlarını kırma yöntemi.砕石術についてもご存知でしょう でも超音波はこの極端な強弱間の
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Anda mungkin sudah mendengar bagaimana para insinyur membuktikan bahwa lebah (bumblebee) tidak dapat terbang.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Avrete sentito che gli ingegneri dimostrarono che i calabroni non potevano volare.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Być może słyszeliście, jak inżynierowie dowiedli, że trzmiele nie powinny w ogóle latać.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Devem ter ouvido que os engenheiros provaram que os zângãos não voam.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Du har kanske hört om hur ingenjörer bevisat att humlor inte kan flyga.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.여러분은 엔지니어들이 호박벌이 날 수없다는 것을 어떻게 증명했는지 들어보셨을 겁니다.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Mert talán hallottak már arról, hogy mérnöki számítások szerint a poszméh nem lenne képes repülni.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Misschien heb je ooit gehoord over hoe ingenieurs bewezen dat hommels niet konden vliegen.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.Možná jste slyšeli, že inženýři prokázali, že čmeláci v podstatě létat nemohou.
İlgili Sayfalar