duvarın ile cümle
duvarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.Това е в Шотландия. Това е зад защитна стена.
Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.המקום הוא בסקוטלנד, ומאחורי קיר מגן.
Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.موجود في إسكتلندا, و يحيط به جدران للحماية
Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.イギリス各地の教会で
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Come l'avvento dell'elettricità nelle nostre città, o la caduta del muro di Berlino.
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Comme l'électrification de nos villes, ou la chute du Mur de Berlin,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Jak wykorzystanie energii elektrycznej w naszych miastach lub upadek muru berlińskiego.
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,도시에 전기가 보급된 순간, 또는 베를린 장벽이 무너진 순간과 같이 말이죠.
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Net als de introductie van elektriciteit in onze steden, of de val van de Berlijnse Muur,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Seperti dipasangnya listrik di kota-kota, atau runtuhnya Tembok Berlin,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Як використання електроенергії в наших містах, або падіння Берлінської стіни,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,כמו רתימת החשמל בערים שלנו או נפילת חומת ברלין,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,مثل استخدام الكهرباء في مدننا، أو سقوط جدار برلين،
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,またはベルリンの壁崩壊の様に 英語はより良い未来への
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.저는 8군데의 이스라엘과 팔레스타인 도시에 사진을 붙이기로 했습니다. 벽 양쪽에 말이죠.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.8つの街に貼ることにしました 壁の両側です 史上最大の違法アート展の開幕です
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Am decis să le afişăm în opt oraşe israeliene şi palesteniene, și de ambele părţi ale Zidului Israelian.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Decidi colar em oito cidades Israelitas e Plestinianas e em ambos os lados do muro.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Decidí hacer las pegadas en 8 ciudades israelíes y palestinas y a ambos lados del muro.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Elhatároztam, hogy 8 izraeli és palesztin városban ragasztok a fal mindkét oldalán.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Ho deciso di attaccarle in otto città d'Israele e Palestina e su entrambi i lati del muro.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Ik besloot in acht Israëlische en Palestijnse steden op te plakken en aan beide kanten van de muur.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.J'ai décidé d'afficher dans huit villes israéliennes et palestiniennes et des deux côtés du mur.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Postanowiłem rozkleić je w ośmiu Izraelskich i Palestyńskich miastach, po dwóch stronach muru.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Rozhodl jsem je nalepit v osmi Izraelských a Palestinských městech a na obou stranách zdi.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Rozhodol som sa vylepiť ich v ôsmich izraelských a palestínskych mestách a na oboch stranách múru.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Tôi quyết định dán ảnh ở tám thành phố ở Israel và Palestine và trên cả hai phía của bức tường.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Αποφάσισα να τους επικολλήσω σε οκτώ πόλεις του Ισραήλ και της Παλαιστίνης και στις δύο πλευρές του τείχους.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.Реших да ги разлепя в осем израелски и палестински града на двете страни на стената.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.החלטתי להדביק בשמונה ערים ישראליות ופלסטיניות ומשני צידי גדר ההפרדה.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.قررت ان الصق في ثمان مدن اسرائيلية وفلسطينية وعلى جانبي الحائط.
Sekiz tane İsrail ve Filistin şehrinde duvarın iki tarafına da yapıştırmaya karar verdim.我決定去8個以色列 同巴勒斯坦城市貼相 貼系牆嘅兩邊
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışAcum, acestă femeie, pe peretele grămezii de balegă, a făcut o pictură.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışAlso diese Frau, hat auf der Wand des Dungplattenhaufens ein Bild gemalt.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışCette dame, sur le mur autour des bouses empilées, a fait une peinture.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışEsta mujer, en la pared del montón de masa de estiércol, ha hecho un dibujo.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmış지금 이 여성은 이 소똥을 벽에 페인트처럼 바르고 있습니다.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışNa most, ez a nő, a tehénlepényrakás tetején, készített egy festményt.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışOra, questa donna, sul muro fatto con le forme di letame, ha fatto un quadro.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışSekarang, wanita ini, pada dinding tumpukan kotoran, telah membuat sebuah lukisan.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışTa pani na ścianie sterty gnoju narysowała obraz.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışWelnu, deze dame heeft op die muur van mestkoeken dit schilderij gemaakt.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışΤώρα, αυτή η κυρία, στον τοίχο του σωρού από αυτά τα κομμάτια κοπριάς, έχει ζωγραφίσει.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışИ вот эта женщина нарисовала картину на стене этой груды навоза.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışСега, тази дама, отстрани на купчината торни брикети, нарисувала картина.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışעכשיו, הגברת הזו, על הקיר של ערמת עוגות הגללים, ציירה ציור.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışالآن، هذه السيدة، على حائط هذه الكومة من أقراص الروث قد رسمت لوحة
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmış絵を描きました 彼女が想像力を表現できる唯一の場所です
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Agora, falando de muros, quero partilhar convosco a história de um muro no Cairo.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Da es um Wände geht, möchte ich Ihnen die Geschichte einer Mauer in Kairo erzählen.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.En parlant de murs, je veux vous raconter l'histoire d'un mur particulier du Caire.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Ha már a falaknál tartunk, szeretnék megosztani egy történetet egy bizonyos kairói falról.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Keď už hovoríme o stenách, rada by som sa s Vami podelila o príbeh jednej konkrétnej.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.장벽에 대해 이야기 하자면, 카이로의 한 방벽에 대해 들려드리고 싶군요.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Mówiąc o murach, podzielę się z wami historią pewnego muru w Kairze.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Nhân nói về các bức tường , giờ tôi muốn chia sẻ một câu chuyện về một bức tường ở Cairo.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Nyní, když už se bavíme o zdech, chtěla bych s vámi sdílet příběh o jedné zdi v Káhiře.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Ora, parlando di muri, vorrei condividere con voi la storia di un muro del Cairo.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Saya ingin membagikan kisah tentang sebuah dinding di Kairo.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Van muren gesproken, ik deel graag het verhaal van één muur in Caïro.
İlgili Sayfalar