durdurmanın ile cümle
durdurmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onu durdurmanın imkansız olduğunu düşündük.We thought it impossible to stop him.
Benim fibroid tümörlerim var. Onların büyümesini durdurmanın bir yolu var mı?I have fibroid tumours. Is there a way to stop them getting large?
Tom'u durdurmanın tek yolu bu.This is the only way to get Tom to stop.
Onu durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.We have to find a way to stop it.
Tom'u durdurmanın imkânı yok.There's no stopping Tom.
Tom'u durdurmanın imkanı yoktu.There was no stopping Tom.
Onları durdurmanın imkanı yoktu.There was no stopping them.
Tom'un dans etmesini durdurmanın başka bir yolu olmadığını görüyorum.I don't see any way of stopping Tom from dancing.
Bunu yapmayı durdurmanın zamanı.It's time to stop doing this.
Ağrıyı durdurmanın tek yolu, ağrının kaynağını durdurmaktır.The only way to stop the pain is to stop the source of the pain.
Onları durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.We must find a way to stop them.
Onu bulup penslemeliyim. Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.I want direct pressure on the wound.
Göz, onlara İlk'i durdurmanın hiçbir yolu olmadığını söyler.Es freut mich zu sehen, daß ihr da unten die Augen nicht aufschlagen könnet.
Bu olay Türk basın tarihinde yayın durdurmanın ilk örneği olmuştur.Il s’agissait alors de la première suspension dans l’histoire de la presse coréenne.
Durdurmanın ise tek bir yolu olduğunu söyler Giles: Dawn'u öldürmek.C'è però una condizione che Tom deve rispettare: uccidere Isabelle.
Hayır, hayır, hayır, hayır. bu şeytani icadı ve onun arkasındaki adamları durdurmanın zamanı geldi...Nej. Nej, nej, nej, nej. Det er på tide at stoppe denne onde hemmelighed og mændende bag...
Hayır, hayır, hayır, hayır. bu şeytani icadı ve onun arkasındaki adamları durdurmanın zamanı geldi...Nem, nem nem nem nem nem!
Hayır, hayır, hayır, hayır. bu şeytani icadı ve onun arkasındaki adamları durdurmanın zamanı geldi...Nie. Nie, nie, nie, nie. Nadszedł czas aby wyjawić ten nikczemny sekret i ludzi za nim stojących...
Hayır, hayır, hayır, hayır. bu şeytani icadı ve onun arkasındaki adamları durdurmanın zamanı geldi...Non, non non non non non !
Hayır, hayır, hayır, hayır. bu şeytani icadı ve onun arkasındaki adamları durdurmanın zamanı geldi...Όχι, όχι, όχι ! Είναι καιρός να σταματήσει αυτό το μυστικό κακό και τα άτομα πίσω από αυτό...
Hayır, hayır, hayır, hayır. bu şeytani icadı ve onun arkasındaki adamları durdurmanın zamanı geldi...Не. Не, не, не, не. Време е да спрем това тайно зло и човекът зад него...
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.É o único modo de parar a hemorragia.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Hør nu Jamie.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Pomeni, da jo moram najti in podvezati.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu. Serum kalmadı.Aku ingin tekanan langsung di atas luka.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu. Serum kalmadı.Este singura posibilitate să opresc sângerarea... nu mai am bandaje, aşa că...
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.To je jediný spůsob jak zastavit krvácení.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.- Zaciskaj bezpośrednio na ranie.
Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Това е единствения начин, да спре да кърви.
Onu bulup penslemeliyim. Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Tengo que encontrarla y sellarla para detener la hemorragia.
Onu bulup penslemeliyim. Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.Θα τη βρω και θα την πιάσω με λαβίδα για να σταματήσω το αίμα.
Onu bulup penslemeliyim. Kanamayı durdurmanın tek yolu bu.אני חייב למצוא את העורק ולחסום .אותו כדי לעצור את הדימום
Ve bu, borulardaki tortu tabakalaşmasını durdurmanın çevreye dost bir yolu.Het is een groene manier om afzetting in leidingen te stoppen.
Ve bu, borulardaki tortu tabakalaşmasını durdurmanın çevreye dost bir yolu.이것은 파이프 안의 스케일링 문제를 막는 친환경적인 방법입니다.
Ve bu, borulardaki tortu tabakalaşmasını durdurmanın çevreye dost bir yolu.Zastavuje tvorbu usadenín v potrubiach a je šetrný k životnému prostrediu.
Ve bu, borulardaki tortu tabakalaşmasını durdurmanın çevreye dost bir yolu.וזו דרך ידידותית לסביבה לעצור את האבנית בצינורות.
Ve bu, borulardaki tortu tabakalaşmasını durdurmanın çevreye dost bir yolu.وهي طريقة صديقة للبيئة لإيقاف التراكمات في الأنابيب.
Ve bu, borulardaki tortu tabakalaşmasını durdurmanın çevreye dost bir yolu.その時から技術者の姿勢が変わりました
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.그래서 세계인구 증가를 멈추기 위한 유일한 방도는 유아 생존율을 90퍼센트까지
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.Așa că singura cale de a opri creșterea populației e îmbunătățirea speranței de viață a copiilor, până la 90%.
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.Edini način, da ustavimo rast prebivalstva, je nižanje smrtnosti otrok, tako da jih preživi vsaj 90 odstotkov.
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.Jedynym sposobem na zatrzymanie wzrostu światowej populacji jest doprowadzenie przeżywalności dzieci do 90%.
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.Takže jediný způsob jak můžeme zastavit růst světové populace je zvýšením přežití dětí na 90 procent.
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.Vì thế, cách duy nhất để dừng hẳn gia tăng dân số chính là cải thiện tỉ lệ trẻ sống sót lên 90 phần trăm.
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.אז הדרך היחידה כדי באמת לעצור את גידול האוכלוסין העולמי היא להמשיך ולשפר את הישרדות הילדים
Yani, dünya nüfusunu arttırmayı durdurmanın tek yolu çocukların yüzde 90 oranlarında sağ kalmasını başarmak.増加を本当に止めるためには 子供の生存率を引き続き 90パーセントまで改善させることです
İlgili Sayfalar