Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!כהנדף עשן תנדף כהמס דונג מפני אש יאבדו רשעים מפני אלהים׃
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!كما يذرى الدخان تذريهم. كما يذوب الشمع قدام النار يبيد الاشرار قدام الله.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!他 們 被 驅 逐 、 如 煙 被 風 吹 散 . 惡 人 見 神 之 面 而 消 滅 、 如 蠟 被 火 鎔 化
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!他 們 被 驅逐 、 如 煙被風 吹散 . 惡人見 神 之 面 而 消滅 、 如蠟 被 火鎔化
Dedikodular dolaşıyordu: "Yine sisli dumanlı savaşlar!"누군가 중얼거렸습니다. "또 전쟁이야. 연기가 난무하는... 엘프나 만들자고!"
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.이미 연기와 불길이 11층에 있는 우리 방 창문까지 올라왔습니다.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Ed ora ci sono fumo e fiamme che entrano dalle nostre finestre. Siamo all'undicesimo piano.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Et maintenant il y a de la fumée et des flammes à nos fenêtres, nous sommes au 11ème étage.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Fum și flăcări treceau pe lângă geamul nostru de la etajul 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık."Gene, não te assustes, acho que o hotel está a arder".
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Khói và lửa lan đến cửa sổ phòng chúng tôi Và chúng tôi đang ở tầng 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Nu komen er rook en vlammen bij onze ramen op de elfde verdieping.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Przez okno do pokoju wpada dym i ogień, jesteśmy na 11. piętrze.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Und dann erreicht der Rauch und die Flammen unsere Fenster. Wir sind in der 11. Etage.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Y ya habían llamas y humo en nuestra ventana, estábamos en el piso 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Και τώρα καπνός και φλόγες φαίνονται από τα παράθυρά μας -- ήμασταν τον 11ο όροφο.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Дим и пламъци идваха към нашите прозорци, а ние бяхме на 11 етаж.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.И тут уже дым и пламя прямо у наших окон, на 11 этаже.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.עכשיו העשן והלהבות מגיעים לחלון שלנו, ואנחנו בקומה ה-11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.و الآن هناك دخانا و نيرانا مشتعلة تصعد إلى نوافذنا و نحن في الطابق الحادي عشر.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.そこで私達二人は何てことだと ただ取り乱しました
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Ce que le vinaigre est aux dents et la fumée aux yeux, Tel est le paresseux pour celui qui l`envoie.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Come l'aceto ai denti e il fumo agli occhi così è il pigro per chi gli affida una missione
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Como es el vinagre a los dientes y el humo a los ojos, así es el perezoso a los que lo envían
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Como vinagre para os dentes, como fumaça para os olhos, assim é o preguiçoso para aqueles que o mandam.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Cum este oţetul pentru dinţi şi fumul pentru ochi, aşa este leneşul pentru cel ce -l trimete. -
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Jako ocet zębom, i jako dym oczom, tak jest leniwy tym, którzy go posyłają.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Jako ocet zubům, a jako dým očima, tak jest lenivý těm, kteříž jej posílají.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Jako ocot zubom a jako dym očiam, tak je lenivý tým, ktorí ho posielajú.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Kakor ocet zobém in kakor dim očém, tako je lenuh njim, ki ga pošiljajo na delo.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.게으른 자는 그 부리는 사람에게 마치 이에 초 같고 눈에 연기 같으니라
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Minémû az eczet a fogaknak és a füst a szemeknek, olyan a rest azoknak, a kik azt elküldötték.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Mitä hapan hampaille ja savu silmille, sitä laiska lähettäjillensä.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Như giấm ghê răng , như khói cay mắt , Kẻ làm biếng_nhác đối_với người sai_khiến nó là vậy .
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Như giấm ghê răng, như khói cay mắt, Kẻ làm biếng nhác đối với người sai khiến nó là vậy.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Såsom syra för tänderna och såsom rök för ögonen, så är den late för den som har sänt honom åstad.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Som Eddike for Tænder og Røg for Øjne så er den lade for dem, der sender ham.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Som eddik for tennene og røk for øinene, slik er den late for den som sender ham.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Wat azijn is voor de mond en scherpe rook voor de ogen, is een lui mens voor zijn werkgever.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Wie der Essig den Zähnen und der Rauch den Augen tut, so tut der Faule denen, die ihn senden.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Както е оцетът за зъбите и димът за очите, Така е ленивият за ония, които го пращат.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Что уксус для зубов и дым для глаз, то ленивый для посылающих его.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.כחמץ לשנים וכעשן לעינים כן העצל לשלחיו׃
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.كالخل للاسنان وكالدخان للعينين كذلك الكسلان للذين ارسلوه.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.懶 惰 人 叫 差 他 的 人 、 如 醋 倒 牙 、 如 煙 薰 目
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.懶惰 人 叫 差 他 的 人 、 如 醋 倒牙 、 如煙 薰目
Dışı hafif yumuşak, tatlı, közlenmiş ve dumanlı biraz da pul biberli작은 칠리 조각 조금과 함께 겉은 아주 부드럽고, 달콤하며, 불에 그을려 훈제가 되어 있습니다.
Dışı hafif yumuşak, tatlı, közlenmiş ve dumanlı biraz da pul biberlileheletnyi chili darabkákkal meghintve.
Dışı hafif yumuşak, tatlı, közlenmiş ve dumanlı biraz da pul biberliכה רך, מתוק, חרוך ומעשן מבחוץ עם קורטוב שבבי צ'ילי.
Dışı hafif yumuşak, tatlı, közlenmiş ve dumanlı biraz da pul biberliناعم جداً وطاعم ومتفحم ومبخر من الخارج مع القليل من الفلفل الحار.
Dışı hafif yumuşak, tatlı, közlenmiş ve dumanlı biraz da pul biberliぺカンキノアピラフとともに提供されます んーーー!
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.A área ficava cheia de fumaça com a lenha dos fogões.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.La zona se llenaba de humo por la leña que se quemaba en los hornos.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.L'endroit était rempli de la fumée de feu de bois des poêles.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Obszar był wypełniony dymem przez drewno, które paliło się w piecach.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Η περιοχή γέμιζε με τον καπνό από τα καυσόξυλα.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Вскоре по кварталу поползет дым от разгорающихся дров.
Dumaguete Cityphilippines. kgmCidade de Dumaguetephilippines. kgm
Dumaguete Cityphilippines. kgmCiudad de Dumaguetephilippines. kgm
Dumaguete Cityphilippines. kgmDumaguete Cityphilippines. kgm