duvarın ile cümle

duvarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Duvarın üstüne sundurma üst!לחלק העליון של המרפסת, אל החלק העליון של הקיר!
Duvarın üstüne sundurma üst!今、ダッシュ離れて、ダッシュ離れて、すべて離れてダッシュ!"
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?¿alguna vez vieron "El abismo" cuando Ed Harris se hundía por el muro de un foso submarino?
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?Heb je ooit "The Abyss" gezien waar Ed Harris langs die wand naar beneden zakt?
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?영화 어비스(The Abyss)를 보면 Ed Harris 가 벽에 붙어서 가라앉는 모습이 나오죠?
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?Многие из вас видели фильм "Бездна", в котором герой Эда Харриса падал вниз вдоль отвесной подводной стены.
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?אם ראיתם פעם את "במצולות" עם אד הריס אתם יודעים הוא גולש למטה לצד הקיר
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?ترى هل رأيت في وقت مضى "الهاوية" حيث إد هاريس، كما تعلمون ، غرق للأسفل على جانب الجدار؟
Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?壁に沿って落ちるのを見たでしょ? あんな感じで素晴らしいものです
- Evet. 22 numara, salonun duvarını yapacak.La número 22 hará la pared de la entrada.
- Evet. 22 numara, salonun duvarını yapacak. Tek başına!Số 22 phải vẽ tranh lên tường phòng lớn một mình!
- Evet. 22 numara, salonun duvarını yapacak.- Да? № 22 рисует всю стену.
- Evet. 22 numara, salonun duvarını yapacak.- Да? № 22 ще прави стената в залата.
Filistinli Kadın: Bize duvarın Filistin'i팔레스타인 여자: 우리는 격리장벽이 올라가면
Filistinli Kadın: Bize duvarın Filistin'iאישה פלסטינית: נאמר לנו כי הגדר
Filistinli Kadın: Bize duvarın Filistin'iامرأة فلسطينية : لقد قيل لنا أن الجدار
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.16000人の兵士を率いるスタブルバイン少将は
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Apoi, Generalul Stubblebine s-a izbit cu putere cu nasul de peretele biroului lui.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.A vtom Generál Stubblebine nosom tvrdo narazil do steny svojej kancelárie.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Da hamrede General Stubblebine sin næse hårdt mod muren i sit kontor.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Então, o nariz do general Stubblebine embateu com força na parede do escritório.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.És ekkor Stubblebine vezérőrnagy jól beverte az orrát a falba.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Generał Stubblebine mocno wyrżnął nosem w ścianę
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.General Stubblebine prallte, die Nase voran, heftig gegen die Wand seines Büros.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.그리고는 스터블바인 장군은 자기 사무실 벽에 코를 심하게
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Lalu, Jendral Stubblebine menghantamkan hidungnya keras-keras ke dinding ruangan kantornya.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Luego, El General Stubblebine estrelló su nariz contra la pared de su oficina.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Pak generál Stubblebine tvrdě narazil nosem do zdi své kanceláře.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Poi, il Generale Stubblebine picchiò violentemente il naso contro il muro del suo ufficio.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Puis le nez du Général Stubblebine heurta durement le mur de son bureau.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Så slog Generalmajor Stubblebine näsan hårt i kontorsväggen.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Sitten majuri Stubblebine juoksi nenä edellä toimistonsa seinään.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Toen knalde generaal Stubblebine met zijn neus tegen de muur van zijn kantoor.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Và rồi, Tướng Stubblebine bị dập mũi khi va chạm với bức trường trong phòng làm việc.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Τότε, ο Στρατηγός Στάμπλμπαϊν χτύπησε τη μύτη του με δύναμη πάνω στον τοίχο του γραφείου του.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Затем генерал Стаблбайн врезался носом в стенку.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.Тогава генерал Стъбълбайн удари носа си в стената на офиса.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.ואז גנרל סטבלביין חבט בכוח את אפו בקיר משרדו.
General Stubblebine burnunu ofisinin duvarına sağlam bir şekilde çarpmıştı.ثم ضرب الجنرال ستابلباين أنفه بشدة على حائط..
Gerçekten çok ilginç -- Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?E chiar foarte interesant -- dacă aţi văzut "Abisul" când Ed Harris, stiţi, se scufundă la marginea peretelui?
Gerçekten çok ilginç -- Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?Nó rất thú vị bạn đã từng xem "Vực sâu" khi Ed Harris, anh ấy rơi xuống dọc theo bức tường?
Gerçekten çok ilginç -- Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?To naprawdę bardzo interesujące... widzieliście kiedyś film "Otchłań", gdzie Ed Harris opadał wzdłuż ściany?
Gerçekten çok ilginç -- Ed Harris'in duvarın kenarı boyunca indiği "The Abyss"i hiç izlediniz mi?Наистина е много интересно... гледали ли сте "Бездната", където Ед Харис потъва надолу покрай стената?
Görebileceğiniz gibi bir kilise bahçesinde. Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.Ako môžete vidieť, je na cintoríne v Škótsku za ochranným múrom.
Görebileceğiniz gibi bir kilise bahçesinde. Scothland'da, koruyucu duvarın arkasında.Como podem ver, está no pátio de uma igreja, na Escócia, por detrás de um muro protector.
(Gülüşme) Biz de duvarın kendisinin şasesi üzerinde çalışmaktayız.Așa că am lucrat chiar la un sașiu de perete.
(Gülüşme) Biz de duvarın kendisinin şasesi üzerinde çalışmaktayız.Nous avons donc travaillé sur le châssis du mur même.
(Gülüşme) Biz de duvarın kendisinin şasesi üzerinde çalışmaktayız.Y así hemos estado trabajando sobre un chasis de la pared.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Byla sobota a on byl docela sám a jen tak kopal balónem o zeď.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Była sobota, był sam, po prostu kopał sobie piłką o ścianę.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.C'était un samedi, et il était tout seul, en train de taper un ballon contre un mur.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era sábado, y estaba solo, pateando una pelota contra la pared.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era sabato, ed era tutto solo, a calciare una palla contro un muro.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era sâmbătă și el era singur, doar bătea o minge de un perete.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era um sábado, e ele estava sozinho, a dar pontapés na bola contra a parede.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Es war Samstag, und er spielte ganz allein, er schoss einfach einen Ball gegen eine Wand.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Het was een zaterdag, en hij was helemaal alleen, gewoon een bal tegen een muur aan het schoppen.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.빌은 혼자 벽에다가 공을 차며 놀고 있었습니다
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Oli lauantai ja hän oli aivan yksin, potkimassa palloa seinää vasten.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Saat itu hari Sabtu, dan dia sendirian, sedang menendang bola ke tembok.
İlgili Sayfalar