duygularımı ile cümle

duygularımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Sana olan duygularımın değişip değişmediğini anlamaya çalışıyorsan... ...yapma.If you're testing me to see if my feelings have changed, don't.
Duygularımın içinde bu dünyaya yer yoktu.This world had no place in my affections.
Yabancı:Çok eğlencelisin bu cidden duygularımı incitti şuan çok ciddiyim Yabancı:She's gonna make hearts with her hand ? ? Just like I planned ? ? Girl who likes 3s and hearts ? ?
Dene beni, ya RAB, sına; Duygularımı, düşüncelerimi yokla.Examine me, Yahweh, and prove me. Try my heart and my mind.
Duygularımızı paylaşmaktan aciz, her birimiz kendimizi kendi korkumuz ve sıkıntımızla kuşatırız.Incapable of sharing our emotions, we each enclose ourselves in our own fear and distress.
Duygularımı daha iyi gizleyebiliyor muyum?Kann ich meine Gefühle besser verbergen?
Nasıl yani? Duygularımı gizleyeyim mi?Soll ich meine Gefühle vielleicht verstecken?
Duygularımı tarif edemiyorum.Je ne peux réprimer mes sentiments.
Duygularımı tarif edemiyorum.No articulan sus sentimientos.
"Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkât ettiniz mi?"Вы остаётесь с чувством, что только что проснулись».
Duygularımı tarif edemiyorum.У меня нет слов, чтобы выразить свои чувства.
Duygularımı tarif edemiyorum.Não encontro palavras para exprimir as minhas emoções.
Doğrudan duygularımı yansıttığım müziklerimin öfkeli bir yönü olduğunu düşünüyorum."Eu acho que há um aspecto de raiva na minha música que reflete diretamente meus sentimentos naquele momento."
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.Onde nossa história vai nos levar, não sabemos.
Duygularımı tarif edemiyorum.Nie potrafi mówić o uczuciach.
Duygularımı tarif edemiyorum.У мене немає слів, щоб висловити свої почуття.
Duygularımı tarif edemiyorum.Vůbec nedokážu slovy popsat své pocity.
Doğrudan duygularımı yansıttığım müziklerimin öfkeli bir yönü olduğunu düşünüyorum."Cred că există un aspect de animozitate în muzică, care reflectă direct sentimentele mele din acea perioadă.”
Duygularımı tarif edemiyorum.Érzelmeit nem mutatja ki.
Duygularımı tarif edemiyorum.Δεν μπορώ να περιγράψω την ψυχική μου κατάσταση.
Duygularımı tarif edemiyorum.自分の感情をうまく表現できない。
Duygularımı tarif edemiyorum.不容易顯示自己的感情。
Duygularımı tarif edemiyorum.감정을 표현하지 못한다.
Kurosawa, yönetmenin filmleriyle ilgili olarak, "Sözcükler olnlarla ilgili duygularımı anlatmaya yetmez.אקירה קורוסאווה אמר על סרטיו של קיארוסטמי: "מילים אינן מסוגלות לבטא את תחושותיי כלפיהם...
Bizler toplum olarak farkında olmadan duygularımızı daha soslu kullanabiliyoruz.כחברה אנו חיים מעבר ליכולתנו.
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.В опита си ние свикваме с тях и не ги подлагаме на съмнение.
Duygularımı tarif edemiyorum.Kráľ nedal najavo svoje pocity.
Duygularımı tarif edemiyorum.Nesugebėjimas išreikšti savo minčių.
Bizler, bunu ancak bazı özel durumlarda, duygularımız aracılığıyla sezebiliriz.Drovumas gali pasireikšti tik kai kuriose situacijose, kai kuriomis aplinkybėmis.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Anyám azt gondolta, jót tehet nekem, ha napról-napra leírom a tapasztalataimat, és az érzéseimet.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Aşa că mama mea s-a gândit că mi-ar face bine să îmi notez experienţele şi emoţiile de zi cu zi.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Así que mi madre pensó que me haría bien escribir mis experiencias del día a día y emociones.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.그래서 엄만 제가 일상의 경험을 써 내려가는 게 제게 도움이 될 거라고 생각하셨어요. 참, 제 감정도요.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Meine Mutter dachte also, es täte mir gut, meine alltäglichen Erlebnisse und Gefühle aufzuschreiben.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Mijn moeder dacht dat het mij goed zou doen om mijn ervaringen en emoties van elke dag neer te schrijven.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Moja mama pomyślała więc, że może mi dobrze zrobić opisywanie moich codziennych doświadczeń i uczuć.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Por isso, a minha mãe achou que me faria bem escrever as minhas experiências do dia-a-dia e emoções.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Proto si máma myslela, že mi prospěje, když si budu zapisovat každodenní zážitky a pocity.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Quindi mia madre pensò che mi avrebbe fatto bene scrivere delle mie esperienze quotidiane ed emozioni.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Så min mor trodde att det skulle vara bra för mig att skriva ned mina vardagsupplevelser och känslor.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.И така майка ми си помислила, че ще бъде добре за мен да записвам моито ежедневни преживявания и емоциите си.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Мама подумала, что мне пойдет на пользу записывать ежедневные впечатления и эмоции.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.Тому мама подумала, що мені було б добре описувати своє повсякденне життя і емоції на папері.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.ולכן אימי חשבה שיהיה זה דבר טוב עבורי לבטא בכתב את חוויותיי היום יומיות ורגשותיי.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.لذا ظنت أمي أنه قد يكون من الأصلح لي أن أدون خبراتي اليومية وانفعالاتي.
Annem de gün gün yaşadıklarımı ve duygularımı yazmamın bana iyi gelebileceğini düşünmüştü.毎日の出来事や 自分の思いを 文にするのがいいと思ったのです でも私は毎日がつまらなくて
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Jag har redan pratat om det med pappa och stängt mitt hjärta mot honom.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Ne ho parlato con papà, e ho frenato i miei sentimenti per lui.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Rozmawiałam o tym z tatą, i zamknełam już przed nim swoje serce.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Am vorbit despre asta cu tata, si mi-am inchis sentimentele pentru el.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Ich habe darüber mit meinen Papa gesprochen, und habe meine Gefühle für ihn geschlossen.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Ik heb het er met pa over gehad. en ik heb mijn hart afgesloten voor hem.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Rozprávala som sa o tom s otcom, a zavrela som pred ním svoje srdce.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Saya berbicara dengan ayah, dan melupakan perasaanku padanya.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Μίλησα γι'αυτό με τον μπαμπά, και έκλεισα την καρδιά μου γι'αυτόν.
Ben babam ile bu konuyu konuştum. Ve ona karşı olan duygularımı kapattım.Говорих за това с татко... и затворих за него сърцето си .
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.세상을 더욱 제대로 볼 수 있도록 제 자신을 속박하는 물질적인 것들과 감정으로부터 벗어나려고 노력할 것입니다.
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.לנסות ולהפריד בין הדברים החומריים לבין הרגשות שעלולות לשעבד אותי, ע"מ שאוכל לראות את העולם בבירור.
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.وان نحاول ابعاد الامور المادية ومشاعرنا التي قد تؤثر على حُكمنا لكي نستطيع ان نرى العالم بوضوح اكثر
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.改めて考え、切り離さなければいけません そうして初めて、この世界をはっきりと見ることができるのです そして、私はどうすればこの手を

İlgili Sayfalar