durumları ile cümle

durumları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Relativer Pfad zum Testfall oder Ordner der auszuführenden Testfälle (entspricht -t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Relatívna cesta do testovacej časti, alebo spustiť priečinok testovacích častí (ekvivalent k - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Relativna pot do testa, ali pa mapa s testi (enako kot - t)
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Relativ sökväg till testfall, eller katalog med testfall att köra (motsvarar - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Relativ sti til testcase, eller mappe for testcases som skal køres (svarer til - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Ruta relativa a la prueba, o directorio de pruebas a ejecutar (equivalente a « -t »).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).테스트할 것의 상대 경로 또는 테스트할 것이 들어 있는 디렉터리 (- t와 같음)
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Względna ścieżka do testu lub katalogu testów (równoważne z - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Σχετική διαδρομή με το σενάριο ελέγχου, ή κατάλογος σεναρίων ελέγχου προς εκτέλεση (ισοδύναμο με το - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Відносний шлях до тестів або теки тестів, які буде виконано (рівнозначне - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).Относительный путь к тестам или каталог с тестами (эквивалент - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).נתיב יחסי אל מקרה מבחן או ספריית מקרי מבחן לבדיקה (זהה ל־ ‎- t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).المسار النسبي إلى صندوق الاختبارات ، أو دليل صناديق الاختبار المراد تشغيلها (مقابل ل - t).
Deneme durumu için yol ya da deneme durumları için kullanılan dizin (- t ile eşdeğerdir).実行するテストケースまたは複数のテストケースを含むディレクトリへの相対パス (-tと同じ)。
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Jag har visat er att vi kan använda det för att behandla humöret i sjukdomar som depression.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Jeg har vist jer at vi kan bruge det til at behandle humørkredsløbet i tilfælde med depression.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Je vous ai montré qu'on pouvait l'utiliser pour traiter le circuit de l'humeur dans les cas de dépression.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.또한 우울증의 경우 정신 회로의 치료에도 사용할 수 있다는 것을 보여드렸죠.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Les he mostrado que podemos usarlo en el circuito del estado de ánimo en casos de depresión.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Pokazałem, że można też leczyć problemy z nastrojem u chorych na depresję.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.V-am arătat cum putem trata circuitul dispoziției în caz de depresie.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Viděli jste, že ji můžeme využít v případech léčby depresivních nálad.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Vi ho mostrato come si può usare nel trattamento dell'umore in caso di depressione.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Показах и как може да се изполва за третиране на веригите на настроението в случаи на депресия.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.Я показал, как можно использовать её для лечения нарушений настроения на примере депрессии.
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.במקרים של פרקינסון ודיסטוניה. הראיתי לכם שניתן להשתמש בו כדי לטפל במעגלי מצב רוח
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.لقد أريتكم أننا يمكن استخدامه لمعالجة دارة متعلقة بالمزاج في حالات الاكتئاب
Depresyon durumlarında ruh hali devresini tedavi edebilmek için kullanabileceğimizi gösterdim.うつ病の症例で示しました ではより賢くなるために
Diane Hatz çiftlik hayvanlarının maruz kaldıkları durumları anlatan다이앤 해츠가 미트릭스라는 비디오를 만들고 그게 인터넷을 통해 퍼져나갔을 때
Diane Hatz çiftlik hayvanlarının maruz kaldıkları durumları anlatanכשדיאן האטז עבדה על המיטריקס, הוידאו שלה שהתפשט ברחבי האינטרנט על הדרך שבה מתייחסים לחיות בחוות,
Diane Hatz çiftlik hayvanlarının maruz kaldıkları durumları anlatanعندما عملت داني هيز في متاريكس أنتشر الفديو في ارجاء الانترنت
Diane Hatz çiftlik hayvanlarının maruz kaldıkları durumları anlatan畜産動物がどんな扱いを受けているかを描いたビデオで インターネットを駈けめぐりましたが
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• ajutor acordat pentru recuperarea prejudiciilor cauzate de dezastre naturale saude evenimente neobișnuite;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• a természeti katasztrófák és egyéb rendkívüli események okozta károk helyreállításárairányuló támogatások;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;— desarrollar regiones consideradas especialmente desfavorecidas de acuerdo conlos criterios comunitarios,
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;Les aides destinées à remédier aux dommages causés par des calamitésnaturelles.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• podporu určenú na náhradu škôd spôsobených prírodnými živlami alebomimoriadnymi udalosťami;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• podpory určené k náhradě škod způsobených přírodními pohromami nebo jinýmimimořádnými událostmi;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• pomoc w likwidacji szkód powstałych w wyniku klęsk żywiołowych bądźnadzwyczajnych okoliczności,
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;Stöd för att avhjälpa skador som orsakats av naturkatastrofer eller av andraexceptionella händelser.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• държавни помощи за възстановяване на щети, причинени от природнибедствия или други извънредни обстоятелства;
dolayısıyla çalışanlarının işlerini tehdit etmesi durumlarında yasaklar.nawet zagrozić tym firmom i ich dalszemu funkcjonowaniu, a w konsekwencji zatrudnionym w nichpracownikom.
dolayısıyla çalışanlarının işlerini tehdit etmesi durumlarında yasaklar.prežitie, a teda aj pracovné miesta ich zamestnancov.
dolayısıyla çalışanlarının işlerini tehdit etmesi durumlarında yasaklar.usuarios en términos de reducción de tarifas y acceso a nuevos servicios.
Dünya demokrasi yolunda durumları arasında geçmek değilLa route vers la démocratie mondiale ne passe pas par les Etats
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,1971에 또 큰 사건이 일어난다.
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,Ke zhoršení došlo ještě v roce 1971.
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,Om dingen nog erger te maken, als we doorspoelen naar 1971,
Durumları daha da berbatlaştırmak için, 1971'e doğru sarın,米国防総省のペーパーを得るニューヨーク ・ タイムズに流出します。
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Ez volt az eredeti történet.
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--마치 경멸을 상처에다 업어주려는 것처럼 안타까운 일이 하나 더 있다. 미라이학살에 투입된 군인들 중에
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Щоб погіршиити ситуацію чи навіть нанести ще більшу образу, солдати, які скоїли...
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--託した - 兵士 実際に数人の村人たちを守るためにしようとしました。
& Durumları GösterAfficher la situation
& Durumları GösterAfișează & situația
& Durumları Göster& Állás
& Durumları GösterMostra la & situazione
& Durumları GösterMostrar posiciones
& Durumları Göster& Näytä tilanne
& Durumları Göster& Pokaż wyniki
İlgili Sayfalar