Ana içeriğe geç
Sözlük

duyacaklar ile cümle

duyacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar bizi duyacaklar.They'll hear us.
Tom ve Mary yardıma ihtiyaç duyacaklar.Tom and Mary are going to need help.
Seni duyacaklar.They'll hear you.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.What then? The assembly must certainly meet, for they will hear that you have come.
Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.Truly there is a lesson in this for those who fear (the consequences).
Eğer öyle olsaydı bâtıla saplananlar mutlaka kuşku duyacaklardı.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
Onlar ne korkacak ve ne de üzüntü duyacaklardır.[See Tafsir Ibn Kathir, Vol.
Azabı gördüklerinde derin pişmanlık duyacaklar.When the wrong-doers perceive the chastisement, they will feel intense remorse in their hearts.
Onlar ne korkacak ve ne de üzüntü duyacaklardır. [3,20; 4,142]And no fear will there be concerning them, nor will they grieve.
Böylece toplumdaki insanlar saygı duyacaklardı.Tämän seurauksena he olivat yhteiskunnassa arvostettuja.
İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır.Но и да казват всички, че се мразят те се обичат.
Kayıtlar aynı zamanda bu sesleri nasıl duyacaklarını... ...ve resimleri nasıl göreceklerini de anlatacak.Auf der Plattenhülle sind Anweisungen fürs... ...Abspielen der Klänge und Bilder.
Kayıtlar aynı zamanda bu sesleri nasıl duyacaklarını... ...ve resimleri nasıl göreceklerini de anlatacak.레코드의 표면에 어떻게 음악을 듣는가 하는 요령을 새겼으며, 디스크 표면에 부식된 그림을 보고 있습니다.
Kayıtlar aynı zamanda bu sesleri nasıl duyacaklarını... ...ve resimleri nasıl göreceklerini de anlatacak.No disco encontram-se instruções para utilização, como ouvir os sons, e visionar as imagens gravadas nele.
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.그들은 집 근처에서 양질의 교육을 받을 권리가 있습니다. 그들이 학교 다니는 것을 자랑스럽다고 말할 수 있고
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.Megérdemelnek egy színvonalas iskolát a környékükön,
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.Zaslouží si kvalitní školu ve svém sousedství. Školu, o které mohou hrdě říkat, že na ni chodí.
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.מגיע להם בית ספר איכותי בשכונה שלהם, בית ספר שהם יהיו גאים להשתייך אליו,
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.إنهم يستحقون مدرسة ذات جودة في منطقتهم، مدرسة حيث سيقولون بفخر أنهم ينتمون لها ،
Kendi yörelerinde kaliteli bir okulu hak ediyorlar, öğrencisi olmaktan gurur duyacakları bir okulu.あの学校に行ったと誇りを持って 言える学校です そして コミュニーティーも 誇りに持てる学校です
Seni duyacaklar.De kommer att höra dig.
Seni duyacaklar.Mereka akan mendengar mu.
Seni duyacaklar.Mereka akan mendengar mu.
Seni duyacaklar. - Ne olmuş?Elles pourraient t'entendre.
Seni duyacaklar. - Ne olmuş?Te van a oír. - ¿Por qué?
Seni duyacaklar. - Ne olmuş?Tụi nó nghe thấy bây giờ.
Seni duyacaklar.Uslyší tě.
Seni duyacaklar.Ze zullen je horen.
Seni duyacaklar.Они тебя услышат.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Ce este de făcut? Negreşit, mulţimea are să se adune, căci vor auzi că ai venit.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Che facciamo? Senza dubbio verranno a sapere che sei arrivato
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Čo je tedy? Na každý spôsob sa musí sísť množstvo, lebo sa dopočujú, že si prišiel.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Což tedy činiti? Musíť zajisté shromážděno býti všecko množství, neboť uslyší o tobě, že jsi přišel.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Cóż tedy jest? Koniecznieć się musi zejść lud; bo usłyszą, żeś przyszedł.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Hvad er da å gjøre? I ethvert fall vil en hel mengde komme sammen; for de vil få høre at du er kommet.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Hvad er der da at gøre? Der må sikkert komme mange Mennesker sammen; thi de ville få at høre, at du er kommen.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Kaj je torej storiti? Gotovo [se zbere množica, kajti] zaslišijo, da si prišel.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.그러면 어찌할꼬 저희가 필연 그대의 온 것을 들으리니
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Micsoda annakokáért? Mindenesetre össze kell gyülekezni a sokaságnak; mert meghallják, hogy ide jöttél.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Mitä siis on tehtävä? Varmaankin on suuri joukko kokoontuva, sillä he saavat kuulla sinun tulleen.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Que faire donc? Sans aucun doute la multitude se rassemblera, car on saura que tu es venu.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.¿Qué hay, pues, de esto? Seguramente oirán que has venido
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Que se há de fazer, pois? Certamente saberão que és chegado.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Vad är då att göra? Helt visst skall man få höra att du har kommit hit.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Vậy , khá lo_liệu làm_sao ? Chắc rằng dân_chúng sẽ nhóm lại ; vì hẳn sẽ biết rằng anh đã tới rồi .
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Vậy, khá lo liệu làm sao? Chắc rằng dân chúng sẽ nhóm lại; vì hẳn sẽ biết rằng anh đã tới rồi.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Was denn nun? Allerdinge muß die Menge zusammenkommen; denn sie werden's hören, daß du gekommen bist.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Wat moeten wij daar nu mee? Want zij zullen vast horen dat u hier bent.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Τι ειναι λοιπον; μελλει βεβαιως να συναχθη πληθος διοτι θελουσιν ακουσει οτι ηλθες.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Затова направи каквото ти кажем. Между нас има четирима мъже, които имат обрек;
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Итак что же? Верно соберется народ; ибо услышат, что ты пришел.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.Що ж тепер (робити)? Конче зійдеть ся купа; прочують бо, що прийшов єси.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.ועתה מה לעשות הנה האסף יאסף המון העם כי ישמעו כי באת׃
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.‎فاذا ماذا يكون. لا بد على كل حال ان يجتمع الجمهور لانهم سيسمعون انك قد جئت‎.
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.眾 人 必 聽 見 你 來 了 、 這 可 怎 麼 辦 呢
Şimdi ne yapmalı? Senin buraya geldiğini mutlaka duyacaklar.眾人 必聽見 你 來 了 、 這可 怎麼 辦呢
Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Tanrının melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.››Also auch, sage ich euch, wird Freude sein vor den Engeln Gottes über einen Sünder, der Buße tut.
Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Tanrının melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.››Assim, digo-vos, há alegria na presença dos anjos de Deus por um só pecador que se arrepende.
Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Tanrının melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.››Begitulah juga malaikat Allah gembira kalau ada satu orang jahat bertobat dari dosa-dosanya. Percayalah!
Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Tanrının melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.››Così, vi dico, c'è gioia davanti agli angeli di Dio per un solo peccatore che si converte»
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod