duvarları ile cümle

duvarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Živjele su u ženskim kućama.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Unutarnji zidovi crkve su bili nekad ukrašeni freskama.
Duvarların kalınlığı 1.75 metre ve 2.75 metre arasındadır.Debljina zidova kreće se između 1,75 i 2,75 m.
Salonun tavanı ve duvarlarındaki resimler Viyanalı sanatçı Alexander Demetrius Goltz tarafından yapıldı.Slikarske radove na stropu gledališta izveo je bečki slikar i dekorater Alexander Demetrius Goltz.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Samo je nekoliko sačuvanih građevina iz ranijeg razdoblja.
Haçlılar mancınıklarla kale duvarlarına bombardımana başladılar.Sambijci su potukli križare ubivši pritom Stanga.
Şehrin eski duvarları hala izlenebilir.Još i danas se može prepoznati zidove stare crkve.
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.Neki vjeruju kako su žene prebivale uz vanjske zidove zgrade.
Avlu gibi duvarları (dolayısıyla köşeleri) olan alanlar idealdir.Ose koje žive u tim krajevima roje se (dijele) poput pčele medarice.
Tüm kompleks savunma duvarlarıyla çevrilidir.Celý komplex je obklopený obranným múrom.
Çevre duvarları içerisinde kalan liman 16 hektardır.Súčasťou zámku je park s rozlohou 16 hektárov.
Manastır çanlarının duvarların dışından görünümü.Za múrmi kláštora.
Bugün bu buzul duvarları sabit hatlar sayesinde aşılmaktadır.Brehy týchto jazier sú strmé, spravidla tvorené ľadovými stenami.
İki buçuk yıl sonra 9 Tamuz'da şehir duvarlarını yıktı.V Jeruzaleme sa mu za 12 rokov podarilo obnoviť múry mesta.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.V jej stenách sú početné jaskyne.
Caminin iç duvarları kemerlerle birbirine bağlanmıştır.Dvorové krídla sú spojené pavlačami.
Kalp kası, kalp duvarlarında bulunan bir çizgili kas türüdür.Prestaviteľná srdcovka je časť výhybky s pohyblivými hrotmi srdcovky.
Söylene söylene duvarları yumruklar.Na hniezdenie vyžaduje šikmé steny.
Bunların yalnızca taş temel duvarları korunmuştur.Ohranjeni so samo kamniti zidovi.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol je nastal kot ena od vrat v mestnem obzidju, ki je obdajal Madrid v 15. stoletju.
Videonun sonuna doğru Britney'i duvarları kendisi hakkında yazılar ve resimlerle kaplı bir odada görürüz.Blizu konca videospota vidimo Britney Spears v sobi s stenami, prekritimi s fotografijami in članki o njej.
D-alanin, bazı bakterilerin hücre duvarlarında ve peptid antibiyotiklerin yapılarında da bulunmaktadır.D-alanin se pojavlja v bakterijskih celičnih stenah in v nekaterih peptidnih antibiotikih.
Sarayın yüksek duvarlarına yapışık yapılmış evlerin sokağa bakan cepheleri uzun, derinlikleri azdı.Okna na trgu Dolge hiše so se močno zmanjšala.
Kılcal damar duvarları tek bir hücre tabakasından (endotel) oluşur.Stene kapilar so zgrajene le iz enega sloja endotelijskih celic.
Bu seferlerin hikâyesi Amon-Re tapınağı duvarlarına hakkedilmiştir.Ta del templja je bil posvečen Amon-Raju.
Binanın yanık dış duvarları beyaza boyandı.Stene zunanjih arkad so bile bogato okrašene.
Değirmenlerden günümüze yalnızca yıkık duvarları kalmıştır.Danes so od nje ostale samo še ruševine zunanjih zidov.
Havanlarla yıkılan duvarları yerle bir oldu.Zidove, ki so omejevali geto, so podrli.
Bakteri hücre duvarları arkelerinkinden de farklıdır, bunlarda peptidoglikan bulunmaz.Bakterijų ląstelės sienelė skiriasi ir nuo archėjų, kurios neturi peptidoglikano.
Duvarları kargirdir.Sienos tiesiog tratėjo.
Bugün kilisenin ayakta duran duvarları da asıl olarak o zaman zarar görmüştür.Tą pačią dieną buvo pašventintas ir šios bažnyčios kertinis akmuo.
İç duvarları sıvanmıştır.Antausis sienai.
Doğu yönündeki kesme taşlardan yapılan sur duvarlarının bir kısmı halen durmaktadır.Rytinėje dalyje esantys aptvarai stambesnių akmenų, apkerpėję.
Duvarların örülmesi 15 yıl sürmüştür.Sienų mūrijimas užtruko apie penkiolika metų.
Zamanının şehir duvarları dışına yapılmıştır.Nad pidid magama väljaspool linna müüre...
1920'ler ile 1950'ler arasında, farklı renklerdeki salon duvarları tekrar boyandı.1920. ja 1950. aastate jooksul mitmevärvilised seinakaunistused maaliti üle.
Değirmenlerden günümüze yalnızca yıkık duvarları kalmıştır.Tänapäeval on mõisa peahoonest järel vaid müürid.
Ev, duvarları olmadan tasarlanmıştı.Hooned olid ehitatud vastu müüri.
1864'ten itibaren kale duvarları tamamen söküldü.Seda tõendab seina sisse lõigatud aastaarv 1864.
Duvarları resimlerle süslenmiştir.Seinad ehitatakse üles postidega.
Madenci: Duvarların altından kazar.Õpilasi: Urmas Müür.
Van şehri eteklerindeki bu yapının harabeleri onun duvarlarının Orta Çağda yapıldığını destekler.On arvatud, et selle massiivsete müüridega keldriruumid pärinevad keskajast.
Samsun Kalesi'nin denize sıfır duvarları açıkça görünüyor.Selge ilmaga paistavad merelt Ponza saared.
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasından사람들은 알아차렸죠. 6천년 이야기의 역사 속에서 우리는 동굴의 벽에 수렵을 묘사하는 것에서 출발해
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanFelismerték, hogy a történetmesélés 6 000 évében a vadászatokat ábrázoló barlangrajzoktól eljutottak
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanȘi-au dat seama că în 6000 de ani de povestit ajunseseră de la reprezentarea vânătorii pe pereții peșterilor
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanהם הבינו, שב 6000 שנות סיפור סיפורים, הם עברו מציור צייד על קיר מערה
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanأدركوا أنه خلال 6000 سنة من سرد القصص، انتقلوا من وصف القنص على جدران الكهف
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasından洞窟の壁に描かれた狩猟画から フェイスブックのウォール上の シェークスピアまで発展したのだと気づきました
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,오바진 수녀원(Abbey of Aubazine) 담장 뒤에는 고아원이 있었습니다.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Der var et børnehjem bag et klosters mure:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Orpokoti, joka sijaitsi nunnaluostarin muurien takana:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Un orfanato detrás de los muros de un convento:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Un orfanotrofio dietro le mura di un convento:
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Un orphelinat derrière les murs d'un couvent.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Volt egyszer egy árvaház, amely egy zárdában mûködött.
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,Это история девочки-сироты, которая провела в стенах
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,لقد كانت دار أيتام وراء جدران الدير
Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,ガブリエルはそこで 7年近くを過ごします
Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Gehen wir zurück zu den Wänden der Alhambra.

İlgili Sayfalar