Biz burada ne kadar dururuz?How long do we stop here?
O zaman toplayıp dururuz.It's sixty-three. Six tens and three ones.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.And we just keep telling ourselves, and we do it all the time.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.We can stay here, get the shit kicked out of us... Or... We can fight our way back into the light.
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.That's slow, because we end up repeating a lot of work.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.We stand on street corners, shouting over noise like this, and pretending that it doesn't exist.
" Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz.""And we are truly those who stand in rows,
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Sie verbringt den Tag mit ihren Menschenfreunden und kehrt danach zu ihrem Gefährten zurück.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Благовещение — народная обрядность дня у славян.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Esse, porém, tirou-lhes o dia do retorno.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Hans ord, genom gudomlig nåd, får varje dag vilseledda människor tillbaka till sanningens väg."
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Den gir (kan gi) slike pasientgrupper stor trygghet i hverdagen.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.Keadaan manusia pada hari kebangkitan berbeda-beda sesuai dengan amal ibadahnya di dunia.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.孫文到達之日,眾人按照計畫行動。
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.이것을 또다시 후대의 당(唐)나라 사람 공영달이 추가로 주석을 달았다.
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.Jest to dość powolne, ponieważ musimy powtarzać wiele czynności.
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.Je to pomalé, protože ve výsledku opakujeme hodně práce.
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.ここで新たなテクニックを紹介しましょう 変数消去という方法です
O zaman toplayıp dururuz.1 200 je totéž jako 2 stovky a 1 tisícovka.
O zaman toplayıp dururuz.9 × 80 são 720.
O zaman toplayıp dururuz. Bir sonraki basamağa geçen bir toplam elde edersek, o sayıyı taşırız. -E devi solo continuare ad aggiungere e se c'è qualcosa che va sul posto successivo
O zaman toplayıp dururuz.Ensuite, nous avons obtenu six dizaines et trois unités.
O zaman toplayıp dururuz.Kiedy mnożyliśmy dziewięć razy siedem, to są po prostu dziewiątki i siódemki.
O zaman toplayıp dururuz.덧셈을 계속하면,
O zaman toplayıp dururuz.Απλώς προσθέτουμε λοιπόν...
O zaman toplayıp dururuz.والاستمرار به
O zaman toplayıp dururuz.そして何かが次の位に行くことがあれば,
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Chúng ta đứng trên góc phố, cố hét to để át tiếng ồn và giả vờ như nó không tồn tại.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Ci mettiamo agli angoli di una strada, gridando sopra a rumori tipo questo, facendo finta che non esistano.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Encontramo-nos nas ruas, gritando por cima de barulho como este, fingindo que não existe.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.우리는 길 모퉁이에서 이런 소음 속에 서 있게 되면 큰 소리로 말합니다. 마치 시끄럽지 않은 척하면서요.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Nos paramos en las esquinas, gritando por encima de sonidos como este, haciendo como si no existieran.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Op straat overschreeuwen we dit lawaai en doen alsof het er niet is.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stăm la colţul străzii, strigând pentru a acoperi zgomot ca acesta, şi prefăcându-ne că nu există.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stáváme na pouličních rozích, překřikujeme hluk, jako je tento, a předstíráme, že neexistuje.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stoimy na rogu ulicy, przekrzykując hałas taki jak ten i udajemy, że nie istnieje.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stojíme na rohu ulice a snažíme sa prekričať takýto hluk. Predstierame, že neexistuje.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Stojimo na uličnih vogalih, kričimo preko takega hrupa, in se pretvarjamo, da ne obstaja.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Utca sarkon állunk, ilyen zajt kiabálunk túl, és úgy teszünk, mintha nem is létezne.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Vi står på gadehjørner, at råbe over denne lyd, og lader som om den ikke findes.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Wir stehen an Straßenecken, schreien gegen diesen Lärmpegel an und tun so, als gäbe es ihn gar nicht.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Στεκόμαστε στο δρόμο, φωνάζοντας πάνω από θόρυβο, σαν αυτό, και προσποιούμενοι ότι δεν υπάρχει.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Ми стоїмо на перехрестях, кричачи на тлі такого шуму, і удаємо, що його немає.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Мы разговариваем на углу улицы, пытаясь перекричать подобный звук и делая вид, что он не существует.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.Стоим на улични ъгли, крещим така, за да надвикаме шума, и се преструваме, че той не съществува.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.אנו עומדים בקרן הרחוב וצועקים מעל רעש כזה, ומתנהגים כאילו הוא איננו קיים.
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.فنحن نقف على حافات الطرق .. نحاول رفع أصواتنا أثناء التحدث كما أفعل .. مُدعين أن هذا الضجيج غير موجود
Sokak köşelerinde dururuz, bunun gibi gürültüler arasında bağırır, ve onları duymazdan geliriz.こうやって叫んでます このように音に打ち勝とうとする行動は
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.És csak mondogatjuk magunknak, folyton, ugyanúgy.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.Et on continue à se le dire, et on fait ça tout le temps.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.A neprestávame si to opakovať a robíme to stále.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.A znovu si to opakujeme a děláme to pořád dokola.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.Dan kita terus-menerus berkata pada diri kita sendiri, dan kita selalu melakukannya.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.Doar învățând să ne observăm mintea putem să începem să renunțăm
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.E continuamos a dizer a nós próprios, e fazemos isto a toda a hora.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.E continuiamo a dirlo a noi stessi, e lo facciamo in continuazione.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.In še kar naprej si to govorimo in to počnemo ves čas.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.이런 이야기들을 자신에게 계속 말하는 겁니다. 우리는 늘 이렇게 하죠. 마음을 이런 식으로
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.Og vi bliver ved med at fortælle os selv, og vi gør det hele tiden.
Sürekli kendi kendimize söyleyip dururuz, ve bunu hep yapıyoruz.Powtarzamy sobie coś w kółko. Powtarzamy sobie coś w kółko.