duygularım ile cümle

duygularım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Wir wissen, dass unser Gefühl dafür, wie wir uns fühlen, offenkundig unzuverlässig ist.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Όπως ξέρουμε, τα αισθήματά μας για το πως νιώθουμε είναι τελείως αναξιόπιστα.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Известно, что наши ощущения относительно собственных чувств ненадёжны.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.Както знаем, усещанията ни за това как се чувстваме, са пословично ненадеждни.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.כמו שאנחנו יודעים, הרגשות שלנו בקשר לרגשות שלנו לא אמינות בצורה ידועה לשמצה.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.كما نعلم أن مشاعرنا حول ما نشعر به مضللة.
Bildiğimiz gibi, hissettiğimiz duygularımıza genelde güvenemeyiz.全く理解していないことがあります 知らず知らずのうちに ストレスに影響されて
Bilmiyorum O yüzden lütfen, duygularıma karşılık verAku tidak tahu jadi tolong, terimalah perasaanku
Bir sürü ikilemle mücadele etmeme rağmen, duygularım sonsuza kadar sürecek.Bien que lutte a travers une foret de dilemmes, mes sentiments seront la pour l'éternité.
Bir sürü ikilemle mücadele etmeme rağmen, duygularım sonsuza kadar sürecek.Walaupun aku berjuang melalui banyak dilema, perasaanku akan bertahan untuk selamanya.
Bizim de duygularımız var.Meilläkin on tunteet.
Bizim de duygularımız var.My też czujemy.
Bizim de duygularımız var.Nós temos sentimentos.
Bizim de duygularımız var.Tenemos sentimientos, ¿sabes?
Bizim de duygularımız var.Vi har følelser.
Bizim de duygularımız var.Vi har känslor.
Bizim de duygularımız var.Έχουμε συναισθήματα.
Bizim de duygularımız var.У нас тоже есть чувства.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Chúng ta cũng bị ảnh hưởng bởi ngôn ngữ của bản thân mình, suy nghĩ, cảm xúc và sinh lý của bản thân.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.I my jsme ovlivněni našimi neverbálními projevy, našimi myšlenkami a pocity a fyziologií.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Kita juga dipengaruhi oleh nonverbal kita, pikiran kita dan perasaan kita, dan fisiologi kita.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.우리는 비언어적 행동, 자신의 생각, 감정, 그리고 인체 생리에도 영향을 받습니다.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.My sme naším neverbálnym prejavom tiež ovplyvnení, naše myšlienky, pocity, aj naša fyziológia.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Nebesednost vpliva na naše misli, čustva in fiziologijo.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Nous sommes aussi influencés par notre non-verbal, par nos pensées et par nos sentiments et notre physiologie,
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Sanaton viestintämme vaikuttaa meihin itseemmekin: ajatuksiimme, tunteisiimme ja kehoomme.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Tymczasem nasza własna mowa ciała wpływa na nas, na nasze myśli, uczucia i fizjologię.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Vi er også påvirkede af vores kropssprog, vores tanker og vores følelser og fysiologi.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Vi påverkas också av våra icke-verbala signaler. Våra tankar, våra känslor och vårt fysiska tillstånd.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Επηρεαζόμαστε κι εμείς από τα νεύματά μας, τις σκέψεις μας, τα συναισθήματα και τη φυσιολογία μας.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Адже ми також знаходимось під впливом своєї невербаліки, своїх думок, почуттів та стану організму в цілому.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.Влияем се от не вербалното ни поведение, от мислите си, от чувствата си и от психологията ни.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.גם אנו מושפעים מהתקשורת הלא-מילולית שלנו, ממחשבותינו, רגשותינו והפיזיולוגיה שלנו.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.فنحن أيضا نتأثر بتعابيرنا غير اللفظيه، وأفكارنا ومشاعرنا ووظائف جسدنا الفسيولوجيه.
Bizler de kendi sessiz dilimizden, düşüncelerimizden duygularımızdan ve fizyolojimizden etkilenmekteyiz.自分の非言語行動の 影響を受けるのです どういった非言語行動を 問題にしているのかですが
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Dia berkata kita menjadi makhluk sosial sehingga kita saling berbagi emosi satu sama lain.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Diceva che siamo creature sociali, condividiamo le emozioni degli altri.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Disse que somos criaturas sociais, por isso partilhamos as emoções dos outros.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Él dice que somos seres sociales y por eso compartimos las emociones de otros.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.El spunea că suntem ființe sociale, deci simțim emoțiile celorlalți.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Er sagte, weil wir soziale Wesen sind, teilen wir die Gefühle der anderen.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Han sagde vi er sociale skabninger, så derfor deler vi følelser med andre.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Hij zei dat we sociale wezens zijn. We delen dus de gevoelens van anderen.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Il a dit que nous sommes des êtres sociaux, de sorte que nous partageons les émotions des autres.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.그가 말하길 우리는 사회적인 생물체이어서 다른사람들과 정서를 공유한다고 했습니다
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Napisał, że jesteśmy istotami społecznymi, więc udzielają nam się emocje innych.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Ông cho rằng chúng ta là các sinh vật xã hội, vì thế chúng ta chia sẻ cảm xúc với đồng loại.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Povedal, že sme tvory spoločenské, takže zdieľame pocity iných.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Smith sanoi, että olemme sosiaalisia olentoja, joten jaamme muiden tunteet.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Tvrdí, že jsme tvorové společenští, a proto sdílíme svoje emoce s ostatními.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Úgy véli, hogy szociális lények vagyunk, ezért osztozunk mások érzéseiben.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Είπε πως είμαστε κοινωνικά πλάσματα, γι' αυτό μοιραζόμαστε τα συναισθήματα των άλλων.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Він писав, оскільки ми соціальні істоти, ми ділимось емоціями з іншими.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Он писал, что мы существа общественные, поэтому мы делимся эмоциями.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Той казва, че ние сме социални създания, и така споделяме емоциите на другите.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.הוא טען שאנו יצורים מוסריים, לכן אנו שותפים לרגשות של אחרים.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.فقد قال أننا مخلوقات إجتماعية، لذا علينا مشاركة المشاعر مع أخرين.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.感情を他者と共有する とも言います ですからもし相手を傷つけると 自分も苦しいので
BL: Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.OK, also würden wir die Situation gefühlsmäßig navigieren, wenn wir das Spiel spielten, würden wir das tun.
BL: Pekala, şimdi bu oyunu oynasaydık, duygularımızla oyuna yön verecektik.OK, chúng ta sẽ chuyển hướng một cách cảm động, nếu chúng ta đang chơi trò chơi ta thích.
İlgili Sayfalar