Ana içeriğe geç
Sözlük

duyarlar ile cümle

duyarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.Drobečky vyžadují jen několik vlastností k vyznačení ve vašem HTML.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.Für Breadcrumbs werden nur einige Eigenschaften, die in Ihrem HTML stehen benötigt.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.I breadcrumbs richiedono solo poche proprietà per funzionare nel vostro HTML.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.Las rutas de navegación sólo requieren unas pocas propiedades para marcar tu HTML.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.Les Bribes d'Information ne requièrent que quelques changements dans votre HTML.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.Ströbröd kräver endast ett fåtal fastigheter till märka i din HTML.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.Инструменту Breadcrumbs требуется лишь несколько характеристик, прописанных в вашем HTML.
Kırıntılar sizin HTML sayfanızda belirebilmek için sadece birkaç özelliğe ihtiyaç duyarlar.סימוני דרך דורשים רק כמה מאפיינים לסימון ב-HTML שלך.
Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.彼だけが黒人社会の模範よ ジェシー・ジャクソンは嫌い
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.a pozdravovania na trhoch, a aby ich ľudia volali: Rabbi! Rabbi!
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.A pozdravování na trhu, a aby byli nazýváni od lidí: Mistři, mistři.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.das saudações nas praças, e de serem chamados pelos homens: Rabi.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.e i saluti nelle piazze, come anche sentirsi chiamare "rabbì'' dalla gente
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.És a piaczokon való köszöntéseket, és hogy az emberek így hívják õket: Mester, Mester!
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.ils aiment à être salués dans les places publiques, et à être appelés par les hommes Rabbi, Rabbi.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.in pozdrave po ulicah ter da jih ljudje imenujejo: Rabi!
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.I pozdrawiania na rynkach, i aby je nazywali ludzie: Mistrzu, mistrzu!
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.ja tahtovat mielellään, että heitä tervehditään toreilla, ja että ihmiset kutsuvat heitä nimellä `rabbi`.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.시장에서 문안 받는 것과 사람에게 랍비라 칭함을 받는 것을 좋아하느니라
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.las salutaciones en las plazas y el ser llamados por los hombres: Rabí, Rabí
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.le place să le facă oamenii plecăciuni prin pieţe, şi să le zică: ,Rabi! Rabi!`
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.Mereka senang dihormati orang di pasar-pasar, dan dipanggil 'Bapak Guru'
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.muốn người ta chào mình giữa chợ, và ưng người ta gọi mình bằng thầy!
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.muốn người_ta chào mình giữa chợ , và ưng người_ta gọi mình bằng thầy !
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.och vilja gärna bliva hälsade på torgen och av människorna kallas 'rabbi'.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.og få hilsninger på torvene og kalles rabbi av menneskene.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.og lade sig hilse på Torvene og kaldes Rabbi af Menneskene.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.und haben's gern, daß sie gegrüßt werden auf dem Markt und von den Menschen Rabbi genannt werden.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.και τους ασπασμους εν ταις αγοραις και να ονομαζωνται υπο των ανθρωπων Ραββι, Ραββι
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.и поздравите по пазарите, и да се наричат от хората: учители.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.и приветствия в народных собраниях, и чтобы люди звали их: учитель! учитель!
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.і витання на торгах, і щоб звали їх люде: Учителю, учителю.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.ואת שאלות שלומם בשוקים ואת אשר יקראו להם בני האדם רבי רבי׃
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.والتحيات في الاسواق وان يدعوهم الناس سيدي سيدي.
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.又 喜 愛 人 在 街 市 上 問 他 安 、 稱 呼 他 拉 比 。 〔 拉 比 就 是 夫 子
Meydanlarda selamlanmaktan ve insanların kendilerini ‹Rabbî› diye çağırmalarından zevk duyarlar.又 喜愛人 在 街市 上問 他 安 、 稱呼 他 拉比 。 〔 拉比 就是 夫子
Müşteriler daha iyi performans isterler veya buna ihtiyaç duyarlar.Los clientes desean o necesitan un mejor desempeńo.
Müşteriler pazarı bilirler. Müşteriler daha iyi performans isterler veya buna ihtiyaç duyarlar.Клієнти хочуть або потребують більш високої продуктивності.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Au mult respect, ca și mine, pentru Dr.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Bardzo szanują dr Martina Kinga - tak jak ja.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Como yo, respetan mucho al Dr. Martin King.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Họ rất tôn trọng, như tôi vậy, cho Giáo Sư Martin King.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Ils ont beaucoup de respect, comme moi,pour Martin King.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.그들은 제가 그런것처럼, 마틴 루터킹에게 엄청난 존경심을 가지고 있죠.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Loro rispettano molto, come anche io, il Dr. Martin King.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Ze hebben veel respect, net als ik, voor Dr.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Они очень уважают, и я уважаю, доктора Мартина Кинга.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.Те много уважават, както и аз, д-р Мартин Кинг.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.יש להם כבוד רב, וגם לי, לד"ר מרטין קינג.
Onlar Dr. Martin King'e çok saygı duyarlar, benim gibi.يحترمون كثيراً دكتور مارتن كينغ, كما أحترمه
Ve eğer alıcılarsa nasıl satın alırlar? Yani ürünlerimizi nasıl duyarlar?구매자의 경우, 어떻게 구매를 하나요? 여러분의 제품에 대해 어떻게 소식을 듣고
Ve eğer alıcılarsa nasıl satın alırlar? Yani ürünlerimizi nasıl duyarlar?لو كان هناك مشترين، كيف يشترون. أعني كيف يسمعون عن المنتج.
Ve eğer alıcılarsa nasıl satın alırlar? Yani ürünlerimizi nasıl duyarlar?どのようにしてバイヤーは商品を知るのでしょう?
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.A ak ste vodca, ľudia, ktorí na vás spoliehajú, vás potrebujú na nohách.
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.A pokud jste vůdce, lidé, kteří na vás spoléhají, vás potřebují vzchopeného.
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.Dacă ești lider, cei care se bazează pe tine au nevoie să fii pe picioare.
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.Dan jika Anda seorang pemimpin, orang-orang yang mengandalkan Anda membutuhkan Anda.
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.En als je een leider bent, dan hebben die mensen jou overeind nodig.
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.E se sei un capo, le persone che contano su di te hanno bisogno che tu rimanga in piedi.
Ve eğer liderseniz, size güvenen insanlar sizi dimdik ayakta görmeye ihtiyaç duyarlar.És ha vezető vagy, az emberek, akik számítanak rád, a talpadon akarnak látni
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod