Ana içeriğe geç
Sözlük

duydum ile cümle

duydum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Siz ikinizin artık çıktığınızı duydum. Bu doğru mu?I heard you two are going out now. Is it true?
Ben dışarıda bir gürültü duydum.I heard a noise outside.
Dün gece bazı garip sesler duydum.I heard some weird noises last night.
Ben daha önce onun hikayesini duydum.I have heard her story before.
Senin geçen hafta Boston'da olduğunu duydum.I heard you were in Boston last week.
Geçen hafta Boston'da olduğunu duydum.I heard that you were in Boston last week.
Ben onun hakkında duydum.I've heard about it.
Senin şarkı söylediğini duydum.I heard you singing.
Ne duydum?What did I hear?
Tom'un okulu bıraktığını duydum.I hear Tom has quit school.
Bugün okulda ne olduğunu duydum.I heard about what happened at school today.
Onunla çok gurur duydum.I was very proud of that.
Tom'un şehre döndüğünü duydum.I heard that Tom is back in town.
Ben de onu çok duydum.I've heard that a lot, too.
Tom'un Boston'da yaşamaktan gerçekten hoşlandığını duydum.I hear that Tom really likes living in Boston.
Tom'un gerçekten Fransızcayı iyi konuştuğunu duydum.I hear that Tom really speaks French well.
Tom'un gerçekten basketbolu sevdiğini duydum.I hear that Tom really likes basketball.
Duvar boyunca sesler duydum.I heard voices through the wall.
Bazı insanların Noel şarkıları söylediğini duydum.I heard some people singing Christmas carols.
Bu sabah onu söylediğini duydum.I heard you say that this morning.
Son günlerde Boston'da olduğunu duydum.I hear you were in Boston recently.
Seni yeğenimden duydum.I heard about you from my nephew.
Kapı önünden bir ses duydum.I heard a noise from the porch.
Gerçekten kendimle gurur duydum.I was really proud of myself.
Birinin "İmdat!" diye bağırdığını duydum.I heard someone yell "Help!"
Bunun olduğunu duydum.I've heard of it happening.
Korkunç bir kaza duydum.I heard an awful crash.
Üç atış duydum.I heard three shots.
Silah sesleri duydum.I heard the shots.
Tamam, onu duydum.OK, I heard that.
Tom'un Mary ile konuştuğunu duydum.I heard Tom talking to Mary.
Onların fısıldadıklarını duydum.I heard them whispering.
Tom'un gerçekten iyi şarkı söyleyebildiğini duydum.I heard Tom can sing really well.
Tom'a dans etmemesini söylediğini duydum.I heard you tell Tom not to dance.
Tom'a gitmemesini söylediğini duydum.I heard you tell Tom not to leave.
Tom'un Mary'yle Fransızca konuştuğunu duydum.I heard Tom speaking French to Mary.
Tom'un artık şarkı söylemediğini duydum.I heard that Tom doesn't sing anymore.
Mary'nin çok sevimli olduğunu duydum.I hear that Mary is very pretty.
Tom ve Mary'nin yeniden beraber olduklarını duydum.I heard that Tom and Mary got back together.
Tom'un Ekim ayında emekli olmayı planladığını duydum.I hear that Tom is planning to retire in October.
Tom'un eskisi kadar sık şarkı söylemediğini duydum.I heard that Tom doesn't sing as often as he used to.
Tom'un çocukken çok sık şarkı söylemediğini duydum.I heard that Tom didn't sing very often when he was a kid.
Senin hakkında pek çok kötü şeyler duydum.I've heard so many bad things about you.
Tom'un piyanoyu çaldığını duydum.I heard Tom playing the piano.
Ananastan hoşlandığını söylediğini duydum, bu yüzden sana bir tane aldım.I heard you say you liked pineapples, so I bought you one.
Tom'un istifa ettiğini duydum.I hear Tom has resigned.
Tom'dan şarkı söylemesini rica ettiğini duydum.I heard you ask Tom to sing.
Tom'a şarkı söylememesini söylediğini duydum.I heard you tell Tom not to sing.
Bir bağırma duydum.I heard a shout.
Alarmı duydum.I heard the alarm.
Bazı silah sesleri duydum.I heard some shots.
Yakında emekli olmayı planladığınızı duydum.I've heard that you're planning to retire soon.
Fransızca konuşmada iyi olduğunu duydum.I've heard that you're good at speaking French.
Sizin oldukça güvenilir olduğunuzu duydum.I've heard that you're quite reliable.
Penceremin dışından gelen yüksek bir ses duydum.I heard a loud noise coming from outside my window.
Tom ve Mary'nin evleneceğini duydum.I heard that Tom and Mary are going to get married.
Tom'la iyi geçinmediğini duydum.I hear that you don't get along with Tom.
Tom'un Boston'a gelebileceğini duydum.I hear Tom might be coming to Boston.
Tom'la aranızın bozulduğunu duydum.I hear you're on bad terms with Tom.
Senin güvenilmez olduğunu duydum.I heard that you're undependable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod