Dubai'ye taşındım.私の仕事はブランドを中東の観客と繋ぐことでした
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarA Dubai, les femmes enfourchent leur Harley et tant pis pour les stéréotypes
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarAuf Dubais Straßen schmeißen sich Frauen auf ihre Harleys und zerschlagen Vorurteile
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarEn las pistas de Dubai, las mujeres se suben a las Harleys y rompen con los estereotipos
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarPe străzile din Dubai, femeile conduc motociclete Harley și distrug stereotipurile
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarŽeny na dubajských silnicích osedlávají motorky a boří stereotypy
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarΣτους δρόμους του Ντουμπάι, γυναίκες καβαλάνε μηχανές Harley κόντρα στα στερεότυπα
Dubai Yollarındaki Kadınlar Harley Üstünde Kalıp Yargıları YıkıyorlarНа дорогах Дубая женщины на Харлеях рушат стереотипы
Dubawnt GölüDubawnt Lake
En büyüğü olan okyanuslar, 3000'den fazla Argo dubası yerleştirilene kadar en az başarıyla ölçüleniydi.3,000개 이상의 아르고 장치(바다에 떠다니는 측정장치)가 전세계 대양에 뿌려지기 전까지는 측정조차 안 되는, 바다는 지구에서 가장 큰 열 저장소였습니다.
En büyüğü olan okyanuslar, 3000'den fazla Argo dubası yerleştirilene kadar en az başarıyla ölçüleniydi.3000機のアルゴフロートを世界の海に 配置してから計測され始めました このフロート計測から分かったのは
En büyüğü olan okyanuslar, 3000'den fazla Argo dubası yerleştirilene kadar en az başarıyla ölçüleniydi.Na najsłabiej zbadanym, największym zbiorniku, oceanie, rozmieszczono ponad 3 tysiące sond Argo.
En büyüğü olan okyanuslar, 3000'den fazla Argo dubası yerleştirilene kadar en az başarıyla ölçüleniydi.أكبر خزان، المحيط، كانت الأقل قياسا بشكل جيد، إلى أن تم توزيع أكثر من 3,000 عوامات آرغو حول محيط العالم.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.Amanda Fisher dit que le club des Harley-Davidson à Dubai est très soudé.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.Fisher dice que la sección Harley-Davidson en Dubai es una comunidad unida.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.Fisher sagt, dass die Harley-Davidson Gruppe eine eng verbundene Gemeinschaft ist.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.Fisher spune că grupul Harley-Davidson din Dubai este o comunitate bine închegată.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.Fisher uvádí, že Harley-Davidson je v Dubaji pevně semknutou komunitou.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.Η Fisher λέει πως η ομάδα Ηarley-Davidson στο Ντουμπάι είναι μια κλειστή σφιχτή κοινότητα.
Fisher Dubai'deki Harley-Davidson grubunun birbirine kenetlenmiş bir topluluk olduğunu söylüyor.По её словам, дубайский клуб Харлей-Дэвидсон - тесно сплоченное сообщество.
Harley süren Dubaili Kadınlar Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nü belirttikten sonra Dubai'ye dönüyor."Dubai Ladies of Harley Drivers" auf ihrem Weg zurück nach Dubai.
Harley süren Dubaili Kadınlar Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nü belirttikten sonra Dubai'ye dönüyor.Les Harley Ladies de retour en ville, à Dubai, après avoir participé à l'International Female Ride Day two.
Harley süren Dubaili Kadınlar Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nü belirttikten sonra Dubai'ye dönüyor.Ženy na cestě zpět do Dubaje po oslavě druhého Mezinárodního dne jízdy žen.
Harley süren Dubaili Kadınlar Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nü belirttikten sonra Dubai'ye dönüyor.Οι Ladies of Harley επιστρέφουν στο Ντουμπάι έπειτα από την Παγκόσμια Ημέρα Γυναικών Οδηγών Μοτοσικλέτας.
Harley süren Dubaili Kadınlar Uluslararası Dünya Kadınlar Sürüş Günü'nü belirttikten sonra Dubai'ye dönüyor.Леди Харлей возвращаются в Дубай после празднования Международного дня женщин-байкеров.
İnsanları oraları ziyaret etmeleri için teşvik ediyorum. Mesela, Dubai -- harika bir yer.J'encourage toujours les gens à visiter ces endroits. par exemple, Dubai -- un endroit cool.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Contohnya, saya mengajak putra saya yang berusia dua tahun ke taman bermain di Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.De exemplu, mi-am dus fiul de doi ani la terenul de joaca de la Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Esimerkiksi, vein kaksivuotiaan poikani Dubai Mallin leikkikentälle.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.예를 들면 두바이 몰에 있는 놀이터로 제 두살짜리 아들을 데리고 갔습니다.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Levei o meu filho de dois anos a um parque infantil no "Dubai Mall".
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Mint például amikor a Dubai Mall-ban elvittem a kétéves fiamat a játszótérre.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Napríklad som vzal svojho dvojročného syna na ihrisko v Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Například, vzal jsem na hřiště v Dubai Mall svého dvouletého syna.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Par exemple, j'ai emmené mon fils de deux ans au parc de jeux au Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Per esempio, ho portato mio figlio di due anni al parco giochi del Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Por ejemplo, llevé a mi hijo de 2 años al patio de recreo de Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Ví như khi tôi dẫn đứa con 2 tuổi của mình đi chơi ở Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Zabrałem swojego dwulatka na plac zabaw w Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Zo nam ik bijvoorbeeld mijn zoontje van twee mee naar een speelplaats in de Dubai Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Zum Beispiel: ich brachte meinen zwei Jahre alten Sohn in den Spielplatz der Dubai Post.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Για παράδειγμα, πήγα τον δύο ετών γιο μου στον παιδότοπο του Ντουμπάι Mall.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Например, аз заведох двегодишния си син на детската площадка в Дубай Мол.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.Например, я отвел своего двухлетнего сына на детскую площадку в "Дубае".
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.לדוגמא, לקחתי את הבן שלי, בן שנתיים, למגרש משחקים בקניון דובאי.
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.على سبيل المثال ، أخذت ابني ذو السّنتين إلى الملعب في مركز دبي للتسوّق .
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.連れて行きました 息子をアメリカ中の
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Contohnya, Dubai -- tempat yang keren.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.De exemplu, Dubai - un loc super.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Dubai bijvoorbeeld -- leuke plek.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Dubai zum Beispiel!
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Esimerkiksi Dubai -- makee mesta.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.예를 들어, 두바이는 정말 멋진 곳이죠.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Napríklad Dubaj... skvelé mesto.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Například Dubaj -- skvělé místo.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Na przykład Dubaj - świetne miejsce.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.O Dubai, um sítio bem fixe.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Például Dubai-ba - óriási hely.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Per esempio Dubai... un posto fantastico.
Mesela, Dubai -- harika bir yer.Por ejemplo, Dubai. Un lugar cool.