durmadı ile cümle

durmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yine de Yavuz durmadı.Siempre que "yovió" paró.
Ama durmadı.No paraba.
Ama sözünde durmadı.Y no cesaron en su empeño.
Erişim tarihi: 11 Mart 2013. ^ a b "Bileğini burktu yine de durmadı".Esta tabla esta actualizada al 19 de marzo de 2013. (aun falta) A = No participó en el Torneo.
I. Mustafa, Kara Davut Paşa’yı azlettirip öldürttü ise de isyanlar durmadı.Shaykh Ali atacó y saqueó Multan pero no restar.
Yolcu trenlerinin kisaca durduğu, expres trenlerin hic durmadığı duraklardır.A fianco dei binari per i treni locali passano quelli per i treni espressi che qui non fermano.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Neanche il mixaggio mi faceva impazzire, mi sembrava troppo duro.
Araba durmadı.Машина не остановилась.
Taşıt durmadı.Транспортное средство не остановилось.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.А мне было все равно, в какой день выступать, я не суеверная.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.Всё было в порядке, если бы не сбежал Марти.
Ancak, karşı tarafın öğrencileri sözlerinde durmadılar.«Но американцы не сдержали своё слово.
Ama sözünde durmadı.Но свои обещания не сдерживал.
Yine de Yavuz durmadı.Но Жук тоже никуда не пропадал.
Ama durmadı.لم ينتهِ.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.أو على الأقل حاكم ماكتان بلا منازع.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Depois disso, ninguém foi detido.
Ama durmadı.Mas ele não cessou.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Todavia não me destes atenção, tampouco me obedecestes.
İkinci eşinin sözünde durup durmadığı bilinmiyor.Het is niet geweten wanneer zijn tweede echtgenote stierf.
Ancak François serbest kalınca sözünde durmadı.Nadat Maximiliaan vrij was gekomen hield hij zich niet aan zijn beloften.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Ik had rustig gezeten als ik niet zo bemoeizuchtig was geweest.
Ama sözünde durmadı.Obietnicy nie dotrzymał.
Yine de Yavuz durmadı.Waśnie jednak się nie skończyły.
Ama durmadı.Не закінчив.
İkinci eşinin sözünde durup durmadığı bilinmiyor.Невідомо, чи звинувачувалася у чомусь його дружина.
Fakat halife bu sözünde durmadı.Проте халіф не пристав на цю пропозицію.
Araba durmadı.Машина не зупинилася.
Ancak, karşı tarafın öğrencileri sözlerinde durmadılar.Nikdo z odborné veřejnosti se ale na stranu těchto sdružení nepřiklonil.
Grup üst üste gelen bu başarılar üzerine durmadı ve çalışmalarını hızlandırarak sürdürdü.Acest succes le-a dat și mai mare avânt incurajându-i să lucreze mai departe împreună.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım."Nu reușeam să marchez deloc, și eram foarte stresat.
Ama durmadı.Nu s-a oprit aici.
Yolcu trenlerinin kisaca durduğu, expres trenlerin hic durmadığı duraklardır.Punctele de acces al călătorilor la trenuri fără macazuri sunt numite halte.
Bir taksi bile durmadı.Nu a oprit nici măcar un taxi.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nem mindenki állt mögé.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Nem felvágni akarok, csak ennyire fel voltam dobva.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Onneksi kukaan ei jäänyt alle.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Rakas päiväkirja, en olisi voinut olla enempää väärässä.
Ama sözünde durmadı.Hän ei kuitenkaan lunastanut lupaustaan.
Ama durmadı.Και δεν σταμάτησε εδώ.
Saldırı sırasında Saruman da boş durmadı.Φυσικά δεν έλειπε και το κρέμασμα της σούσας.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Δεν θέλαμε να μπούμε σε περισσότερες διαμάχες μαζί του και γι' αυτό τον σταματήσαμε.
Yine de Yavuz durmadı.Ο διάβολος όμως δεν σταμάτησε.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.Ο Μάρντοκ όμως δεν είχε ικανοποιηθεί ακόμη από τα πειράματά του.
Onlar asla durmadılar.Δεν σταμάτησαν ποτέ.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.De kunne ikke lide mig mere, og bare ville have mig væk.
Yine de Yavuz durmadı.Bækken gjør dog ikke stop.
Yine de Yavuz durmadı.Dayawanti tidak berhenti.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.しかし、マーカムは議論を全く避けたわけではなかった。
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.誰もとめに来てくれなかった。
İsraillilere yönelik saldırılar tamamen durmadı ama oldukça belirgin şekilde azaldı.虽然对以色列的攻击没有完全停止,但其数量骤减。
Yolcu trenlerinin kisaca durduğu, expres trenlerin hic durmadığı duraklardır.現在是列車都不停靠的無配置簡易站。
Ama durmadı.멈추지 않음.
Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı.이때 조조가 죽인 자들로 인해 사수가 막혀 흐르지 않았다.
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.לא הסתכלתי בשעון ולא רציתי להסתכל בו.
Ama durmadı.לא חיכיתי.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nakon toga nitko ih više neće zaustaviti...
Küp yapmakla ilgilenmiyordum; ben de pek üstünde durmadım.Neboli sme fanúšikovia, tak sme sa prestali len tak potĺkať.
Ama sözünde durmadı.Sľub však nedodržal.
Ama durmadı.Jos nebaigė.
İlgili Sayfalar