duyguların ile cümle
duyguların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Η αλλαγή στην ωκυτοκίνη προέβλεπε τα συναισθήματα της ενσυναίσθησης.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Зміни в рівні оксицотину дозволяли передбачити їхнє співчуття.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Изменения в уровне окситоцина предсказывали их сочувствие.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.Промяната в окситоцина предсказа тяхното съчувствие.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.השינוי באוקסיטוצין ניבא נכון את תחושות ההזדהות הרגשית שלהם.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.إن التغيير في مستوى الأوكسيتوسين إنعكس فوراً على مشاعر التعاطف لديهم.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.共感をどれほど感じているかわかりました 共感こそが人を他者と
Onunla hiç bir zaman çıkmadık. Bu çok önemli bir durum. Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?En ole ikinä käynyt treffeillä hänen kanssaan. se on vakava syy. oletko yrittänyt kertoa tunteistasi?
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.E posso vedere come potrebbe ballare... (Risate) come potrebbe mostrare emozioni, come potrebbe lottare.
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.Podemos ver uns passos de dança... (Risos) ... e como exprime emoções, como luta.
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.Pot să văd cum ar dansa ... (Râsete) cum şi-ar arăta emoţiile, cum s-ar lupta.
Onun nasıl dans ettiğine bakabilirim... (Gülüşmeler) Duygularını nasıl gösterdiğine, nasıl kavga ettiğine.И мога да видя как би танцувало... (Смях) как ще показва емоции, как би се било.
Öyleyse onu savunabilirsin. Duygularını paylaşıyorum. Çeşitli nedenlerden dolayı.Jag tillåter mig att hysa medlidande med er hustru - av flera skäl.
O zaman duygularını yola koydun demektir?Allora, sono finiti i tuoi sentimenti?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Alors, as- tu tiré au clair tes sentiments ?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Atunci, ti-ai clarificat sentimentele?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Då, har du klarat upp dina känslor?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Dann, hast du also deine Gefühle geklärt?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Heb je je gevoelens dan uitgezocht?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Lalu, apakah kau sudah menghapus perasaanmu?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Si torej opravila s svojimi čustvi?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Thế cháu vẫn chưa rũ bỏ hết tình cảm sao?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Więc, ustabilizowałaś swoje uczucia?
O zaman duygularını yola koydun demektir?Λοιπόν, έχεις ξεκαθαρίσει τα συναισθήματά σου;
O zaman duygularını yola koydun demektir?Значит, ты разобралась в своих чувствах?
O zaman duygularını yola koydun demektir??אז, האם הבהרת את הרגשות שלך
O zaman duygularını yola koydun demektir?" إذاً , هل قمتِ بالتعامل مع مشاعرك ؟ " نسيته
O zaman duygularını yola koydun demektir?かなり気が動転していたが
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.Fără îndoială sunt sentimente sincere.
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.자, 이 감정에 담긴 진실성에 대해선 의심의 여지가 없습니다
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.Oké, niemand zal de waarachtigheid van deze emoties betwijfelen.
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.Prawdziwość tych uczuć nie pozostawia wątpliwości.
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.פ.מ: או.קיי, אי אפשר לפקפק באמיתות של הרגשות האלו.
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.باميلا ميير: حسنا، ليس هناك شك في صحة تلك العواطف.
PM: Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.真実がどのように表されるのかについての
Profesör Persinger, yaratıcılığın, duyguların ve fantazinin kaynağına ulaşmış.Je crois à l'immensité de l'univers, à l'infinie, je crois à la famille et aux amis
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Así que está expresando su emoción mediante su cara y la prosodia en su voz.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.이렇게 로봇은 자신의 얼굴과 목소리의 변화를 통해서
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Nó thể hiện cảm xúc qua khuôn mặt và âm điệu trong giọng nói của nó.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Sta esprimendo le sue emozioni attraverso la faccia e la prosodia della voce.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Takže vyjadruje emóciu prostredníctvom jeho tváre a prozódie v jeho hlase.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Tedy vyjadřuje své emoce skrze tvář a hlasovou prozódii.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Итак, он выражает свои эмоции через лицо и просодию в голосе.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Той изразява емоцията си чрез лицето и прозодията в гласа си.
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.ר.ב: אז הוא מבטא את רגשותיו דרך פניו
RB: Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.رودني: إذاً فانه يعبّر عن مشاعره عبر وجهه
Sadece duygularının onu götürdüğü yere koşuyor.Csak az érzései után megy.
Sadece duygularının onu götürdüğü yere koşuyor.Elle ne suit que ses émotions.
Sadece duygularının onu götürdüğü yere koşuyor.Απλά τρέχει τριγύρω όταν την συνεπαίρνουν τα συναισθήματα της.
Sadece duygularının onu götürdüğü yere koşuyor.تذهب حيث مشاعرها تقودها
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.Ciężko jest mi wierzyć, że wszystkie uczucia, które posiadam, to tylko połaczenie między nerwami.
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.Ich denke es ist schwer zu glauben, dass all die Gefühle die ich habe nur Nerven Verbindungen sind.
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.Je pro mě těžké uvěřit, že všechno, co cítím jsou vlastně jenom nervová spojení.
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.Δυσκολεύομαι να πιστέψω ότι όλα τα συναισθήματα που έχω είναι απλά συνάψεις νευρώνων.
Sahip olduğum bütün duyguların aslında sinir iletimi olmasını kabul etmek çok zor.Мне сложно поверить, что все чувчтва, которые у меня есть, это только лишь нервные соединения.
Sanatçı burada her iki figürün duygularını hassasiyetle yansıtmış, .Scéna tak překrásného vyslovení takto vyobrazená je důkazem citlivosti umělcova zpracování gest.
Sen, bağımlılık ve zaman hissinin, duyguların, hislerin ve anıların tanığı olansın.Ez vagy. Ez a legeslegmélyebb igazságod.
Sen, bağımlılık ve zaman hissinin, duyguların, hislerin ve anıların tanığı olansın.Tú eres testigo del sentido de adicción, de tiempo, de sentimientos, de emoción, de memoria.
Sen, bağımlılık ve zaman hissinin, duyguların, hislerin ve anıların tanığı olansın.Tu es le témoin de la sensation de l'addiction, du temps, des sentiments, de l'émotion, de la mémoire,
Sen, bağımlılık ve zaman hissinin, duyguların, hislerin ve anıların tanığı olansın.Tu sei il testimone del senso della dipendenza, del tempo, dei sentimenti, delle emozioni, della memoria.