duyguları ile cümle

duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Senin için duygularım yokmuş gibi davranamam.I can't pretend I don't have feelings for you.
Neden duygularımla oynuyorsun?Why do you play with my feelings?
Duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum.I have trouble controlling my emotions.
Keşke duygularımı kontrol edebilsem.I wish I could control my emotions.
Duygularımı kontrol etmek benim için zordur.It is difficult for me to control my emotions.
Duygularımı kontrol etmeyi zor buluyorum.I find it difficult to control my emotions.
Duygularımı kontrol etmek benim görevim değil.Controlling my emotions is not my forte.
Duygularımın kararımı gölgelemesine izin vermemeye çalışıyorum.I try not to let my emotions cloud my judgment.
Duygularımın eylemlerime karışmasına izin veremem.I cannot allow my emotions to interfere with my actions.
Duygularımızın eylemlerimize müdahale etmesine izin veremeyiz.We can't allow our emotions to interfere with our actions.
Duygularımı tanımlayacak kelimeleri bulamıyorum.I lack the words to describe my emotions.
Sami suçluluk duygularıyla mücadele etti.Sami struggled with feelings of guilt.
Genellikle duygularımı belli etmem.I don't usually show my feelings.
Genellikle duygularımı açığa vurmam.I don't usually show my feelings.
Duygularım yaralandı.My feelings were hurt.
Duygularım incindi.My feelings are hurt.
Tom duygularını açığa vurmadı.Tom kept a straight face.
Tom duygularını kontrol etmekte zorlanıyor.Tom has trouble controlling his emotions.
Tom'un duygularını incitmekten korkuyordum.I was afraid I might hurt Tom's feelings.
Sami'nin Leyla için güçlü duyguları vardı.Sami had strong feelings for Layla.
Tom duygularını nasıl saklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to hide his emotions.
İnsanlar sık sık gerçek duygularını saklarlar.People often hide their true feelings.
Duygularını dizginledi.He got a grip on his emotions.
Duygularının kararlarını etkilemesine izin verme.Don't let emotion cloud your judgement.
Duygularınızın düşüncelerinizi etkilemesine izin vermeyin.Don't let emotion cloud your judgement.
Duygularına hakim olmalısın.You've got to pull yourself together.
Bana karşı olan duyguları değişmeye başladı.Her feelings towards me began to change.
Karl, Rima'nın duygularını önemsiyor gibi görünüyordu.Karl seemed to care about Rima’s feelings.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.In response, Madonna said, "The tour in no way hurts anybody's sentiments.
Buradayken erkekler için duygularını keşfetmeye başladı.Whilst there he began to explore his feelings for men.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Fritz reveals his feelings for her and the two admit their love.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için slogan, 24 Ocak 2007 tarihinde seçildi: Duygularını koru.The slogan for UEFA Euro 2008 was chosen on 24 January 2007: Expect Emotions.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.Scientists debate the extent to which elephants feel emotion.
Bu durum Katolik İspanyollar arasında vatansever duyguların oluşumuna yol açmıştır.This resulted in a surge of patriotic sentiment among Catholic Spaniards.
Paris'te, resim yapmasının duygularını sakinleştirdiği ve düzenlediği görülür.In Paris, it seemed that painting leveled and calmed his emotions.
Hem diyet yapanlar hem de yapmayanlar, film izlerken duygularını bastırmaya çalışmışlardır.Both dieters and non-dieters attempted to suppress their emotional responses while watching a movie.
Duygularımı tarif edemiyorum.I cannot begin to describe my emotions.
Sara duygularını itiraf eder ve öpüşürler.Tad confesses his feelings for Sara and kisses her.
Milli duyguları yüksek vatansever insanlardır.Other relatives had strong national sentiments.
Kolej, ırklararası ve kölelik karşıtı duyguların merkezi idi.It was interracial and a center of anti-slavery sentiment.
Diğerlerinin duygularını hissederim.I feel others' emotions.
Doğru kendini-tanıma ayrıca öz-değer duygularının maksimuma çıkmasına vesile olabilir.Accurate self-knowledge can also be instrumental in maximizing feelings of self-worth.
Doğrudan duygularımı yansıttığım müziklerimin öfkeli bir yönü olduğunu düşünüyorum."I think there's an angry aspect to the music that directly reflects my feelings at the time."
Bir hafta sonra duygularının bir ifadesi olarak ona inci bir kolye verir.After a week, he gives her a pearl necklace as a token of his feelings for her.
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.The song is a ballad, with Kate singing about her feelings towards her life.
Ve şov dünyası hakkında kararsız duyguları gelişti.He had an unnerving commitment towards the theatre.
Wordsworth'a göre şiir duyguların akışıdır.Wordsworth and the Poetry of What We Are.
Öyle ki duyguları çoğu zaman aklının önüne geçiyor.They often seem to have minds of their own.
Bizler, bunu ancak bazı özel durumlarda, duygularımız aracılığıyla sezebiliriz.Of course, but when we are ready to do so and on our own terms.
Sappho şiirlerinde, kadınlara karşı duygularından bahsetmiştir.At roughly the same time, Sappho's poems discuss her love for both men and women.
Rahul Anjali’ye karşı eski duygularının canlandığını hisseder.However Rafe rekindle old feelings with Sami.
Jackson Rathbone, Jasper Hale: Cullen ailesinin duyguları yönlendirebilen üyesi.Jackson Rathbone as Jasper Hale, a Cullen family member who can manipulate emotions.
Barry ise duygularını daha çok dışa vuruyor.Obama echoed her sentiments.
Sonra da "Massenet bir Fransız gibi kadınlar hakkında duyguları pudra ve minuet hakkındadır.He added, "Massenet feels it as a Frenchman, with powder and minuets.
İnsani duyguları simgesel anlatımlarla sorgulayan eserler verdi.Humans have the ability to express emotions through facial expressions.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Using someone else's words was deadening somehow.
Onların gerçek duyguları oldu.But the feelings became real.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.It is difficult to discern the weaver's emotion, character or skill.
Doğasına sadıktı, duyguları kontrollüydü.His realism was objective, true to nature, and emotionally controlled.
Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan’ın.Its weaknesses are as instructive as its strengths.”
İlgili Sayfalar