Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.Ns chỉ là một người máy; Nó chưa có cảm giác.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.To tylko robot. nie ma uczuć... jeszcze.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.Είναι μόνο ένα ρομπότ, δεν έχει συναισθήματα ... ακόμα.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.Това е просто един робот; той няма чувства ... все още.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.Це лише робот; у нього немає почуттів...поки що.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.Это просто робот; у него нет чувств ...пока.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.זה רק רובוט; אין לו רגשות.... עדיין.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.انه مجرد روبوت ؛ ليس لديه مشاعر... حتى الان.
Bu sadece bir robot; duyguları yok... henüz.感情はないです・・・今のところは (笑い声)
Bu sonuçta duygularını incitti.Eso hiere tus sentimientos, ¿no es así?
Bu sonuçta duygularını incitti.Je t'ai blessé.
Bu sonuçta duygularını incitti.Jetzt habe ich dich verletzt.
Bu sonuçta duygularını incitti.Jetzt habe ich dich verletzt.
Bu sonuçta duygularını incitti.Katso, nyt sinä loukkaannuit.
Bu sonuçta duygularını incitti.Te doare, pânã la urmã...
Bu sonuçta duygularını incitti.-Titta, nu blev du sårad i alla fall.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Kami ingin mengkonversi semua emosi dalam arah yang berguna sedekat yang kita mampu.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Me haluamme kääntää kaikki tunteet oikeaan suuntaan niin lähelle kuin mahdollista.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Queremos convertir todas las emociones en direcciones útiles tanto como seamos capaces
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Vogliamo convertire tutte le emozioni in direzioni utili il più vicino siamo in grado di fare.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Θέλουμε να μετατρέπουμε όλα τα συναισθήματα σε χρήσιμες πληροφορίες όσο πιο πολύ μπορούμε.
Bütün duyguları, olabildiğince işe yarar şeylere yönlendirmek istiyoruz.Искаме да променим всички емоции в полезни насоки до каквато степен е възможно.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Deixei todas as minhas emoções desnecessárias com o meu pai.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Ho lasciato tutte le altre inutili emozioni dentro il padre.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Jag lämnade alla onödiga känslor med min far.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Jätin turhat tunteeni isälleni.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Jeg efterlod alle unødvendige følelser hos min far.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Le dejé todas las emociones innecesarias a mi padre.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Zbędne emocje zostawiłem u swojego ojca.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Άφησα όλα τα άχρηστα συναισθήματά μου στον πατέρα μου.
Bütün gereksiz duygularımı babamın içinmde bıraktım.Все ненужные эмоции я оставил у своего отца.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Acest mijloc este aproape sigur pentru producerea constiintei, a emotiilor, a dragostei, a pasiunii, fricii.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Cette approche semble pouvoir à coup sûr produire la conscience, les émotions, l'amour, la passion, la peur.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Esta parece una ruta casi segura para producir la conciencia, las emociones, el amor, la pasión, el miedo.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Este caminho parece ser o mais certo para produzir consciência, emoções, amor, paixão, medo.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.이 방법은 거의 확실하게 의식이나, 감정, 사랑, 열정, 두려움을 만들어낼 것으로 보입니다
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Questo percorso sembra quasi sicuramente produrre coscienza, emozioni, amore, passione, paura.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Rute ini juga menciptakan naluri sadar dan emosi cinta, nafsu dan ketakutan
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Wydaje się, że ta droga prawie na pewno stworzy świadomość, emocje, miłość, pasję, strach.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Вероятно, что следуя этим путем, мы сможем воспроизвести совесть, эмоции, любовь, страсть, страх.
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,Așadar, având în vedere asemenea sentimente,
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,C'est avec ce genre d'opinions que le Décret d'Exclusion des Chinois a été adopté entre 1882 et 1902,
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,Dunque, con sentimenti come questi, il "Chinese Exclusion Act" venne approvato tra il 1882 e il 1902,
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,Dus, met steun van sentimenten zoals deze werd de Chinese Uitsluitingswet aangenomen tussen 1882 en 1902.
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,그래서 이러한 소감들 때문에
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,Vậy, với những thái độ như trên,
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,Из-за подобных настроений
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,С такива сантименти
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,אז, עם רגשות כאלה,
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,لذلك ، مع مثل هذه المشاعر ،
Bu yüzden, bu gibi duygular ile,中国人排他法案が1882年から1902年の間に可決されたようなものだったんです
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Impactul acestor chipuri și emoțiile din spatele lor mă definesc ca fotojurnalist documentar.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Обжигающая сила их лиц и эмоций за ними сделала меня фотографом-документалистом.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.その表情の裏にある 彼らの感情を人々に伝える事が 記録報道写真家としての 使命だと信じています こういった気持なくして 人の密やかな感情や
Çeteler dünyanın son birkaç saatindeki duyguların nüfusunun farklı istatistik analizlerini temin ediyor.Itt statisztikákra vannak lebontva a világ népességének pár órás érzései.
Çeteler dünyanın son birkaç saatindeki duyguların nüfusunun farklı istatistik analizlerini temin ediyor."몹"은 최근 몇 시간 이내에 수집된 세계의 감정들을 여러가지 다른 통계적 기준에 의해 분류해서 보여줍니다.
Çeteler dünyanın son birkaç saatindeki duyguların nüfusunun farklı istatistik analizlerini temin ediyor.Mobs mostra diverse analisi statistiche sulle emozioni della popolazione del mondo nelle ultime ore.
Çeteler dünyanın son birkaç saatindeki duyguların nüfusunun farklı istatistik analizlerini temin ediyor.Mobs oferă diferite clasificări statistice ale populației sentimentelor umane din ultimele ore.
Çeteler dünyanın son birkaç saatindeki duyguların nüfusunun farklı istatistik analizlerini temin ediyor.Multidões fornece diferentes análises estatísticas da população de sentimentos nas últimas horas.
Çeteler dünyanın son birkaç saatindeki duyguların nüfusunun farklı istatistik analizlerini temin ediyor.Tłumy dostarczają różnych statystycznych analiz uczuć na świecie z ostatnich kilku godzin.