Eğer para biriminizin arkasında durmazsanız bu olur.وهذا ما يحدث للعملات عندما لا تقفوا بجانبها وتدعموها .
Eğer para biriminizin arkasında durmazsanız bu olur.だから今度かわいい顔の誰かが玄関に来て
Gerçekten hiç durmazlar!¡En verdad nunca se detienen!
Gerçekten hiç durmazlar!... mais vraiment toujours !
Gerçekten hiç durmazlar!Sie hören wirklich niemals auf!
Gerçekten hiç durmazlar!Они правда никогда не останавливаются!
Hemen durmazsan, sorumluluk kabul etmem.Ha most megállsz, nem vonlak felelősségre. 5074.
Hemen durmazsan, sorumluluk kabul etmem.Si vous vous arrêtez maintenant, je ne vous blâmerai pas. 5074.
Hemen durmazsan, sorumluluk kabul etmem.Αν σταματήσεις τώρα, δεν θα σου ζητήσω να αναλάβεις την ευθύνη.
Iyice aramak gerekir. Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Bạn phải cất công tìm kiếm. chứ chúng không nằm trên bề mặt.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Bạn không tụng một câu kinh.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Engkau tidak mengumandangkan syair.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Je chant geen 'Ohm'.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.명상을 하며 "오-옴" 소리를 낼 필요도 없지요.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Man summt auch kein Om.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Não cantarás um ooommm.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Nem mormolod, hogy OM.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Ne mrmraš oooommmmm.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Nezpívejte óm.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Nie śpiewaj mantr.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.No cantarías un mantra "Om".
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Non reciti un OM.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Nu faci incantații gen oommm.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Vous ne psalmodierez pas.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Δεν ψάλεις "ωμ!".
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Незачем напевать "ом".
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Не пееш "ом".
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.Не співаєте "ом".
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.אתם לא מזמרים "אוהם".
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.أو ترتل ترتيلات.
Mistik bir melodiyi tekrar edip durmazsınız.ただ 祝福されたメールを送る
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Blagor možu, ki ne hodi po svetu brezbožnih in ne stopa na pot grešnikov ter ne sedeva v družbi zasmehovalcev.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Boldog ember az, a ki nem jár gonoszok tanácsán, bûnösök útján meg nem áll, és csúfolódók székében nem ül;
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.복 있는 사람은 악인의 꾀를 좇지 아니하며 죄인의 길에 서지 아니하며 오만한 자의 자리에 앉지 아니하고
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Salig den Mand, som ikke går efter gudløses Råd, står på Synderes Vej eller sidder i Spotteres Lag,
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.אשרי האיש אשר לא הלך בעצת רשעים ובדרך חטאים לא עמד ובמושב לצים לא ישב׃
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.طوبى للرجل الذي لم يسلك في مشورة الاشرار وفي طريق الخطاة لم يقف وفي مجلس المستهزئين لم يجلس.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.不 從 惡 人 的 計 謀 、 不 站 罪 人 的 道 路 、 不 坐 褻 慢 人 的 座 位
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.不從惡 人 的 計謀 、 不 站 罪人 的 道路 、 不 坐 褻慢人 的 座位
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Ze liggen niet ergens aan de oppervlakte.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Dan mereka tidaklah berada di permukaan.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.De finns inte bara liggandes på ytan.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.De ligger ikke bare på og flyder på overfladen.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Ele nu stau aşezate la suprafață.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Elles ne sont pas étalées au grand jour.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.쉽게 찾을 수 있도록 그저 겉으로 드러나 있질 않아요.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Não estão logo à superfície.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Neležia len tak na povrchu.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Ne ležijo kar tako na površju.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Nem hevernek szanaszét a felszínen.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Nepovalují se jen tak na povrchu.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Nie leżą na powierzchni.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.No están simplemente tirados en la superficie.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Non si presentano in superficie.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar. Ortaya çıkabilecekleri ortamın hazırlanması gerekir.Ne eivät vain lepää silmiemme edessä, vaan niiden löytämiseksi on luotava otolliset olosuhteet.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Sie liegen nicht bloß auf der Oberfläche.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Δεν είναι απλωμένοι στην επιφάνεια.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Вони не лежать просто на поверхні.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Те не просто лежат на повърхността.
Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.הם אינם מונחים סתם כך על פני-השטח.