durdurmadı ile cümle

durdurmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O, arabayı durdurmadı.He didn't stop the car.
Kırmızı ışıkta arabasını durdurmadı.He did not stop his car at the red light.
O yorgun olmasına rağmen, çalışmayı durdurmadı.Although he was tired, he would not stop working.
Tom'u durdurabilirdim ama durdurmadım.I could have stopped Tom, but I didn't.
Tom Mary'yi durdurmadı.Tom didn't stop Mary.
Niçin birisi Tom'u durdurmadı?Why didn't somebody stop Tom?
Neden onları durdurmadın?Why didn't you stop them?
Neden onları durdurmadınız?Why didn't you stop them?
Niçin onları durdurmadın?Why didn't you stop them?
Niçin onları durdurmadınız?Why didn't you stop them?
Niye onları durdurmadın?Why didn't you stop them?
Niye onları durdurmadınız?Why didn't you stop them?
Niçin Tom'u durdurmadın?Why didn't you stop Tom?
Tom'un gülmeyi hâlâ durdurmadığından eminim.I bet Tom still hasn't stopped laughing.
İlaç ağrıyı durdurmadı.The medicine didn't stop the pain.
Telefon, çalmayı durdurmadı.The telephone didn't stop ringing.
Neden Tom'u durdurmadın?Why didn't you make Tom stop?
Yağmur bizi durdurmadı.The rain didn't stop us.
Neden onu durdurmadın?Why didn't you stop him?
Neden biri bizi durdurmadı?Why didn't somebody stop us?
Neden biri onları durdurmadı?Why didn't somebody stop them?
Neden biri beni durdurmadı?Why didn't somebody stop me?
Neden biri onu durdurmadı?Why didn't somebody stop him?
Neden bizi durdurmadın?Why didn't you make us stop?
Neden beni durdurmadın?Why didn't you make me stop?
Tom ağlamayı durdurmadı.Tom wouldn't stop crying.
Tom konuşmayı durdurmadı.Tom didn't stop talking.
O daha önce hiç seni durdurmadı.That's never stopped you before.
Tom arabayı zamanında durdurmadı.Tom didn't stop the car in time.
O beni durdurmadı.That didn't stop me.
Arabayı zamanında durdurmadım.I didn't stop the car in time.
Neden biri Tom'u durdurmadı?Why didn't anyone stop Tom?
Neden kimse Tom'u durdurmadı?Why didn't anybody stop Tom?
Pentax'da filmli kamera üretimini azalttı ancak tamamen durdurmadı..Pentax have reduced production of film cameras but not halted it.
Fakat bu durum René Pottier'i durdurmadı.This did not happen during Potter's incumbency.
Remington, Mercedez-Benz'in Kosova hükümetine araç satışını durdurmadığını söylüyor.Mercedes-Benz has not stopped selling cars to the Kosovo government, Remington said.
Evliliği, delicesine aşık erkeklerin sürekli akışını durdurmadı.Her marriage did not stop the steady stream of infatuated men.
Pentax'da filmli kamera üretimini azalttı ancak tamamen durdurmadı..La société Nikkatsu ainsi modifiée continue de prospérer mais arrête toute production de film.
İlaç ağrıyı durdurmadı.El medicamento no paró el dolor.
O, arabasını kırmızı ışıkta durdurmadı.No detuvo su coche ante el semáforo en rojo.
Neden biri onu durdurmadı?Чому ніхто її не зупинив?
Neden biri onu durdurmadı?Чому ніхто його не зупинив?
O beni durdurmadı.Це мене не зупинило.
Niçin birisi Tom'u durdurmadı?De ce nu l-a oprit cineva pe Tom?
Fakat bu durum René Pottier'i durdurmadı.Dette forhindrede dog ikke René Pottier i tidligt i løbet at sætte sine modstandere.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.Američania vstúpia do boja a závažne ho ovplyvnia veľmi skoro, ale to Severnú Kóreu nezastaví dosť dlho.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.A při ústupu dovolil zmasakrovat velké množství lidí, u kterých měl podezření, že by mohli být komunisté.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.No quê fazer com os prisioneiros de guerra, e em todo o restante.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.Америка вступає у великомасштабну боротьбу, але навіть це не змогло зупинити армію Північної Кореї.
Ama bu Kuzey Korelileri bir süre için durdurmadı.ولكن هذا لم يوقف الكوريين الشماليون حالاً ..بل استمروا لبعض الوقت
Niye bilmiyorum; bu lanet olası ilanı durdurmadılar.No sé por qué no prohiben ese anuncio de mierda.
Ve bu da ters etki yaratarak, ülkeye girişi durdurmadı, ancak sirkülasyonu engelledi.Credo che questo rifletta un cambiamento nei valori degli americani bianchi, ecco.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.A jsou to věci tady, které děláte když se nezastavíte dostatečně rychle.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.A sú to veci tu v strede, čo je vlastne to, čo robíte, keď nezastavíte emisie dostatočne rýchlo.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.Ce truc ici au milieu est ce que vous faites si vous n'arrêtez pas les émissions assez rapidement.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.CO2排出量制限を行わなかった場合 どうなるか そして気候変動を招く人間の行動と
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.Dan hal-hal di tengah inilah yang akan Anda lakukan jika tidak menghentikan emisi dengan cukup cepat.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.Dingen hier in het midden die je doet als je niet snel genoeg met de emissies ophoudt.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.Ed è questa roba qui nel mezzo, ossia le cose da fare se non fermiamo le emissioni abbastanza in fretta.
Ve o da, salınımları yeterince hızlı durdurmadığınızda yapacağınız... ...bu ortadaki şeydir.Ez a dolog, itt középen, amit akkor teszünk, ha nem elég gyorsan állítjuk meg a kibocsátást.
İlgili Sayfalar