duvarın ile cümle
duvarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Tady v Budrusu by ta zeď zabrala část naší země.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Tu w Budrusie zrozumieliśmy, że mur odebrałby naszą ziemię.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Εδώ στο Μπουντρούς, συνειδητοποιήσαμε ότι ο τοίχος θα μας έκλεβε τη γη μας.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Здесь в Будрусе, мы поняли, что стена украдёт у нас нашу землю.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Тук в Будрус, осъзнахме, че стената ще открадне нашата земя.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.Тут у Будрусі ми зрозуміли, що стіна забере наші землі.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.כאן בבודרוס, הבנו כי הגדר תגנוב את אדמתנו.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.هنا في بدرس، أدركنا ان الجدار سرق أرضنا.
Burada, Budrus'ta, duvarın toprağımızı çalacağını fark ettik.奪われることが分かりました イスラエル人男性:フェンスは
Burada ise duvarın üzerinde... tam burada bir açık kaynak askılığı var.Et ici sur le mur nous avons... juste ici, un porte manteaux open source.
Burada ise duvarın üzerinde... tam burada bir açık kaynak askılığı var.Там на стіні у нас є ... он там, "вільний" гачок для одягу. Тобто у нас є гачок ... і це "вільне залізо".
Burada ise duvarın üzerinde... tam burada bir açık kaynak askılığı var.هنا يوجد معلاق مفتوح المصدر هذا المعلاق عتاد مفتوح المصدر
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.C'est comme essayer de se cogner à un mur de briques.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Det är som att springa med huvet före in i väggen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.E' come cercare di sbattere contro un muro.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.É como tentar remar contra a maré.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es como chocarse contra una pared de ladrillos.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es ist wie der Versuch, gegen eine Backsteinwand zu laufen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Giống như là cố gắng đâm vào bức tường gạch vậy.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Het is net als proberen door een stenen muur heen te rennen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Hiszen minden irányban falba ütköznek.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to ako snaha nabúrať do tehlovej steny.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to jako snaha o běh proti cihlové zdi.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.마치 벽과 씨름하는 꼴이지만
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Kot da bi skušal iti z glavo skozi zid.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.To jak próbować przebić głową mur.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Πραγματικά νομίζω ότι οι άνθρωποι είναι υπέροχοι και έξυπνοι και ότι νοιάζονται.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Това е като да се опитате да преминете през тухлена стена.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Це як биття головою об цегляну стіну.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Это как пытаться бежать в кирпичную стену.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.זה כאילו לנסות לרוץ לתוך קיר לבנים.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.لان الامر يبدو وكأنهم يجرون الى الارتطام في جدار من الطوب
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.いくつかの障害を紹介してますが
Bu üç duvarın toplam yüzey alanını bulmak istiyorum. -Chcę jakoś jednak wykombinować szukane pole powierzchni, będące sumą pól powierzchni naszych trzech ścian.
Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.사하라 사막 녹색대장벽 사업을 추진하기로 합의했습니다.
Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.התאחדו כדי ליצור את חומת סהרה הירוקה הגדולה.
Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.وأتفقوا على إنشاء الجدار الأخضر العظيم في الصحراء الكبرى
Büyük Yeşil Sahara Duvarını meydana getirmek için biraraya geldi.すばらしいプロジェクトで、当初の計画では
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)De opslagruimte is in de muur verwerkt.
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Depozitarea se face direct în perete.)
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Die Ablagen sind gleich in die Wand eingebaut.)
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)El almacenamiento está incrustado en la pared.)
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Gli armadietti sono integrati nelle pareti).
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Les rangements sont construits directement dans le mur.)
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Pamięć wbudowana jest w ścianę.)
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Хранение встроено прямо в стену).
Depo alanı direk duvarın içine inşa edilmiş.)Хранилището е вградено в самата стена.)
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Aan de binnenkant langs de muren was een kleine muur gebouwd met ovens eronder.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Alrededor de los cuatro ángulos había un muro, y debajo de la hilera de piedras alrededor había fogones
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.A všetky štyri maly v sebe dookola po stienke, a ohništia variť boly porobené popod stienky dookola.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.A v těch čtyřech byly kuchyňky vůkol, též ohniště zdělána v těch kuchyňkách vůkol.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.A w onych czterech były kuchnie w około, także ogniska poczynione w onych kuchniach w około.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Có một cái tường bao lấy bốn cái sân ấy, và chung quanh dưới chơn tường có những chỗ để nấu.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Có một cái tường_bao lấy bốn cái sân ấy , và chung_quanh dưới chơn tường có những chỗ để nấu .
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.der var Mure rundt om dem alle fire, og der var indrettet Køkkener rundt om langs Murene.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Ja niissä neljässä oli ympärinsä kivikehä, ja alas kivikehään oli tehty keittoliesiä ympärinsä.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.그 작은 네 뜰 사면으로 돌아가며 부엌이 있고 그 사면 부엌에 삶는 기구가 설비되었는데
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Setiap halaman itu dikelilingi oleh tembok batu, dan pada tembok itu ada tungku-tungku
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Und es ging ein Mäuerlein um ein jegliches der vier; da waren Herde herum gemacht unten an den Mauern.
Dört avlunun çevresinde de taş duvar vardı; duvarın dibinde yemek pişirmek için yerler yapılmıştı.Un mur les entourait toutes les quatre, et des foyers étaient pratiqués au bas du mur tout autour.
İlgili Sayfalar