duvarın ile cümle

duvarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ken duvarın üzerinden atladı.Ken jumped over the wall.
O tam tiyatronun duvarındaki resmine benziyordu.He looked just like his picture on the wall of the theater.
Kitap rafları odamın duvarına montelidir.The bookshelves are built into the walls of my room.
Mahkûm cezaevi duvarının altında bir delik açtı.The prisoner dug a hole under the prison wall.
Duvarın diğer tarafındaki elmalar en tatlıdır.The apples on the other side of the wall are the sweetest.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.A fat white cat sat on a wall and watched them with sleepy eyes.
Birisi duvarın arkasında duruyor.Someone is standing behind the wall.
Duvarın bir kısmını yıktılar.They broke down part of the wall.
Duvarın üstünde kırık cam vardı.There was broken glass on top of the wall.
Berlin duvarının düşüşü gerçekten önemli bir fırsattı.The falling of the Berlin Wall was truly a momentous occasion.
Lütfen masayı duvarın yanına koy.Please put the table next to the wall.
O küçük kız kardeşine odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his younger sister help him paint the wall of his room.
O, ablasına odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his older sister help him paint the wall of his room.
Tom'un duvarına yazıyı kimin yazdığına dair oldukça iyi bir fikri var.Tom has a pretty good idea who painted graffiti on his wall.
Tom'un Mary'ye ait duvarında asılı birkaç fotoğrafı vardı.Tom had several photos of Mary hanging on his wall.
Tom Mary'nin duvarında asılı resimlere bakmaktan hoşlandı.Tom enjoyed looking at the paintings hanging on Mary's wall.
Onların duvarına bak.Look on their wall.
Jenny yılda iki kez mutfak duvarını yıkadı.Jenny washed the kitchen wall twice a year.
O, duvarın arkasında duruyor.He's standing behind the wall.
Yatağı duvarın yanında.Her bed is next to the wall.
Toplantı odasının duvarında birçok resim asılı.A lot of pictures are hung in the meeting room.
Onun yatağı duvarın yanında.His bed is next to the wall.
Duvarın üzerine tırmanmak zorundaydım.I had to climb over the wall.
Garaj duvarına dayanan bir merdiven var.There's a ladder leaning against the garage wall.
Hans "Berlin duvarının yıkılmasını hatırlayacak kadar yaşlıyım" dedi."I'm old enough to remember the fall of the Berlin wall", said Hans.
Mary resmi onun duvarına astı.Mary posted the picture on her wall.
Tom sevdiği film posterleri ile duvarını dekore etti.Tom decorated his wall with posters of his favorite movies.
Tom kilise duvarına yaslanıyordu.Tom was leaning against the church wall.
O, duvarın üzerinden bakmak için fazla kısaydı.She was too short to look over the wall.
Bu duvarın üstünden geçmeye çalışırken bileğini burktu. O ne kadar aptal!He sprained his ankle trying to jump off this wall. What a fool he is!
Tom bir duvarın üstünde oturuyordu ve okyanusa bakıyordu.Tom was sitting on a wall and looking out at the ocean.
Tom'un yatak odası duvarında Mary'nin bir resmi vardır.Tom has a picture of Mary on his bedroom wall.
Bodrum duvarında bazı çatlaklar var.There are some cracks in the basement wall.
Duvarın arkasındaki ne?What's behind the wall?
Onları duvarın dibine yığmış olmalı.He must have stacked them up against the wall.
Tom duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.Tom slumped against the wall, exhausted and miserable.
Tom duvarın üzerine bir poster sapladı.Tom stuck a poster on the wall.
Banyomun duvarında bir ağaç kurbağası buldum.I found a tree frog on the wall in my bathroom.
Tom duvarın üzerini göremedi.Tom couldn't see over the wall.
Tom bu duvarın diğer tarafında.Tom is on the other side of this wall.
Tom hücresinin duvarını kazdı.Tom dug through the wall of his cell.
Tom kutuları duvarın önüne yığdı.Tom stacked the boxes up against the wall.
Ağaç o kadar yüksekti ki bahçe duvarının üzerinde yükseldi.The tree was so tall that it towered over the garden wall.
Tom'un duvarında asılı av sahnesini tasvir eden bir resmi var.Tom has a painting depicting a hunting scene hanging on his wall.
Duvarın çok yüksek olması gerekir.The wall should be very tall.
Bu ayırma duvarını inşa etmek yasal mı?Is it legal to build this wall of separation?
Tom duvarın üzerinden atladı.Tom leapt over the wall.
Tom duvarın üzerinde oturuyor.Tom is sitting on the wall.
Duvarın üstüne çıkma.Don't climb on the wall.
Duvarın hiç penceresi var mı?Does the wall have any windows?
Bu duvarın diğer tarafında ne var?What's on the other side of this wall?
Duvarın üstünden bakmaya boyum yetmiyordu.I was too short to see over the wall.
Duvarın üstünden atlayacaktım.I was about to jump over the wall.
Duvarın üzerinden atlamak üzereydim.I was about to jump over the wall.
Top park duvarını aşıp nehre düştü.The ball flew over the playground wall and landed in the river.
Pilot bölüm, Bahçe Duvarının Ötesinde için katalizör olmuştur.That pilot became the catalyst for Over the Garden Wall.
1943'te 30 Polonyalı tutuklu, binanı duvarında kurşuna dizildi.In 1943, 30 Polish hostages were executed at its wall.
Mermer duvarın devamı, solda "zaman çukuru" ile.A continuation of the marble wall, with the "time trench" to the left.
Dmitry Pozharsky'nin mezarı, katedral duvarının altındadır.The tomb of Dmitry Pozharsky lies by the cathedral wall.
Bazıları sulkusun bir duvarından diğerine geçer.Some pass from one wall of the sulcus to the other.
İlgili Sayfalar