duygularım ile cümle

duygularım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Não podemos insensibilizar sentimentos fortes sem insensibilizar os afetos, as emoções.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Nem lehet a kemény érzéseket eltompítani, csak ha az érzelmi életünket, az érzelmeinket is eltompítjuk.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Ne moremo otopeti teh težkih čustev, ne da bi otopeli druga naša čustva.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Nemôžete necítiť len tie ťažké pocity bez toho, aby ste prestali cítiť tie ostatné.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Nemůžete umrtvit tyhle těžké city bez umrtvování těch dalších emocí.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Nie możecie zagłuszyć tych trudnych odczuć bez tłumienia swojego życia uczuciowego i emocji jako całości.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Non si possono addormentare questi sentimenti negativi senza sopprimere gli affetti, le nostre emozioni.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.No puedes insensibilizar los malos sentimientos sin insensibilizar otros afectos.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız. Seçici olarak uyuşturamazsınız.Ei noita ikäviä tunteita voi turruttaa turruttamatta samalla muitakin tunteita.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız. Seçici olarak uyuşturamazsınız.Nu poţi amorţi sentimentele dureroase fără să le amorţeşti şi pe celelalte.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Δεν μπορείτε να μουδιάσετε αυτά τα σκληρά συναισθήματα χωρίς να μουδιάσετε τις επιρροές, τα συναισθήματα.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Ви не можете стримувати неприємні почуття, не стримуючи наслідки, наші емоції.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Нельзя подавлять эти тяжелые чувства, не подавляя последствия, наши эмоции.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Не можете да потиснете тези силни чувства без да потиснете другите емоции.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.אינכם יכולים לשתק את התחושות הקשות ללא שיתוק של תחושות אחרות, של הרגשות שלנו.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.لا يمكنكم أن تفقد الحس بهذه المشاعر بدون أن تفقدوا الحس بالمؤثرات ، أحاسيسنا .
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.こうしたつらい気持ちを麻痺させられません 選択的には麻痺させられないのです
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.A körülöttünk lévő hangok hatással vannak ránk még akkor is, ha nem vesszük észre.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Der Klang um uns herum beeinflusst uns, auch wenn wir das gar nicht wahrnehmen.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Dźwięki wokół nas wpływają na nas, mimo że nie zdajemy sobie z tego sprawy.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.El sonido que nos rodea nos afecta aunque no estemos conscientes de ello.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.I suoni che ci circondano hanno conseguenze su di noi anche senza che ce ne rendiamo conto.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.우리 주변의 소리는 우리가 느끼지 못할지 몰라도 영향을 주고 있습니다.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.L'environment sonore nous affecte même si nous n'en avons pas conscience.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Ljudet omkring oss påverkar oss fastän vi inte är medvetna om det.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Lyden omkring os påvirker os selvom vi ikke er bevidste om det.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Okolité zvuky nás ovplyvňujú, aj keď si ich neuvedomujeme.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.O som à nossa volta está a afetar-nos mesmo que não estejamos conscientes disso.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Suara-suara di sekitar kita mempengaruhi kita walaupun kita tidak menyadarinya.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Sunetele din jur ne afectează chiar dacă nu conștientizăm.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Zvuky okolo nás na nás mají vliv, přestože si toho nejsme vědomi.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Ο ήχος γύρω μας μας επηρεάζει αν και δεν το γνωρίζουμε.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Звуки навколо нас впливають на нас, хоча ми цього й не усвідомлюємо.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Звукът около нас ни влияе, въпреки че не го съзнаваме.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.Окружающие звуки влияют на нас, хотя мы этого не осознаём.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.הצלילים סביבנו משפיעים עלינו אפילו שאיננו מודעים אליהם.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.الصوت المحيط بنا يؤثر علينا على الرغم من أننا لسنا واعين بذلك.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.気付かないうちに 影響を与えています 2つ目は
Fakat duygularımı kontrol etmeyi başardım ve tüm soruları yanıtladım.제 안의 감정들을 잘 다스리고, 질문들에 답을 할 수 있었습니다.
Fakat duygularımı kontrol etmeyi başardım ve tüm soruları yanıtladım.Але я зуміла втримати під контролем свої емоції і відповісти на запитання.
Fakat duygularımı kontrol etmeyi başardım ve tüm soruları yanıtladım.Успях обаче да контролирам емоциите си и отговорих на въпросите им.
Fakat duygularımı kontrol etmeyi başardım ve tüm soruları yanıtladım.אבל הצלחתי להשתלט על כל הרגשות ולכלוא אותם בפנים, ולענות על השאלות.
Fakat duygularımı kontrol etmeyi başardım ve tüm soruları yanıtladım.لكنني تمكنت من السيطرة على كل مشاعري وكبتها والإجابة عن الأسئلة
Fakat duygularımı kontrol etmeyi başardım ve tüm soruları yanıtladım.質問に回答しました そして全ての質問が終了すると
İçsel dünyamız -- düşüncelerimiz, duygularımız ve hayallerimiz beynimize ve bedenimize bağlı değildi.저는 우리의 생각들, 감정들과 상상력과 같은 우리의 내적 세계가 우리의 뇌와 몸에 구속되지 않았다는 것을 깨달았습니다
İçsel dünyamız -- düşüncelerimiz, duygularımız ve hayallerimiz beynimize ve bedenimize bağlı değildi.למדתי שהעולמות הפנימיים שלנו -- הרעיונות שלנו, הרגשות והדמיונות -- היו, למעשה, לא קשורים למוחות ולגוף שלנו.
İçsel dünyamız -- düşüncelerimiz, duygularımız ve hayallerimiz beynimize ve bedenimize bağlı değildi.تعلمت أن عوالمنا الداخلية -- أفكارنا وعواطفنا وخيالاتنا -- كانت في الواقع غير محدودة بعقولنا وأجسادنا.
İçsel dünyamız -- düşüncelerimiz, duygularımız ve hayallerimiz beynimize ve bedenimize bağlı değildi.感情や想像力は 脳や体に束縛されてはいないのだ と学んだのです 考えることができ 発見することができれば
Joon Go'nun iyi biri olduğunu biliyorum ama yine de... O'na karşı bu tür duygularım yokJe sais que Joon Gu est vraiment quelqu'un de bien, oui mais... je n'ai pas ces sentiments pour lui.
Joon Go'nun iyi biri olduğunu biliyorum ama yine de... O'na karşı bu tür duygularım yokVem, da je Joon Gu res dober človek, in vendar... ne gojim takšnih čustev do njega.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.저의 분노의 감정은 여성에 권리에 관한한 제가 11살쯤 때부터 끓기 시작했죠
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.A düh, amit érzek a nők jogait illetően igazán akkor forrott ki, amikor tizenegy éves körül voltam.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Il mio senso di indignazione in relazione ai diritti delle donne è esploso quando avevo più o meno 11 anni.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Mein Gefühl der Entrüstung über die Rechte von Frauen erreichte den Höhepunkt, als ich etwa elf war.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Moje poczucie oburzenia co do praw kobiet zostało doprowadzone do wrzenia kiedy miałam mniej więcej 11 lat.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Η αγανάκτησή μου για τα δικαιώματα των γυναικών κορυφώθηκε όταν ήμουν 11.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Мое чувство гнева по поводу прав женщины закипело во мне в 11 лет.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Можете да опитате пак." Възмущението ми, относно правата на жените прекипя когато бях на 11 години.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.תחושת העוול שלי בנוגע לזכויות נשים הגיעה לכדי רתיחה כאשר הייתי בערך בת 11.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.شعوري بالثورة من أجل حقوق المرأة وصل لدرجة الغليان عندما كنت في الحادية عشر من عمري.
İlgili Sayfalar