Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.Let him kiss me with the kisses of his mouth; for your love is better than wine.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.But he will speak to this nation with stammering lips and in another language;
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.My words shall be of the uprightness of my heart: and my lips shall utter knowledge clearly.
Gönlüne tercüman olacak dil ve dudaklar, vermedik mi?One tongue, and two lips,
Eğitmeni adın anlamını sorduğunda, Koko, Dudaklar ruj olarak yanıtladı.When her trainer asked the meaning of the name, Koko answered, Lips lipstick.
Ağızda, dudaklarda ve yemek borusunda ağrılı yaralar görülür.Painful sores appear on the mouth, lips, and the esophagus.
Kiliks Tip A, kıvrılmış veya dirsek dudakları yok; kısa sapın tepesinde bir "şerit" var.Kylix type A, no turned or "offset" lip; a "fillet" at the top of the short stem.
(Süleymanın Meselleri 13:24) Bir aptalın dudakları çekişmeye girer ve ağzı vuruşları çağırır.(Proverbs 13:24) A fool's lips enter into contention, and his mouth calleth for strokes.
Bu lezyon, burunda, kulaklarda, yanaklarda, dudaklarda ve alında görülür.It is seen on the nose, ears, cheeks, lips, and forehead.
Yiyecekleri dikkatle seçmek için etli dudakları ve uzun bir dili olabilirdi.It may have had fleshy lips and a long tongue for carefully selecting food.
Gertrud gelip ölünün dudaklarından öper.Gertrud eilt herbei und küsst den Toten auf die Lippen.
Üst dudakları ikiye bölüktür.Jede Klappe ist zweigeteilt.
Bir gün birlikte yüzmeye gittiklerinde Elio, Oliver'ı dudaklarından öper.Bei einem Ausflug an einen See versucht Elio Oliver zu verführen.
Büyük dudakları var.Elle a de grosses lèvres.
Çok güzel dudaklarınız var.Vous avez de très belles lèvres.
Dudaklar beyazdır.Ses lèvres sont blanches.
Bir ara dudaklarından şu sözler dökülüverir: Ah yazı!Et Boisvert dira de ce triptyque: « Il se présente et se lit comme un livre sacré.
16 gün sonra göz kapakları 17. gün bıyıklar ve 20. günden sonra da dudaklar belirir.Les paupières sont apparentes à seize jours, les vibrisses à dix-sept et les lèvres à vingt.
Küçük dudaklar (labia minora), kadın dış üreme organlarından biridir.Les grandes lèvres sont une partie de la vulve, partie externe de l’appareil génital féminin.
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.Durante los gritos retraen los labios y las orejas.
İpliksi Siğiller : Özellikle göz kapakları ve dudaklara yakın bölgelerde olurlar.Eurípides la describe con serpientes en la cabeza y ojos centelleantes.
Bu solukluk dudaklarda ya da tırnak yataklarında da izlenebilir.Las llagas también pueden ocurrir en los labios y en la boca.
Üst dudakları ikiye bölüktür.Sus tapas son a doble vertiente.
Kuru dudaklarınız varsa, üzerine düzenli olarak kakao yağı koymanızı öneririm.Se hai le labbra secche, ti consiglio di metterti del burro cacao regolarmente.
Benim dudaklarım çatlamış.Ho le labbra screpolate.
O dudaklarını benimkine bastırdı.Premette le sue labbra sulle mie.
Fourchette pirsingi: İç dudakların alt tarafta birleştikleri kısıma takılan pirsing.Fourchette: piercing che consiste nel forare l'unione tra le grandi labbra sul perineo.
Dudaklar beyazdır.Le labbra sono bianche.
Antik İndus Vadisi Uygarlığı, yüz boyamada ruju dudaklarına sürdüler.Anche le donne nella civiltà della valle dell'Indo usavano abbellirsi, colorandosi le labbra.
Çoğunun dudaklarında bıyıkları bulunur.In molti disegni si vedono anche dei baffi.
Tom Mary'ye geldi ve onu dudaklarından tutkuyla öptü.Том подошёл к Мэри и страстно поцеловал её в губы.
Onu tutkuyla dudaklarından öptü.Он страстно поцеловал её в губы.
Mary beğenmeyerek dudaklarını büzdü.Мэри поджала губы с неодобрением.
Bazı kişiler konuşurken dudaklarını iyi hareket ettirmez.Когда кто-нибудь говорит, у него двигаются только губы.
Dudaklarında hile yoktu.Швов на лбу нет.
Örneğin, modelin dudakları iki pembe çizgi, gözleri ise birkaç siyah fırça darbesi ile şekillendirilmişti.شفاة النموذج كانت عبارة عن خطين ورديين، أما عيناها تتشكل مع عدد قليل من ضربات الشفاة السوداء.
Camlar Şehri'nde Alec, Magnus'ı ailesinin önünde dudaklarından öper ve onlara bir eşcinsel olduğunu söyler.في كتاب مدينة الزجاج قبَّل إليك ماجنوس أمام والديه وكشف لهم أنه مثلي الجنس.
Bu esnada HAL onları duyamasa da, fark ettirmeden dudaklarını okumaktadır."هال" الذي لا يسمعهما يقرأ شفتيهما ويعرف مخططهما.
İç dudakların alt arka uçları genellikle, kıvrımlı deri ile karşıya birleşir.تستتر أذنياه الصغيرتان في كثير من الأحيان تحت الفراء.
Antik İndus Vadisi Uygarlığı, yüz boyamada ruju dudaklarına sürdüler.Já mulheres da antiga Civilização do Vale do Indo usavam batom nos lábios para decoração.
Dudaklarında hile yoktu.Não apresenta lábios espessados.
Anne bebeğini dudaklarından öptü.A mãe beijou o bebê nos lábios.
Alt dudakları ağızlarının yanlarını ve gagalarını kaplar.Haar linkerhand bedekt haar lies en schaamstreek.
Ara ara partnerin dudakları da ısırılır.Het is tevens het jaar waarin Ton van de Ven komt te overlijden.
Dudakların mavi.Jouw lippen zijn blauw.
16 gün sonra göz kapakları 17. gün bıyıklar ve 20. günden sonra da dudaklar belirir.Po 16 dniach widać powieki, wąsy po 17 dniach, a wargi po 20.
Dudakları eni konu etliydi.Jego usta wykrzywiły się.
Öpücük, dudakların bir kişiye veya bir nesneye dokundurulması ya da bastırılması durumudur.En kyss, där läpparna kan vara stängda eller öppna.
Üst dudakları ikiye bölüktür.Den övre läppen är kluven i två delar.
Küçük dudaklar (labia minora), kadın dış üreme organlarından biridir.Малі статеві губи (лат. lábia minóra pudéndi) — частина зовнішніх жіночих статевих органів.
Camlar Şehri'nde Alec, Magnus'ı ailesinin önünde dudaklarından öper ve onlara bir eşcinsel olduğunu söyler.Ve Měste ze Skla, Alec políbí Magnuse před svými rodiči, čímž se jim odhalí jako homosexuál.
“Mükemmel” dedi Ladlentender, dudaklarını şapırdatarak.Mám tolik skvělých vzpomínek, řekl Sakic a zadržoval slzy.
Jolie ile ilgili en çok ilgi çeken şeylerden birisi de dudakları oldu.Další o koho se Lilith zajímá jsou muži.
16 gün sonra göz kapakları 17. gün bıyıklar ve 20. günden sonra da dudaklar belirir.Pleoapele sunt vizibile la 16 zile, mustățile la 17 de zile, iar buzele la 20 de zile.
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.În timpul strigătelor, buzele se retrag și urechile sunt aduse înapoi.
Çoğunun dudaklarında bıyıkları bulunur.La colțurile gurii se găsește câte o mustață.
Bu tür el öpmede el nazikçe tutulurken dudaklar hafifçe parmakların eklemlerine değdirilir.Sărutarea mâinii, este acel sărut când buzele ating dosul palmei.
Dudaklarında hile yoktu.Nincsenek az ajkán tapogatószálak.
Qarth'da bulunan dört sihirbazın şaraplarını içtiğinden dudakları onlar gibi mavi renktedir.A keresztelőkápolna padlóján négy kantharosz látható, amelyekből ömlik ki a bor.
Bu Ah yazı sözü zamanla dudaklarda tekrarlanır.Az 'ü' betűt szövegekben olykor y betűvel helyettesítik.