durağı ile cümle
durağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Nie, około trzy przystanki stąd.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..No,a circa tre fermate della metro.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Non, environ trois arrêts de métro plus loin.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Nu, cam trei statii de metrou.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta.. Oh haklısın, birlikte gidebiliriz. Neden?À không, khoảng 3 bến chứ. thế thì tốt quá, tụi mình có thể đi cùng tại sao chứ?
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Tidak, sekitar tiga pemberhentian halte bus.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Όχι, περίπου τρεις στάσεις απ'το μετρό.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Не, около три спирки.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..Нет, примерно три остановки.
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..לא, כלומר שלוש תחנות מכאן
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..لا,3 بعد توقف قطار الانفاق
Hayır, yaklaşık 3 metro durağı uzaklıkta..わかった! 後で終わって一緒に行こ~
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.20명의 친구와 매주 수요일 지하철역에서 만났습니다.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Dividiram as diferentes linhas de metro e incluíram a sua própria versão. (Risos)
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Gặp gỡ mỗi thứ Tư tại một bến xe điện ngầm với 20 người bạn.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Hat sich jeden Mittwoch an einer Haltestelle mit 20 seiner Freunde getroffen.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.S-a întâlnit în fiecare miercuri la o stație de metrou cu 20 dintre prietenii lui.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Se reunió cada miércoles en una parada del metro con 20 de sus amigos.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Si è incontrato ogni mercoledì ad una fermata della metro con 20 amici
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Sprak elke woensdag op een metrostation af met 20 van zijn vrienden.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Tous les mercredis, il retrouvait une vingtaine d'amis à une station de métro donnée.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.W każdą środę spotykał się w metrze z 20 przyjaciółmi.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.Срещал се е всяка сряда на спирка в метрото с 20 приятели.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.נפגש כל יום רביעי בתחנת רכבת תחתית עם 20 מחבריו.
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.كان يجتمع مع ٢٠ من أصدقائه في النفق كل أربعاء
Her çarşamba 20 arkadaşıyla bir metro durağında buluştu.地下鉄の線ごとに別れ 彼らのバージョンを付け加えました
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.길고 긴 에스컬레이터가 있는 53번가에서 환승을 해야 했습니다.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Ho dovuto cambiare linea alla fermata della 53esima Strada dove ci sono quelle due scale mobili giganti.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Ich musste an der Station in der 53. Strasse aussteigen, wo es diese beiden riesigen Rolltreppen gibt.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Musel som prestupovať na zastávke 53. ulice, kde sú také dva obrovské eskalátory.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Tenía que hacer un cambio en la parada de la calle 53 en la que hay estas dos escaleras gigantes.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Tôi phải chuyển tàu ở trạm 53rd St. nơi có hai cái thang cuốn khổng lồ này.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Trebuia să schimb la staţia 53rd St., unde sunt două imense scări rulante.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Θα άλλαζα στον σταθμό της 53ης Οδού, εκεί όπου βρίσκονται αυτές οι δύο γιγάντιες κυλιόμενες σκάλες.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Трябваше да сменя влаковете на 53-та улица, където се намират тези гигантски ескалатори.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Я должен был сделать пересадку на остановке 53-ей улицы, где два огромных эскалатора.
İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53. Sk. durağında aktarma yapmak zorundaydım.Я мав пересісти на зупинці на 53-й Стріт, де є два гігантські ескалатори.
İki metro durağı uzaklığında.A due fermate della metro.
İki metro durağı uzaklığında.Deux arrêts de métro plus loin.
İki metro durağı uzaklığında.Dua halte bus dari sini.
İki metro durağı uzaklığında.Dwa przystanki stąd.
İki metro durağı uzaklığında.전철로 두정거장.
İki metro durağı uzaklığında.La doua statii de metrou departare.
İki metro durağı uzaklığında.Odtiaľ sú to len dve zastávky metrom.
İki metro durağı uzaklığında.To metrostationstop væk
İki metro durağı uzaklığında.Två tågstationer bort.
İki metro durağı uzaklığında.Twee metrohaltes verder.
İki metro durağı uzaklığında.Zwei U-Bahnstationen entfernt.
İki metro durağı uzaklığında.Δυο στάσεις είναι απ'το μετρό
İki metro durağı uzaklığında.Две остановки метро.
İki metro durağı uzaklığında.На две спирки с метрото.
İki metro durağı uzaklığında.שתי תחנות רכבת תחתית מכאן
İki metro durağı uzaklığında.بعد توقف قطار الانفاق بمحطتين
İki metro durağı uzaklığında.あっ 3番目だったかな?
İlk durağımız hemen önümüzde Charlie.첫번째 관문이야 찰리 헐 저게 뭐임
İlk durağımız hemen önümüzde Charlie.Nuestra primera parada es allí Charlie Oh Dios, ¿qué es eso?
Oğlunu yeni otobüs durağından almaya başladıعنداما كانت تقله من موقف الباص يوما بعد يوم
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Am trecut pe lângă o stație de autobuz. Am văzut un autobuz explodând sub privirile noastre.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Chúng tôi đi qua một trạm xe buýt. Chúng tôi đã nhìn thấy một chiếc xe buýt bốc hoả ngay trước mắt mình.
Otobüs durağının yanından geçerken, bir otobüsün gözümüzün önünde infilak ettiğini gördük.Egy buszmegálló mellett haladtunk el éppen. Láttuk, ahogy egy busz a szemünk láttára felrobban.