Ne dediğini duydum, fakat... Han Sang-shik ten de duymak isterim.Lucu?
Ne dediğini duydum, fakat... Han Sang-shik ten de duymak isterim.Marrant ?
Ne dediğini duydum, fakat... Han Sang-shik ten de duymak isterim.Смешно?
Neden senden bunları duymak zorundayım?아니 근데 내가 왜 지금 민영씨한테 혼나고 있어야 되는 건데?
Neden senden bunları duymak zorundayım?Mengapa aku harus mendengarnya darimu ?
Neden senden bunları duymak zorundayım?Por que eu tenho que escutar isso de você?
Neden senden bunları duymak zorundayım?¿Por qué tengo que escucharte decir todo esto?
Neden senden bunları duymak zorundayım?З якої речі я винен все це вислуховувати?
Neden senden bunları duymak zorundayım?لماذا على تحمل لومك لي؟
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimCe que tu veux entendre et ce que tu veux :
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimCe vrei să auzi, ce vrei să faci sunt eu
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimCo chcesz usłyszeć, co chcesz przerobić to mnie
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimHvad du vil høre, hvem du vil have er mig
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benim너가 듣고픈말 하고픈게 난데 말이야
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimLo que quieres escuchar y lo que quieres :
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimO que quer ouvir, o que quer fazer sou eu
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimWat je wilt horen en wilt hebben is:
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimWillst du hören, was Sie wollen ist mir
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimМазафакин джэентельмен.
Ne duymak istediğin, ne yapmak istediğin benimセクシーなお前にもうメロメロ!
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Até quando verei o estandarte, e ouvirei a voz da trombeta?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Až dokedy budem vídať prápor, budem slýchať zvuk trúby?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Až dokud vídati budu korouhev, slýchati hlas trouby?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?ddig látok még [hadi] zászlót, [és] hallom a kürt szavát?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Dokądże widzieć będę chorągiew, i słyszeć głos trąby?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Doklej naj gledam zastavo in poslušam trombe glas? –
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Fino a quando dovrò vedere segnali e udire squilli di tromba
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?¿Hasta cuándo habré de ver la bandera y tendré que oír el sonido de la corneta
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Hoelang moet dit nog duren? Hoelang moet ik nog oorlog en dood om mij heen zien?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Huru länge skall jag se stridsbaneret och höra basunljud?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Hvor længe skal jeg skue Banneret, høre Hornet?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Hvor lenge skal jeg se banneret, skal jeg høre basunlyd?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Jusques à quand verrai-je la bannière, Et entendrai-je le son de la trompette? -
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?내가 저 기호를 보며 나팔소리 듣기를 어느때까지 할꼬
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Kuinka kauan minun täytyy nähdä sotalippua, kuulla pasunan ääntä?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Pînă cînd voi vedea steagul fîlfăind şi voi auzi sunetul trîmbiţei?`` -
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Tôi sẽ thấy cờ và nghe tiếng kèn cho đến chừng nào?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Tôi sẽ thấy cờ và nghe tiếng kèn cho_đến chừng nào ?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Wie lange soll ich doch das Panier sehen und der Posaune Hall hören?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Εως ποτε θελω βλεπει την σημαιαν, θελω ακουει τον ηχον της σαλπιγγος;
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?До кога ще гледам знаме И ще слушам тръбен глас?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Долго ли мне видеть знамя, слушать звук трубы?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?עד מתי אראה נס אשמעה קול שופר׃
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?حتى متى ارى الراية واسمع صوت البوق.
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?我 看 見 大 旗 、 聽 見 角 聲 、 要 到 幾 時 呢
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?我 看見 大旗 、 聽見 角聲 、 要到 幾時 呢
Odada olup müzisyenleri duymak istiyorum.Jest nim chęć przebywania w studiu i słuchania muzyków na żywo.
Odada olup müzisyenleri duymak istiyorum.Y la experiencia es "quiero estar en la misma habitación con el músico"
Odada olup müzisyenleri duymak istiyorum.Я хочу оказаться в комнате и слышать музыкантов.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Anda mungkin ingin mendengar beberapa prinsip yang saya kembangkan dalam mengajar dan memberi penyuluhan itu.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Je zult wellicht graag enkele beginselen horen die ik heb ontwikkeld tijdens dat doceren en adviseren.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.여러분들은 아마 제가 그렇게 가르치고 조언하면서 생각해낸 몇가지 원칙에 대하여 알고 싶어하실지도 모르겠습니다.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Lehet, hogy kíváncsiak rá, milyen elveket fejlesztettem ki e tanítási és tanácsadási tevékenység során.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Magari gradirete ascoltare alcuni principi che ho formulato nei miei anni di insegnamento e di counseling.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Poate v-ar plăcea să ştiţi despre câteva principii pe care le-am dezvoltat în predare şi îndrumare.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Sicher möchten Sie ein paar der Prinzipien hören, die ich während dieser Zeit erarbeitet habe.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Tal vez les gustaría escuchar algunos de los principios que he desarrollado para enseñar y asesorar.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Talvez queiram ouvir alguns dos princípios que desenvolvi ao ensinar e aconselhar.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Và bạn có thể muốn nghe một số nguyên tắc mà tôi đề xuất trong quá trình việc giảng dạy và tư vấn đó.
Öğretmenlik ve danışmanlık yaparken geliştirdiğim prensipleri duymak isteyebileceğinizi sanıyorum.Возможно, вам было бы интересно услышать о некоторых разработанных мною принципах.