duvarları ile cümle
duvarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,I poglądaliście na rozwaliny miasta Dawidowego, bo ich wiele było; i zgromadziły się wody sadzawki dolnej.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,너희가 다윗성의 무너진 곳이 많은 것도 보며 너희가 아래 못의 물로 모으며
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,le brecce della città di Davide avete visto quante fossero; avete raccolto le acque della piscina inferiore
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Och I sågen att Davids stad hade många rämnor, och I samladen upp vattnet i Nedre dammen.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,og I så, hvor mange Revner der var i Davidsbyen. I samlede Nedredammens Vand,
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,og I ser at Davids stad har mange revner, og I samler vannet i den nedre dam,
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Te huomasitte monta repeämää Daavidin kaupungin muurissa ja kokositte vedet Alalammikkoon;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Und ihr werdet die Risse an der Stadt Davids viel sehen und werdet das Wasser des untern Teiches sammeln;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Vă uitaţi la spărturile cele multe făcute cetăţii lui David, şi opriţi apele iazului de jos.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Visteis que eran muchas las brechas de la ciudad de David, y recogisteis las aguas del estanque de abajo
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Και ειδετε οτι αι χαλαστραι της πολεως του Δαβιδ ειναι πολλαι, και συνηθροισατε τα υδατα του κατω υδροστασιου.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,И като видяхте, че проломите на Давидовия град са много, Събрахте водите на долния водоем,
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Но вы видите, что много проломов в стене города Давидова, и собираете воды в нижнем пруде;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,ואת בקיעי עיר דוד ראיתם כי רבו ותקבצו את מי הברכה התחתונה׃
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,ورأيتم شقوق مدينة داود انها صارت كثيرة وجمعتم مياه البركة السفلى.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,你 們 看 見 大 衛 城 的 破 口 很 多 、 便 聚 積 下 池 的 水
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,你 們 看 見 大衛城 的 破口 很多 、 便 聚 積下池 的 水
"Dehanın," böyle büyülü bir varlık olduğuna, sanatçıların stüdyolarının duvarlarında yaşadığınaEn genius var en gudomlig existens- -som man trodde bodde i väggarna-
"Dehanın," böyle büyülü bir varlık olduğuna, sanatçıların stüdyolarının duvarlarında yaşadığına그들은 "지니어스"라는 것은 실제로 예술가의 스튜디오의 벽안에서 살고 있는 마술적인 신성한 혼, 즉 다시 말하자면
"Dehanın," böyle büyülü bir varlık olduğuna, sanatçıların stüdyolarının duvarlarında yaşadığınaVerili, že génius je nejaká čarovná božská bytosť, ktorá doslovne žila medzi stenami umeleckých ateliérov.
"Dehanın," böyle büyülü bir varlık olduğuna, sanatçıların stüdyolarının duvarlarında yaşadığınaהם האמינו שגאונות היא מין ישות שמיימית קסומה, שחיה פשוטו כמשמעו בקירות
"Dehanın," böyle büyülü bir varlık olduğuna, sanatçıların stüdyolarının duvarlarında yaşadığınaلقد أعتقدوا أن العبقري كان هذا، نوع من الكيان الإلهي السحري ، الذي يعتقد أنه حرفياً يعيش في جدران
"Dehanın," böyle büyülü bir varlık olduğuna, sanatçıların stüdyolarının duvarlarında yaşadığınaアトリエの壁の中に生き- ハリーポッターの妖精ドビーのように...
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.벽을 쏘는 것이고 스트리트 파이터 2를 입수한 이유는 무술이 유익하기 때문입니다.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.C'è anche Portal perché si spara ai muri in modo da creare nuovi spazi.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Donc nous avons Portal parce que l'on ne détruit que des murs pour créer de nouveaux espaces.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Então temos Portal porque dispara-se sobre paredes para criar novos espaços.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Incluimos el Portal porque se dispara contra paredes con el fin de crear nuevos espacios.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Tehát itt a Portal, mert falakat lövünk, annak érdekében, hogy új tereket hozzunk létre.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.We hebben Portal, omdat we op muren schieten om nieuwe ruimtes te creëren.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Wir zeigen "Portal", weil man auf Mauern schießt, um neue Räume zu schaffen.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Έτσι είχαμε το Portal γιατί πυροβολάτε τοίχους για να δημιουργήσετε νέους χώρους.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Поэтому Portal представлен, потому что вы стреляете в стену, чтобы получить больше пространства.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.Тож ми придбали "Портал", де стріляють по стінах, щоб створити новий простір.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.אז יש לנו פורטל מכיוון שאתם מצלמים קירות על מנת ליצור חללים חדשים.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.لذا يتعين علينا بوابة لأنه يمكنك إطلاق النار على الجدران من أجل خلق فضاءات جديدة.
Dolayısıyla Portal'ı da aldık çünkü bu oyunda, yeni alanlar açmak için duvarları vuruyorsunuz.空間をつくるためです 『ストリートファイターII』も 武道なので大丈夫ですね
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.투명합성수지로 만들어진 기부자들의 벽입니다,,
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Las paredes de los donantes hechas de resina acrílica Lucite
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Le mur des donateurs, fait de Lucite.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Pereţii de la Donor sunt făcuţi din Lucite.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Placche dei donatori nei musei fatte di materiale plastico.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Ściana donatorów ze szkła akrylowego.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Τοίχος Δωρητών φτιαγμένος με Lucite.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Дарителски стени, изработени от луцит.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.Таблички спонсоров, сделанные из акриловой смолы Lucite.
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.קיר תורמים עשוי לוציט
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.جدران المتبرعين من الزجاج العضوي
Donor'un lusitten yapılmış duvarları.そして お金のかからない表示
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Centenas e milhares de jovens em todo o mundo podem abrir caminho, e podem tornar o mundo melhor.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Centinaia e migliaia di giovani in tutto il mondo possono rendere il nostro un mondo migliore.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Cientos y miles de jóvenes en todo el mundo pueden atravesarlas, y pueden hacer de éste un mundo mejor.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Des centaines, des milliers de jeunes à travers la planète peuvent réussir et créer un meilleur monde.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Fiatal emberek százai és ezrei a világon képesek áttörni ezt a falat és jobbá tenni ezt a világot.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Hunderte, tausende junge Leute auf der ganzen Welt können die Mauern durchbrechen und diese Welt verbessern.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.전 세계의 수백만 젊은이들이 그것을 뚫고, 보다 나은 세상을 만들 수 있습니다.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Satoja ja tuhansia nuoria ihmisiä ympäri maailman voi mennä läpi esteistä ja tehdä maailmastamme paremman.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Setki tysięcy młodych ludzi na całym świecie mogą przebić się przez te problemy i stworzyć lepszy świat.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Stovky a tisíce mladých lidí na celém světě mohou prorazit a zlepšit svět.
Dünyada yüzlerce ve binlerce genç insan duvarları yıkabilir, burayı daha iyi bir dünya yapabilir.Sute și mii de tineri din întreaga lume pot ieși la lumină și pot face ca lumea să fie mai bună.