Ana içeriğe geç
Sözlük

duyması ile cümle

duyması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yardım istemek için onun beni duymasında sorun yaşadım.I had trouble making him hear me calling for help.
O, kimse onu duymasın diye parmak uçlarına basarak yürüdü.He walked on tiptoe so that nobody would hear him.
Onun oğluyla gurur duyması sadece doğaldır.It is only natural that he be proud of his son.
Haberleri duymasıyla sandalyesinden zıpladı.Hearing the news, he jumped out of his chair.
Beni duymasınlar diye sessizce yürüdüm.I walked quietly so that they would not hear me.
O bizi duymasın diye sessizce konuşun.Speak quietly lest she should hear us.
Onun, oğluyla gurur duyması tamamen doğal.It is perfectly natural for him to be proud of his son.
Onun onun oğluyla gurur duyması tamamen doğal.It is perfectly natural for him to be proud of her son.
Kimse duymasın.Mum's the word.
Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.It wasn't easy for Tom to tell Mary what she needed to hear.
Onun bunu duyması önemlidir.It's important that he hears this.
Onun bunu duyması önemli.It's important that she hears this.
Tom'un senin hikayeni duymasını istiyorum.I want Tom to hear your story.
Hiç kimsenin beni duymasını istemiyorum.I don't want anyone to hear me.
Tom'un bütün hikayeyi duymasını istiyorum.I want Tom to hear the whole story.
Ebeveynlerimin benimle gurur duymasını istiyorum.I want my parents to be proud of me.
Bütün ailemin benimle gurur duymasını istiyorum.I want my whole family to be proud of me.
Söylemek zorunda olduğum şeyi herkesin duymasını istiyorum.I want everyone to hear what I have to say.
Tom'un bunun hakkında duymasını istemiyorum.I don't want Tom to hear about this.
Tom'un onu duyması gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom needed to hear that.
Sadece Tom'un gerçeği duymasını istiyorum.I just want Tom to hear the truth.
Tom herkesin duyması için yeterince yüksek sesle bağırdı.Tom yelled loud enough for everyone to hear.
Tom'un bunu söylediğini duymasına izin vermezdim.I wouldn't let Tom hear you say that.
Tom herkesin duyması için yeterince yüksek sesle konuştu.Tom spoke loud enough for everyone to hear.
Sözlerimden şüphe duymasın. Doğrular.Let him not doubt my words. They're true.
Tom'un sana saygı duymasını istiyorsan, sen de Tom'a saygı duymalısın.If you want Tom to respect you, you must respect Tom.
Tom'un onu söylediğini duymasına izin verme.Don't let Tom hear you say that.
Tom ve Mary John'un onları duyması için yeterince yüksek konuşuyorlardı.Tom and Mary were speaking loud enough for John to hear them.
Onların duymasını istemiyorum.I don't want them to hear.
Onun duymasını istemiyorum.I don't want him to hear.
Onların bana saygı duymasını istiyorum.I want them to respect me.
Onun bana saygı duymasını istiyorum.I want him to respect me.
Mary'nin Tom'un şiiri ezberden okumasını duymasına izin ver.Let Mary hear Tom recite the poem.
Tom'un duyması gereken her şey o.That's all Tom needs to hear.
Annen ve babanın seninle gurur duyması gerektiğinden eminim.I'm sure your parents must be proud of you.
Tom kimsenin onu duymasını istemedi.Tom didn't want anyone to hear him.
Mattie Fae'nin Küçük Charles'a saygı duymasını sağlamak için çaba gösterir.He struggles to get Mattie Fae to respect Little Charles.
Onlar böyle bir kıza ilgi duymasını hoş görmezler.Every guy wants to look at a girl like that.
Böylece deniz kabukları duymasını bilene onun sözlerini iletti.The sea gods nearby heard his prayers and transformed him into a sea god.
Bir başka iyi yönü de gelen sesi başkalarının duymasının daha da zor olmasıdır.Well, if you can write a good script, that's a lot harder than finding someone.
Gel hadi ! Kimse duymasın bizi !Come here, make sure nobody's listening!
Kulaklarımızın kendilerini duyması -- tamamen imkansız; olay da bu.Or ears being able to hear themselves -- it's just impossible. That's the thing.
Başkalarının duymasını istemiyorum.I don't want somebody listening in.
Buna saygı duyması gerekir. Kadın:She has to respect. woman:
Halbuki soldaki melek aman kimseler duymasın diyordu?That's right - and the sculpture is saying "shh"
Aynı zamanda bir de akademik eğitimin yanında bir çocuğun kendisine saygı duymasını sağlayabilirdim?How do I raise the self-esteem of a child and his academic achievement at the same time?
Sokak serserileriyle dalaştım sayıca fazlaydılar yüzünü yıka sessiz ol... annem duymasınI bumped into some hooligans And a fight ensued Wash that blood off your face
Sidkiya, ‹‹Ölmek istemiyorsan, konuştuklarımızı kimse duymasın›› dedi,Then Zedekiah said to Jeremiah, Let no man know of these words, and you shall not die.
Peki Hırvatların MOL'un INA'ya nasıl davranacagi konusunda kaygi duymasi gerekir mi?Should Croatians be concerned about how MOL will treat INA?
Woring, "Bütün Kosovalıların gurur duyması gerektiğini düşünüyor ve yapılan işe inanıyorum."I think that all Kosovars must be proud and believe in the work that has been done.
Bundan kimse endişe duymasın."Nobody should worry about this."
Silayciç de buna yanıt olarak, "Bosna halkının bunu duyması son derece önemlidir." dedi.Replied Silajdzic, "it is very important for the Bosnian people to hear this."
Çocuklar DuymasınÇocuklar duymasın
Yakub Kolas, eserlerinde sıradan Belarus köylü sınıfına sempati duymasıyla biliniyordu.In his works, Yakub Kolas was known for his sympathy towards the ordinary Belarusian peasantry.
Claudius, suçluluk duymasına neden olduğu için oyunun yarısında durdurulmasını talep eder.Claudius demands the play be stopped half through because it causes him to experience guilt.
Bir diğer engel de Bornstein'ın kadınlara ilgi duymasıydı.Another obstacle was the fact that Bornstein was attracted to women.
Bu resimleri gördükçe, insanlar Allah’ın eserlerine karşı daha derin bir saygı duyması gerektiğini anlamalı.Wenn man diese Bilder sieht, sollte man mehr Respekt vor Gottes Schöpfung haben.
Bu babanın sevinmesinin ikinci sebebi, Allah devletini yüceltsin, bu padişahın ihsanlarını duymasıdır.Sein Wahlspruch lautet: Dives in misericordia Deus („Gott ist reich an Barmherzigkeit“).
İnsanların, gıdıklamadan cinsel haz duyması, gıdıklanan insanları görmekten haz alması olarak tanımlanır.So können ihnen bestimmte Verhaltensweisen abgewöhnt werden, die vom Menschen als Unarten empfunden werden.
Sınırlı menzili ve sakin deniz ile uygun rüzgar şartlarına ihtiyaç duyması kullanımını sınırlıyordu.Le plan exigeait des conditions idéales de vent et de marée.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod