duygularını ile cümle

duygularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat, duygularınızı etkileyen tek ses türü müzik değildir elbette.Но не только музыкальные звуки влияют на ваши эмоции.
Fakat, duygularınızı etkileyen tek ses türü müzik değildir elbette.אך מוסיקה אינה סוג הצליל היחיד שמשפיע על הרגשות.
Fakat, duygularınızı etkileyen tek ses türü müzik değildir elbette.ولكن الموسيقى ليست النوع الوحيد من الصوت الذي يؤثر على مشاعرك
Fakat, duygularınızı etkileyen tek ses türü müzik değildir elbette.自然の音にも同様の効果がみられます
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Aber wenn du ihm plötzlich eine andere Seite von dir zeigst, wird er seine Gefühle für dich erkennen.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Ale jeśli pokażesz mu swoją inną stronę on zrozumie, co do ciebie czuje.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Dar daca ii arati dintr-o data o alta parte a ta, isi va da seama de sentimentele lui pentru tine.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Maar als je hem ineens een andere kant laat zien van jou, hij zal zijn gevoelens voor jou opmerken.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Mais si tu lui montres une autre facette de ta personnalité, il va s'appercevoir de ses sentiments pour toi.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Ma se improvvisamente gli mostri un altro lato di te, percepirà quello che prova per te.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Mutta, jos näytät hänelle toisen puolesi, hän huomaa tunteensa sinua kohtaan.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Nhưng đột nhiên con cho nó thấy khía cạnh khác của con, thì nó sẽ nhận ra tình cảm của mình.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Tapi kalau kamu tiba-tiba menunjukkan sisi lain darimu kepadanya, dia akan menyadari perasaannya kepadamu.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Αλλά αν ξαφνικά του δείξεις μια άλλη πλευρά σου, θα παρατηρήσει ότι έχει αισθήματα για σένα.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Но если он внезапно увидит тебя с другой стороны, вот тогда он поймет, что чувствует к тебе.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak..אבל אם תראי לו צדדים אחרים בך, הוא יבין את רגשותיו כלפיך
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.لكن لو أظهرتِ له جانبكِ الأخر فجأة, فسينتبه لمشاعره نحوكِ
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.そんな危ない作戦・・・大丈夫かな?
Gerçekten de çok mu rahatlar? Yoksa duygularını belli etmek istemiyorlar mı?Ist es wirklich so entspannt oder möchte es seine Gefühle eher nicht zeigen?
Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Hij uit zijn emoties via zijn gezicht en de intonatie in zijn stem.
Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Își exprimă emoția prin figura sa și prozodia în vocea sa.
Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.Wyraża swoje emocje za pomocą twarzy i brzmienia swojego głosu.
Gördüğünüz gibi duygularını suratıyla ve sesindeki tonlama ile ifade ediyor.感情を表現するのです ここで私がロボットとやりとりしていた際
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?Dù đã biết tình cảm của Ha Ni, Cậu cứ phải dọn ra khỏi nhà thế này, và còn sống chung với cô gái khác sao?
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?Ookal weet jij over Ha Ni's gevoelens, Moest je jouw thuis zo verlaten, en zelfs met een andere vrouw wonen?
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?Хотя ты знаешь о чувствах Ха Ни, все равно вот так уходишь из дома, и даже живешь с другой женщиной?!
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?اعتقد بأنك تعلم بمشاعر هانيا هل كان عليك مغادرة المنزل هكذا و حتى العيش مع امرأة اخرى؟
Ha Ni'nin duygularını bildiğin halde bu şekilde evinden ayrıldın ve başka bir kadınla bile yaşıyorsun?そんなふうに家を出て それに同棲までするの? ハッキリするとかしてよ!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Ale co to jest?
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Con thừa biết tình cảm của Ha Ni mà vẫn đưa con bé đó về nhà chúng ta!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Du weißt genau über Ha Nis Gefühle bescheid, und trotzdem bringst du sie mit nach Hause!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Este clar ca stii ce simte Ha Ni pentru tine si tu tot ai adus-o in casa noastra?
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Jij weet duidelijk Ha Ni's gevoelens toch breng je haar naar ons huis!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Kau jelas tahu perasaan Ha Ni dan kau masih membawanya ke rumah kita!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Tu connais les sentiments de Ha Ni et pourtant tu l'apportes à la maison ?
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Tu ovviamente sei a conoscienza dei sentimenti di Ha Ni e l'hai comunque portata a casa nostra!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Veš, kaj Ha Ni čuti do tebe, pa si to dekle vseeno pripeljal domov.
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Είναι προφανές ότι γνωρίζεις τα συναισθήματα της Χα Νι κι όμως την έφερες στο σπίτι μας!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!Ты, очевидно, знаешь чувства Ха Ни, и всё равно привел ее в наш дом!
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!אתה בהחלט יודע איך הא ני מרגישה כלפייך, ועדיין הבאת את הבחורה הזאת הביתה
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!كنتم تعرفون ماهو شعور أوه ها إن و بالرغم من ذلك قمتم باحضارها للمنزل
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!これは人としての礼儀の問題よ
Hatta karşılaştığımız insanların duygularınıda.Energię i emocje osób, z którymi wejdziemy w interakcję.
Herşey onların merak duygularını kabartır.모든 것이 호기심과 놀라움의 대상이라는 것이죠.
Herşey onların merak duygularını kabartır.הם לעולם, לעולם לא שופטים אף אחד. ניסיתם אי פעם לתת לילד ספר?
Herşey onların merak duygularını kabartır.كل شيء حولهم يشعرهم بالفضول والتعجب
İnsanların duygularını sezeriz.Az ember ösztönösen megérzi a másik érzéseit.
İnsanların duygularını sezeriz.Chúng tôi trực cảm những cảm xúc của con người.
İnsanların duygularını sezeriz.Intuicyjnie odbieramy uczucia drugiej osoby.
İnsanların duygularını sezeriz.Intuimos los sentimientos de otras personas.
İnsanların duygularını sezeriz.Intuim sentimentele altora.
İnsanların duygularını sezeriz.우리는 다른사람들의 기분을 직감하고
İnsanların duygularını sezeriz.Noi intuiamo i sentimenti degli altri.
İnsanların duygularını sezeriz.Nós pressentimos os sentimentos das outras pessoas.
İnsanların duygularını sezeriz.On connait intuitivement le ressenti des autres.
İnsanların duygularını sezeriz. Onların eylemlerinin anlamlarını, eylemler henüz gerçekleşmeden bile biliriz.Vieme vytušiť pocity iných ľudí a poznáme význam ich činov skôr ako čokoľvek urobia.
İnsanların duygularını sezeriz.We ervaren de gevoelens van anderen intuïtief.
İnsanların duygularını sezeriz.Wir erkennen intuitiv die Gefühle anderer.
İnsanların duygularını sezeriz.Διαισθανόμαστε τα συναισθήματα των άλλων ανθρώπων.
İnsanların duygularını sezeriz.Мы интуитивно понимаем чувства других людей.

İlgili Sayfalar