durumları ile cümle
durumları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.아마 그런 상태들은 신비로운 것이라 거나 영적인 것이라고 부를 수가 있을것입니다.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Możliwe że niektóre z tych stanów świadomości mogą być nazywane mistycznymi lub duchowymi.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Možno niektoré z týchto stavov je možné náležite nazvať mystické alebo duchovné.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Některé z těchto stavů lze snad příhodně nazvat jako mystické nebo duchovní.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Peut-être que certains de ces états peuvent être à juste titre, appelés mystiques ou spirituels.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Poate că unele dintre aceste stări pot fi denumite mistice sau spirituale.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Quizá alguno de esos estados pueden ser llamados, con propiedad, místicos o espirituales.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Talán némelyiket nevezhetjük találóan misztikusnak vagy spirituálisnak.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Talvez alguns destes estados possam ser chamados místicos ou espirituais.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Und diese warten auf ihre Entdeckung.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.We noemen deze momenten het best mystiek of spiritueel.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Ίσως κάποιες από αυτές τις καταστάσεις μπορούν να ορθά να ονομαστούν μυστικιστικές ή πνευματικές.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Возможно, некоторые из этих состояний будет уместно назвать мистическими или духовными.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Може би някои от тях е редно да наречем мистични или духовни.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.ייתכן שחלק מהמצבים האלה ראויים להיקרא מיסטיים או רוחניים.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.وربما هذه الحالات الوصف الملائم لها انها " روحانية " او " صوفية "
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.神秘的とか霊的と呼べるでしょう そこにアクセスできないのは
Bu durumların pek çoğu saklı.A maior parte desse estado está escondida.
Bu durumların pek çoğu saklı.Az állapot nagy részben rejtett.
Bu durumların pek çoğu saklı.Cet état est le plus souvent caché.
Bu durumların pek çoğu saklı.Dieser Zustand bleibt größtenteils verborgen.
Bu durumların pek çoğu saklı.Het meeste van die toestand is verborgen.
Bu durumların pek çoğu saklı.그런데 대부분의 '상태'는 감추어져 있습니다.
Bu durumların pek çoğu saklı.La maggior parte di questo stato è nascosta.
Bu durumların pek çoğu saklı.La mayoría de ese estado está escondido.
Bu durumların pek çoğu saklı.Majoritatea acelei stări este ascunsă.
Bu durumların pek çoğu saklı.Większość tego stanu jest ukryta.
Bu durumların pek çoğu saklı.Большая часть структуры скрыта.
Bu durumların pek çoğu saklı.Повечето от това състояние е скрито.
Bu durumların pek çoğu saklı.רוב המצב הזה מוסתר.
Bu durumların pek çoğu saklı.و معظم هذه الحلات لا تظهر
Bu durumların pek çoğu saklı.私たちの分野では積極的な化学療法を用いて
Bu, durumların sadece biri, bu dört senaryonun sadece birini işaretledim.그래서 이것이...하나의 방법이죠.
Bu, durumların sadece biri, bu dört senaryonun sadece birini işaretledim.Tohle je velmi důležitá věc, pokud chceme porozumět pravděpodobnosti.
Bu, durumların sadece biri, bu dört senaryonun sadece birini işaretledim.つまり、四分の一のチャンスがあるのです。
Bu durumları parasal sistem yaratıyor.Das Geldsystem verursacht diese Probleme.
Bu durumları parasal sistem yaratıyor.Det monetära systemet skapar dessa situationer.
Bu durumları parasal sistem yaratıyor.Le système monétaire crée ces situations.
Bu durumları parasal sistem yaratıyor.Rahajärjestelmä luo näitä tilanteita.
Bu durumları parasal sistem yaratıyor.Sistem moneter menciptakan situasi ini.
Bu durumları parasal sistem yaratıyor.Монетарната система създава тези ситуации.
Bu ekonomideki aşırı kompleks durumların aşırı basitleştirilmiş hali.Tohle jsou velká zjednodušení velmi komplexní věci, ekonomie.
Bu ekonomideki aşırı kompleks durumların aşırı basitleştirilmiş hali.Това са просто опростявания на изключително сложно нещо, икономиката.
Bu ekonomideki aşırı kompleks durumların aşırı basitleştirilmiş hali.Це занадто велике спрощення дуже, дуже складних речей в економіці.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Anche nel mondo moderno la loro situazione sarebbe disperata, ma pensate come a quei tempi era ancora peggio.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Celo v današnjem svetu bi bila njihova situacija zelo grozljiva, pomislite koliko težje je bilo šele takrat.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Jejich situace by byla opravdu hrozná i v dnešní době, ale zamyslete se, o co horší to bylo tehdy.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Még a mai világban is iszonyatos lenne a helyzetük, de gondoljunk bele, mennyivel rosszabb lehetett akkoriban.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Ακόμα και σήμερα, η κατάστασή τους θα ήταν πραγματικά τρομερή, αλλά σκεφτείτε πόσο χειρότερη θα ήταν τότε.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Даже в наше время их положение было бы незавидным, но задумайтесь, насколько хуже им было тогда!
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu Fakat bir düşünün ne kadar daha kötü olabilirdi.Дори в наши дни положението им щеше да бъде трагично, да не говорим колко по-лошо е било в онези дни.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu심지어 오늘 날에도 그들의 상황은 정말 심각하겠지만
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtuNawet dzisiaj ich sytuacja byłaby naprawdę tragiczna, ale o ile gorzej musiało być wtedy.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtuאפילו בעולם של היום, המצב שלהם יחשב מאוד מפחיד,
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtuحتي لو حدث ذلك في يومنا هذا، لسيكون موقفهم خطير أيضًا.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu当時の過酷さがしのばれます
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.30 % morálních apelů na TEDu se opírá o tento základ.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Acest al doilea fundament susține celelalte 30 de procente ale enunțurilor morale pe care le-am auzit la TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.A második pillér alátámasztja a morális kijelentések másik 30%-át itt a TED-en.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Cette seconde fondation rassemble les 30% restants des affirmations morales que j'ai entendues à TED.
İlgili Sayfalar