Ana içeriğe geç
Sözlük

durdurmak ile cümle

durdurmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Frenin işlevi arabayı durdurmaktır.The function of the brake is to stop the car.
Bir taksi durdurmak için elimi kaldırdım.I held up my hand to stop a taxi.
John bu günlerde çok içiyor. Biz onu artık içmemesi için durdurmak zorundayız.John drinks too much these days. We have to stop him from drinking any more.
Bir kere konuşmaya başladığında, onu durdurmak yok.Once she starts talking, there is no stopping her.
Polis arabayı durdurmak için ıslık çaldı.The policeman blew his whistle for the car to stop.
Polis onu durdurmak için sinyal verdi.The policeman signaled him to stop.
Kanamayı durdurmak için bir şey yapılmalıSomething has to be done to stop the bleeding.
O bir taksi durdurmak için elini kaldırdı.He raised his hand to stop a taxi.
Onların tartışmasını durdurmak için elimden geleni yaptım.I tried my best to get them to stop quarreling.
O, sigara içmeyi durdurmak için çalışıyor.He tries to stop smoking.
Hokey hakemi dövüşü durdurmak için müdahale etti.The hockey referee intervened to stop the fight.
Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.Put pressure on the wound to stop the bleeding.
Japon askeri güçleri durdurmak için çok güçlü görünüyordu.The Japanese military forces seemed too strong to stop.
Hıçkırığı durdurmak için ne yapmalıyım?What should I do to stop hiccups?
Tom döğüşü durdurmak için kesinlikle hiçbir girişimde bulunmadı.Tom certainly made no attempt to stop the fight.
İlaç firması yaşlanma sürecini durdurmak için hayat iksirini arıyor.The pharmaceutical company is looking for the Elixir of Life to stop the ageing process.
Durdurmak ister misin?Do you want to stop?
Durdurmak zorunda kaldım.I had to stop.
Başka birine zarar vermeden önce Tom'u durdurmak zorundayız.We have to stop Tom before he hurts anybody else.
Tom'u durdurmak zorundasın.You've got to stop Tom.
Durdurmak istemiyorum.I don't want to stop.
Tom, Mary'yi durdurmak için hiçbir şey yapamaz.Tom can't do anything to stop Mary.
Olanları durdurmak için bir şey yapamam.I can't do anything to stop what's happening.
Onları durdurmak için bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything to stop them?
Tom'u durdurmak istedim.I wanted to stop Tom.
Tom bizi durdurmak istiyor.Tom wants to stop us.
Tom Mary'yi durdurmak istiyor.Tom wants to stop Mary.
Tom'u durdurmak istiyor musunuz?Do you want to stop Tom?
Bunu durdurmak için ne yapıyorsun?What are you doing to stop this?
Tom'u durdurmak istemiyor musun?Don't you want to stop Tom?
Tom'un onu yapmasını durdurmak için uğraşabilirim.I could try to get Tom to stop doing that.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS aracılığıyla bildirdim.I reported to him by means of an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.I reported to him through an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
Onu yapmayı durdurmak zorundaydım.I had to stop doing that.
Tom'un hayatındaki en büyük hatayı yapmasını durdurmak zorunda kaldım.I had to stop Tom from making the biggest mistake in his life.
Tom'u durdurmak zorunda kaldım.I had to stop Tom.
Tom'u durdurmak zorundayım.I've got to stop Tom.
Tom'u durdurmak için her şeyi denedim.I've tried everything to stop Tom.
Ben sadece onu durdurmak istiyorum.I just want it to stop.
Tom'u durdurmak için daha çok çabalamalıydım.I should've tried harder to stop Tom.
Tom yaptığını yapmayı durdurmak istemiyordu.Tom didn't want to stop doing what he was doing.
Barmen, kavgayı durdurmak için tezgahın arkasından çıktı.The bartender came out from behind the counter to stop the fight.
Onu durdurmak zorundayım.I have to stop her.
Tom'u durdurmak zorundasınız.You have to stop Tom.
Onu durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop it.
Bunların hepsinin olmasını durdurmak için yapabileceğimiz bir şey var mı?Is there anything we can do to stop all this from happening?
Tom Mary'yi durdurmak için elini çıkardı.Tom put his hand out to stop Mary.
Bu deneyi durdurmak zorundayız.We have to stop this experiment.
Beni durdurmak için yapabileceğin bir şey yok.There's nothing you can do to stop me.
Tom'u kendisine zarar vermekten durdurmak için bir şey yapmak zorundayız.We have to do something to stop Tom from hurting himself.
Bunun tekrar olmasını durdurmak için bir şey yapmak zorundayız.We have to do something to stop this from happening again.
Tom'u durdurmak zorundayız.We've got to stop Tom.
Böyle toplanmayı durdurmak zorundayız.We've got to stop meeting like this.
Onları durdurmak zorundayız.We've got to stop them.
Bunu durdurmak zorundayız.We have to stop this.
Kanamayı durdurmak zorundayız.We have to stop the bleeding.
Onu durdurmak için bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything to stop it?
Onu durdurmak zorundasın.You have to stop it.
Bunu durdurmak zorundasın.You've got to stop this.
Onları durdurmak zorundasın.You have to stop them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod