Ana içeriğe geç
Sözlük

duymak ile cümle

duymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.도리어 나의 모든 교훈을 멸시하며 나의 책망을 받지 아니하였은즉
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.(más bien, desechasteis todo consejo mío y no quisisteis mi reprensión)
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.men I lod hånt om alt mit Råd og tog ikke min Revselse til jer,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Mijn raad hebt u naast u neergelegd en mijn vermaning wees u van de hand.
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Nhưng các ngươi đã bỏ hết lời khuyên dạy ta, Không chịu lời quở trách ta;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Nhưng các ngươi đã bỏ hết_lời khuyên dạy ta , Không chịu_lời quở_trách ta ;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Owszem odrzuciliście wszystkę radę moję, a karności mojej nie chcieliście przyjąć;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Puisque vous rejetez tous mes conseils, Et que vous n`aimez pas mes réprimandes,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Semua nasihatku kamu abaikan dan teguranku kamu tolak
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.temuč prezirali ste vse svete moje in svarila mojega si niste želeli:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.und laßt fahren allen meinen Rat und wollt meine Strafe nicht:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.vaan te vieroksuitte kaikkia minun neuvojani, ette suostuneet minun nuhteisiini,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Αλλα κατεφρονειτε πασας τας συμβουλας μου και τους ελεγχους μου δεν εδεχεσθε
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.и вы отвергли все мои советы, и обличений моих не приняли.
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Но отхвърлихте съвета ми, И не приехте изобличението ми, -
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.ותפרעו כל עצתי ותוכחתי לא אביתם׃
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.بل رفضتم كل مشورتي ولم ترضوا توبيخي
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.反 輕 棄 我 一 切 的 勸 戒 、 不 肯 受 我 的 責 備
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.反輕棄 我 一切 的 勸戒 、 不 肯 受 我 的 責備
Efendim?! Sanırım Hae Ra 'nın duymak istediği "üzgünüm" kelimesi olmayacaktır.뭐야?!
Eğer gözlerin yoksa duymak için kulakların olur sanıyorsun.Но нямате очи, за да виждате с тях. Те мислят, че имате уши, за да чувате с тях.
Eğer gözlerin yoksa duymak için kulakların olur sanıyorsun.聞くために耳がついているって 違う、耳があるから聞こえるのだ
Eğer insanların amacı gerçekten mutluluk duymak olsaydı, zirveye ulaştıkları anda,A kdyby se lidé prostě jen pokoušeli být šťastní, ve chvíli, kdy by dosáhli vrcholu by řekli:
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Dacă ea a avut o zi proastă, nu vrea să audă: "Fă o baie și ești bine." (Râsete)
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Gdy kobieta ma zły dzień, nie chce słyszeć: "Weź kąpiel, będzie dobrze".
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Nếu họ vừa có một ngày tồi tệ, họ sẽ không muốn nghe
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Se hanno avuto una giornata storta, non vogliono sentirsi dire: "Fai un bel bagno caldo che ti passa."
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Si ellas han tenido un día malo entonces no querrán escuchar. "Métete en la tina, estarás bien".
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Si elles ont eu une mauvaise journée, elles ne veulent pas entendre,
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."אחרי יום קשה הן לא רוצות לשמוע: "לכי להתקלח. הכל יהיה בסדר."
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! au făcut ca să audă despre tine ", a spus
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! de gjorde gerne høre om dig, "sagde
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! de gjorde vill höra om dig, "sade
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! hanno fatto sentire su di te ", ha detto
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! he haluavat kuulla sinusta ", sanoi
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! họ đã nghe về bạn "
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! ils n'ont, comme d'entendre parler de vous ", dit
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! mereka ingin mendengar tentang Anda, "kata
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! ők hallani rólad, "mondta
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! oni chceli počuť, "povedal
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! oni chtěli slyšet, "řekl
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! oni nie lubią słuchać o tobie ", powiedział
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! que gostava de ouvir falar de você ", disse
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! sie haben gerne von Ihnen hören ", sagte
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! so naredili, kot je slišati o tebi, "je dejal
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! ze willen horen over je ", zei
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Eh! έκαναν ήθελα να ακούσω για σένα ", είπε ο
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi.그녀의 자신의 스타킹을 신으하는 방법을 알아요. "야! 그들이 당신에 대해 듣고 싶어 했죠, "라고
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi. Martha.Martha.
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Ех! вони хотіли б почути про вас ", сказав
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Ех! те са искали да чуят за вас ", каза
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi."Эх! они хотели бы услышать о вас ", сказал
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi.יודע איך לשים על הגרביים שלה. "אה! הם אהבו לשמוע אותך, "אמר
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi.تعرف على كيفية وضع جوارب بلدها. "إيه! فعلوا يود أن يسمع عنك "، وقال
"Eh! onlar hakkında duymak gibi yaptım, "dedi.マーサ。
Ekseriyetle, bizler buna karţý ihmalkarýz, bunun hakkýnda, bir ţey bilmek ve hatta duymak istemiyoruz.À ce point là, il se pourrait qu'il n'y ait même plus de bactéries.
Ekseriyetle, bizler buna karţý ihmalkarýz, bunun hakkýnda, bir ţey bilmek ve hatta duymak istemiyoruz.En ese momento, puede ser que ni siquiera sobreviven las bacterias.
Ekseriyetle, bizler buna karţý ihmalkarýz, bunun hakkýnda, bir ţey bilmek ve hatta duymak istemiyoruz.În acel punct s-ar putea să nu mai fie nici măcar bacterii.
Ekseriyetle, bizler buna karţý ihmalkarýz, bunun hakkýnda, bir ţey bilmek ve hatta duymak istemiyoruz.그런 경우엔 박테리아조차 살아남을 수 없습니다. - 석유가 정말로 고갈되기 시작하면
Ekseriyetle, bizler buna karţý ihmalkarýz, bunun hakkýnda, bir ţey bilmek ve hatta duymak istemiyoruz.Om det sker, sĂĽ kanske det inte ens finns bakterier kvar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod