duyguları ile cümle
duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Na ludzkie uczucia nie ma jednej odpowiedzi jak na matematyczne zadanie.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Perasaan seseorang tidak punya satu jawaban pasti seperti matematika.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Sentimentele unei persoane nu au un singur raspuns, ca o problema de matematica.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Tình cảm con người không chỉ có một đáp án như làm toán đâu.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Von einer Person die Gefühle haben keine Antworten,wie eine Mathe Rechnung.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Τα αισθήματα ενός ατόμου δεν έχουν μια λύση όπως ένα πρόβλημα μαθηματικών.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.Человеческие чувства не имеют один ответ, как в математической задаче.
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.مشاعر الشخص لا تحل مثل مشاكل الرياضيات
Bir insanın duygularının matematik problemi gibi tek bir yanıtı yoktur.何が正しい答えなのか 私にも分からないわ
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Använd logik, inte känslor- -för att beskriva vad en människa är.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Brug logikken, ikke følelserne, - - til at beskrive, hvad et menneske er.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Käytä logiikkaa älä tunnetta- -ihmisen määrittelemiseksi, alkemisti.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Kieruj się logiką, nie uczuciem, kreśląc granice człowieczeństwa, alchemiku.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Usa a lógica, não a emoção, para definires o que é um humano, alquimista.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Usa la lógica, no los sentimientos para definir lo que es un humano, alquimista.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Usa la logica, non le emozioni, per stabilire che cosa è umano, alchimista.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Χρησιμοποίησε τη λογική σου, όχι το συναίσθημα, για να καταλάβεις τι σημαίνει άνθρωπος, αλχημιστή.
Bir insanı tanımlamak için mantığını kullan, duygularını değil, simyacı.Используй логику, а не эмоции, чтобы дать определение человеку, алхимик.
Bir olayın hem duyguları aktararak hem doğalcı şekilde canlandırılmasının muhteşem bir örneği.Je to úžasné zpracování něčeho jak duševního, tak naturalistického.
Bir olayın hem duyguları aktararak hem doğalcı şekilde canlandırılmasının muhteşem bir örneği.Това е невероятно пресъздаване на нещо както психическо, така и физическо.
Bir önceki gecenin adı "Duyguların Üstesinden Gelmek"ti.A noite anterior chamava-se "Domínio Emocional."
Bir sürü ikilemle mücadele etmeme rağmen, duygularım sonsuza kadar sürecek.Bien que lutte a travers une foret de dilemmes, mes sentiments seront la pour l'éternité.
Bir sürü ikilemle mücadele etmeme rağmen, duygularım sonsuza kadar sürecek.Walaupun aku berjuang melalui banyak dilema, perasaanku akan bertahan untuk selamanya.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Aan de ene kant versterkende emoties, en aan de ander kant verzwakkende.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.A na jednej strane napíšu emócie, ktoré ich posilňujú, na druhej tie, čo ich ťahajú ku dnu.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.A na jednu stranu napíší emoce, které je posilují, na druhé ty, co je táhnou ke dnu.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Auf die eine Seite schreiben sie ermutigende Gefühle, auf die andere Seiten entmutigende.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.D'un coté ils ont écrit des émotions qui donnaient du pouvoir, et les autres qui en enlevaient.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.E da un lato scrivono le emozioni che danno potere, dall'altro quelle che non lo danno.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Emocje dodające sił i sił pozbawiające.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.És az egyik oldalra leírják az erőt adó érzéseket, a másikra a azt, ami letöri őket.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.한쪽에는 힘이 나는 감정을 쓰도록 하고 다른 한편에는 힘이 빠지는 단어를 쓰도록 합니다.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Şi într-o parte să scrie emoţiile pozitive, însufleţitoare, iar pe cealaltă pe cele negative.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Và một mặt họ viết xuống những xúc cảm tích cực, và mặt kia những xúc cảm tiêu cực.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Και από τη μία μεριά θα έγραφαν εγκαρδιωτικά συναισθήματα, από την άλλη αποκαρδιωτικά.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.И с одной стороны они бы выписали вдохновляющие эмоции, а с другой — делающие их слабее.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.І з одного боку вони писали емоції, які дають сил, з іншого -- протилежні.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.От едната страна пишат положителните емоции, а от другата - отрицателните.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.ובצד אחד הם כותבים רגשות מעצימים, ובשני מחלישים.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.و على جانب من الورقة يكتبون العواطف الإيجابية, و الجانب الخر العواطف السلبية.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.無力化する感情を書きます 何種類の感情を体験すると思いますか? 12個以下です
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ahhoz szoktunk, hogy az érzelmekről, ilyen szimpla módon, csak rövid ideig gondolkodjunk.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ahora, estamos acostumbrados a pensar en las emociones de esta manera en simples, breves períodos de tiempo.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Giờ ta đã quen với cách nghĩ này về cảm xúc, trong những quảng thời gian ngắn.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Jesteśmy przyzwyczajeni do myślenia o emocjach w ten sposób, w uproszczeniu, w krótkich okresach czasu.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.자, 우리는 간단하고도 짧은 시간만에 이런 식으로 감정을 생각하는 것에 익숙합니다.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Ora, siamo abituati a considerare le emozioni come limitate a brevi periodi di tempo.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Or, nous sommes habitués à penser aux émotions comme à de simples, disons, moments dans le temps.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Sme zvyknutí vnímať pocity takýmto spôsobom, ale len v jednoduchom, krátkom časovom období.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Vi er vant til at betragte følelser på denne måde i simple, korte tidsperioder.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.We zijn gewend te denken over emoties in eenvoudige, zeg maar korte, tijdspannes.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Именно так мы привыкли воспринимать эмоции во время простых, краткосрочных периодов.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.Свикнали сме да мислим за емоции по този начин, в прости, някак кратки периоди от време.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.הם גם צורת תקשורת פרימיטיבית. ושלמעשה, אם אנחנו באמת רוצים להבין רגשות אנושיים,
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.الآن، نحن تعودنا على التفكير حول المشاعر بهذه الطريقة، بطريقة مبسطة ولفترة زمنية قصيرة.
Biz duyguların basit, kısa zaman aralıklarında olup bittiği yönündeki düşüncelere alışmışız.単純で短時間に起こるものと考えがちです 例えば
Bize onların duyguları verebilir çok orman당신은 우리에게 자신의 감정을 줄 수 너무 정글
Bize onların duyguları verebilir çok ormanNebudu, protože dva měsíce žádná výzva
Bize onların duyguları verebilir çok orman Sen olmadan bunu nerede hiçbir fikrim yoktu Onunla kontrolJungle liian ei ollut aavistustakaan, missä voit tehdä tämän ilman tarkkailun hänen
Bize onların duyguları verebilir çok orman Sen olmadan bunu nerede hiçbir fikrim yoktu Onunla kontrol¿podría darnos su opinión selva demasiado no tenía idea de dónde hacerlo sin consultar con él
İlgili Sayfalar