Ana içeriğe geç
Sözlük

duydum ile cümle

duydum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Här än män hälsade varandra och hörde och berättade nyheten och gick sin sätt igen.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.He aquí, pues los hombres saludaban unos a otros, y oído y le dijo a la prensa, y se fueron formas de nuevo.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Her end mænd hilste hinanden, og hørte og fortalte nyheden, og gik deres måder igen.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Hier also Männer grüßten einander, und hörte und sagte den Nachrichten, und gingen Wege wieder.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Hier dan mannen groette elkaar, en hoorde en vertelde het nieuws, en gingen hun manieren weer.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Itt a férfiak köszöntötték egymást, és hallotta, és elmondta a híreket, és elment a módon újra.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Oto więc ludzie pozdrowił siebie, i słyszeli, i powiedział wiadomości, i poszli sposoby ponownie.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.여기 그 남자는 서로 saluted하고, 듣고 뉴스를 말했다, 그들을 갔다
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Täällä sitten miehet tervehtivät toisiaan, ja kuullut ja kertoi uutisen ja menivät tavalla uudelleen.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Tukaj potem moški pozdravil drug drugega, in slišali in povedal novico, in šel svojo načine znova.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Tu potom ľudia zdravili sa navzájom, a počul a povedal správy, odišli spôsoby, ako znovu.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Zde pak lidé zdravili se navzájem, a slyšel a řekl zprávy, odešli způsoby, jak znovu.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Вот тогда люди приветствовали друг друга, и услышал, и сказал, новости, и пошел своей способы снова.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Ето най-после мъжете поздравяваха един друг, и чул и казал на новини, и си отидоха начини отново.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.Ось тоді люди вітали один одного, і почув, і сказав, новини, і пішов своєю способи знову.
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.אז הנה אנשים הצדיעו זה לזה, ושמעתי את החדשות ואמר, והלכתי שלהם
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.ثم هنا حيا الرجال بعضهم بعضا ، ويسمع ، وقال للأنباء ، وذهب بهم
Burada daha sonra erkek birbirlerini selamladı ve duydum ve haber söyledi ve gitti yine yollar.再びの方法。品種の小屋は十数年立っていた
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Am auzit că departamentele voastre de aici sunt pe regiuni.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.He oído que los departamentos aquí se hacían por regiones.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ho sentito che i vostri dipartimenti sono basati su regioni.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ich habe gehört, dass sich ihre Abteilungen nach Regionen richten.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ik heb gehoord dat jullie afdelingen hier met regio's werken.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Jag hörde att era avdelningar är efter region.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.J'ai entendu dire que vos départements étaient structurés par régions.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.이곳(국무부)은 지역별로 부서가 나눠져 있다고 들었습니다.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ouvi dizer que os vossos departamentos se dividem por regiões.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Počul som, že vaše oddelenia sú rozdelené podľa regiónov.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Saya dengar bahwa deparetemen-departemen di sini dibagi secara regional.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Slyšel jsem, že zde zastupujete různé regiony.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Słyszałem, że macie tu wydziały z podziałem na regiony.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Tôi nghe rằng những ngành học của các bạn ở đây cũng gồm sinh viên từ nhiều nơi đến đây.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Úgy hallottam, régiónként vannak itt szervezve az ügyosztályok.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Άκουσα πως τα τμήματά σας εδώ είναι χωρισμένα ανά περιοχή.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Чувал съм, че вашите департаменти тук са по области.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Я слышал, ваши отделы разделялись по регионам.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Я чув, що ваші підрозділи тут поділені по регіонах.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.שמעתי שהמשרדים הממשלתיים שלכם כאן הם לפי איזורים.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.لقد سمعت ان الولايات هنا (في الولايات المتحدة) تقسم الى مناطق
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.ここにサハラ以南アフリカ 南アジア
Bu televizyonda tartışıldı nadiren duydum bir şey.Αυτό είναι κάτι που έχετε ακούσει σπάνια συζητούνται στην τηλεόραση.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.He oído que ha reunido a todos lo mercenarios en Hanyang, y ahora va tras los ladrones.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.J'ai appris que vous réunissiez tous les mercenaires à Hanyang, maintenant vous en avez après les voleurs.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.Tôi nghe nói bà đã tập hợp tất cả nhân công ở Hanyang, và giờ bà đang tìm kiếm bọn trộm.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.Чух, че събираш всички наемници в Ханянг, и сега искаш и крадците.
Bütün paralı askerleri Hanyang'da topladığınızı duydum. Şimdi de hırsızların peşindesin.Я слышал, что вы собрали всех наёмников в Ханяне, и теперь вы готовите план ограбления.
Büyük bir gürültü duydum.He oído un ruido fuerte.
Büyük bir gürültü duydum.Ho sentito un rumore forte.
Büyük bir gürültü duydum.Jag hörde ljud.
Büyük bir gürültü duydum.Jeg hørte lyde. Hvad skete der?
Büyük bir gürültü duydum.-Kuulin kovan äänen.
Büyük bir gürültü duydum.Ouvi um grande barulho.
Büyük bir gürültü duydum.Usłyszałem jakiś hałas.
Büyük bir gürültü duydum.Άκουσα έναν θόρυβο.
Büyük bir gürültü duydum.Я слышал шум. Что случилось?
Bu yüzden, çok gurur duydum.Por lo tanto, me siento muy halagado.
Bu yüzden, çok gurur duydum.Так что я польщён.
Bu yüzden, çok gurur duydum.今日は歴史的な日になるかも知れません
Bu yüzden kendi paranın çoğunu harcamak zorunda kaldığını duydum.Ah ! J'ai aussi appris que tu avais dû payer de ta poche.
Bu yüzden kendi paranın çoğunu harcamak zorunda kaldığını duydum.Also ich habe gehört,dass du viel von deinem Geld ausgeben musstest.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duydum ile cümle - Sayfa 49 - duydum kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App