duygularına ile cümle

duygularına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bazen bir başkasının duygularına zarar vermemek için yalan söyleriz.Sometimes we lie to keep from hurting someone else's feelings.
Başkalarının duygularına dikkat etmelisiniz.You should be careful of the feelings of others.
Onun duygularına saygı duyun.Have respect for his feelings.
Onun kesinlikle diğer insanların duygularına saygısı yok.He has absolutely no respect for other people's feelings.
Başkalarının duygularına dikkat etmez.He pays no attention to others' feelings.
Tom'un duygularına zarar vermek istemedim.I didn't intend to hurt Tom's feelings.
Tom Mary'nin duygularına zarar vermek niyetinde değildi.Tom didn't intend to hurt Mary's feelings.
O, güç ve güven duygularına ilham verdi.He inspired feelings of strength and security.
Onun duygularına daha fazla dikkat etmem gerekirdi.I should have paid more attention to her feelings.
Duygularına hakim olmalısın.You've got to pull yourself together.
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazBut he, his own affections' counsellor, Is to himself,--I will not say how true,--
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""that male lust is not to be trusted."
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.So they can actually inflate it and deflate it according to their emotions.
Operalarında daha çok duygularına yer verir.Er legt mehr Leidenschaft in seine Werke.
Duygularına göre kafasını değiştirir.Esto parece haber alterado su mente por completo.
Merak ve sürpriz duygularına benzeyen bir duygudur.Вот это вещь! — выражение удивления или заинтересованности.
Juliet de Romeo'nun duygularına karşılık verir.Julie inväntar otåligt Romeos ankomst.
Prensi ikna etmek için de onun yurtseverlik duygularına hitap eder.Щоб переконати князя, він апелює до його патріотичних почуттів.
Osmanlıların bu aşka izin vermeyeceğinin farkında ancak duygularına engel olamıyor.Αλλά η αγάπη που νιώθουν δε θα το επιτρέψει.
Duygularına göre kafasını değiştirir.Hun gjengjelder hans følelser.
Duygularına göre kafasını değiştirir.כנראה ששיניו השתנו עם התבגרותו.
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazAber er, seine eigenen Gefühle 'Berater ist es, sich selbst, - ich will nicht sagen, wie wahr, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazAle on, doradca własne uczucia, jest do siebie - nie powiem, jak bardzo prawdziwe, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazAle on, poradca jeho náklonnosť ", je sám - ja nebudem hovoriť, ako pravdivé, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazAle on, poradce jeho náklonnost ", je sám - já nebudu říkat, jak pravdivé, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazAmpak on, svetovalec svojo naklonjenost ", je sam pri sebi, - ne bom rekel kako res, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazDar el, consilier afectiuni lui proprii ", este de a se, - nu voi spune cât de adevărat, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazDe, a saját érzései "tanácsadó, hogy magát, - nem mondom, hogy igaz, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmaz그러나 그는, 자신의 감정 '교사는 혼자가 - 나는 어떻게 진정한 말을하지 않습니다 -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMaar hij, zijn eigen gevoelens 'counselor, is bij zichzelf: - ik zal niet zeggen hoe waar, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMais lui, conseillère ses affections propres ", est à lui-même, - je ne dirai pas combien vrai, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMa lui, il suo consigliere propri affetti ', è a se stesso, - non dirò quanto è vero, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMas ele, conselheiro suas próprias afeições ", é a si mesmo, - não vou dizer como verdadeira, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMen han, hans egna känslor "rådgivare, är att själv - jag säger inte hur sant, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMen han, hans egne følelser 'rådgiver, er til sig selv, - jeg vil ikke sige, hvor sandt, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazMutta hän, hänen oma tunteet "neuvonantaja, on itse, - en sano kuinka totta, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazPero, el consejero sus propios afectos, es a sí mismo, - no voy a decir cómo es verdad, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazTuy nhiên, ông, nhân viên tư vấn tình cảm riêng của mình, với chính mình, - tôi sẽ không nói đúng sự thật,
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazΑλλά, σύμβουλος δικό αγάπη του ", είναι ο ίδιος, - δεν θα πω πόσο αληθινό, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazНо он, советником своих привязанностях, такое про себя, - я не буду говорить, как правда, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazНо той, съветник на собствената си любов ", е на себе си, - аз няма да кажа колко е вярно, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazאבל הוא, יועץ החיבה שלו "שלו, האם לעצמו - אני לא אגיד איך נכון, -
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazلكنه ، مستشار المحبة بنفسه "، هو نفسه ، -- لن أقول كيف صحيحا ، --
Ama o, kendi duygularına 'danışman, kendi kendine, - Ben, ne kadar doğru söylemek olmazしかし彼自身にその秘密ととても近く、これまでのところから、鳴ってと発見
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Chiar îl pot umfla sau dezumfla, în funcţiile de propriile emoţii.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Det kan blåsas upp eller sjunka ihop i enlighet med bärarens känslor.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.E così lo si può gonfiare o sgonfiare a seconda delle proprie emozioni.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Il peut le gonfler et le dégonfler en fonction de ses émotions.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Je kan het opblazen en laten leeglopen naar gelang je emoties.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Képes arra, hogy felfúvódjon vagy leeresszen a különböző érzelmek hatására.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.그들의 기분에 따라 바람을 불어넣기도 하고 빼기도 하죠
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Man kann es tatsächlich aufblasen und wieder Luft ablassen entsprechend den jeweiligen Emotionen.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Mereka bisa meniup dan mengempeskannya sesuai emosi mereka.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Môže ho nafukovať a vyfukovať podľa svojich aktuálnych emócií.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Można napełnić je powietrzem lub spuścić je, w zależnośći od odczuwanych emocji.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Může je nafouknout a vyfouknout v souladu se svými emocemi.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Oι χρήστες μπορούν να τη φουσκώνουν και να τη ξεφουσκώνουν ανάλογα με τα συναισθήματα τους.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Pode ser enchido e esvaziado de acordo com as suas emoções.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Se puede inflar y desinflar de acuerdo a las emociones.
Duygularına göre şişirebilir ve indirebilirler.Его действительно можно надувать и спускать в соответствии со своими эмоциями.

İlgili Sayfalar