Ana içeriğe geç
Sözlük

duba ile cümle

duba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Ik vergelijk Dubai met een hand die iedereen steunt die dingen wil laten gebeuren.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.두바이는 내게 손과 같아요 이러한 일들이 일어나기 바라는 사람들을 지지하고 있죠
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Pentru mine, Dubai este ca o mana care sustine pe oricine vrea sa realizeze ceva.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Το Ντουμπάι, για μένα, είναι σαν ένα χέρι που στηρίζει όποιον θέλει να δημιουργήσει κάτι.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Для меня Дубаи - как рука, которая поддерживает каждого, кто желает что-то делать.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.Дубай, за мен, е като ръка, която поддържа всеки, който иска да задейства неща.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.דובאי, בשבילי, היא כמו יד שתומכת בכל אחד שרוצה להזיז דברים.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.ان دبي ، بالنسبة لي ، هي كاليد التي تدعم كل من يريد أن يجعل الأشياء تحدث.
Benim için Dubai, bir şeyleri başarmak isteyenleri destekleyen bir el gibi.人に差し伸べられる手のようなものです 20年前は
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Acestea au descoperit că jumătatea superioară a oceanului se încălzește la o rată considerabilă.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Ces flotteurs révèlent que la moitié supérieure de l'océan gagne en chaleur à un rythme élevé.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Deze drijvers laten zien dat de bovenste helft van de oceaan in vrij hoog tempo warmer wordt.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Diese Bojen zeigten, dass die obere Hälfte der Ozeane in großem Maße Wärme aufnimmt.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Estas boias revelam que a metade superior do oceano está a ganhar calor a um ritmo substancial.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Estos flotadores revelan que la mitad superior del océano se está calentando a una velocidad considerable.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.이런 장치들이 바다 수심의 상층부가 상당한 비율로 열을 빨아 들이고 있다는것을 밝혀냈습니다.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Laitteet paljastavat, että valtamerien ylemmät kerrokset lämpenevät kovaa vauhtia.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Những chiếc phao này cho thấy nửa trên của đại dương đang nóng ở mức độ cho phép.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Queste boe rivelano che la metà superiore dell'oceano sta acquisendo calore ad un ritmo sostanziale.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Sondy te wykazały, że górna połowa oceanu ociepla się w znaczącym tempie.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Tyto plováky odhalují, že horní polovina oceánu podstatným tempem získává teplo.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Αυτές οι σημαδούρες αποκάλυψαν ότι το άνω μισό του ωκεανού αποκτά θερμότητα με σημαντικό ρυθμό.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.По измерениям буёв оказалось, что поверхностные слои океана достаточно интенсивно поглощают тепло.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.Тези шамандури разкриват, че горната половина на океана се затопля със значителен темп.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.הרפסודות האלה גילו שהחצי העליון של האוקיינוס צובר חום בקצב משמעותי.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.هذه العوامات أظهرت أن الجزء العلوي من المحيط يكتسب الحرارة بمعدل كبير.
Bu dubalar gösterdi ki, okyanusun üst yarısı azımsanamayacak bir hızla ısı kazanıyor.海の浅い上部では 非常に高い率で温度が上昇していました 深海部では上部よりは緩やかに上昇していました
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Das ist auch so, weil die meisten Mitglieder Frauen sind, die als Einwanderinnen nach Dubai gekommen sind.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Esto también se debe a que muchos miembros son expatriados que viven en Dubai.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Il faut savoir que de nombreux membres sont des expatriés de Dubai.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.„Skupina Harley je něco jako jejich široká rodina,“ říká.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Un alt motiv este că majoritea membrilor sunt expatriați în Dubai.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Είναι κι επειδή πολλά μέλη είναι αλλοδαποί που ζουν στο Ντουμπάι.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Члены клуба чувствуют, что они - одна большая семья.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.A čo je šialené, je kríza, dokonca aj v Dubaji, ale podľa cien tam, by ste to nezistili.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.A co je šílené -- máme teď recesi, dokonce i v Dubaji, ale podle cen byste to nepoznali.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Co najlepsze - kryzys dotknął także Dubaj, nie poznacie jednak po cenach.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Điều điên rồ là, khi kinh tế suy thoái, thậm chí với cả Dubai, bạn sẽ khó mà biết được chuyện giá cả.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.E o que é de loucos — há uma recessão, até no Dubai, mas ninguém diria, pelos preços.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.És ami őrületes - válság még Dubai-ban is van, bár az árak alapján, ez nem mondható el.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Hulluinta on, että lama on iskenyt jopa Dubaihin, mutta sitä ei huomaa hinnoista.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Iar nebunia e ca acum e recesiune, chiar si in Dubai, dar, dupa preturile de aici, n-ai zice.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.그리고 정말 대단한 건 지금 두바이도 불황입니다. 그런데 가격을 보고는 모릅니다.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.La cosa folle... c'è la recessione, anche a Dubai, ma dai prezzi non ve ne accorgereste.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Wat bizar is, zelfs in Dubai is er een recessie, maar je zou het niet zeggen als je de prijzen ziet.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.Y lo loco es que hay una recesión en curso, incluso en Dubai, pero uno no lo nota si mira los precios.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.И това, което е лудо е, че има рецесия, дори и в Дубай, но няма да познаете по цените.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.И что невероятно -- рецессия везде, даже в Дубае, но вы не догадаетесь по ценам.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.ומה שמשוגע זה... יש מיתון, אפילו בדובאי, אבל לא הייתם מנחשים על פי המחירים.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.وما هو مجنون -- هناك ركود يحدث ، حتى في دبي ، ولكنك لا تعرف الأسعار هناك.
Çılgın olan şey ise -- Dubai'de bile durgunluk söz konusu ama bunu fiyatlardan anlayamıyorsunuz.物価に反映されないことです ドバイモールでは フローズン ヨーグルトを
Dubaïemirates. kgmドバイemirates.kgm
Dubai'ye gelmek daha karlı.Sokkal jobban megéri eljönni Dubaiba.
Dubai'ye gelmek daha karlı.Γι' αυτό ήρθα στο Ντουμπάι.
Dubai'ye gelmek daha karlı.給料は故郷の子供たちに 送ってます
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Ada sebuah mall di sana, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Au un mall acolo, Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.C'è un centro commerciale, il Dubai Mall.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Die haben da eine Post, die Dubai Post.
Dubai AVM adlı bir alışveriş merkezleri var.Họ có một khu mua sắm, Dubai Mall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod