duanı ile cümle

duanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Senin sessizliğin bile bir duanın parçası olabilir.Even your silence can be a part of prayer.
Duanı eksik etme.Keep your fingers crossed.
Fadıl, duanın gücünün sorunlarını çözeceğine inandı.Fadil believed the power of prayer would solve his problems.
Duanıza icabet ederim."I ask forgiveness."
Dolayısıyla duanın kullanımı önemli bir teolojik nokta yaratmaktadır.The novel has a significant religious thematic focus.
Son duanı et, A.J.!Make your peace with God, A.J.!
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Auras; the afterlife; the power of prayer?"
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum.I don't know how long that prayer lasted coming from deep within my soul.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.And said, Cornelius, thy prayer is heard, and thine alms are had in remembrance in the sight of God.
De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
De ki: "İbadetiniz (duanız) olmasa Rabbim size ne diye değer versin?"Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
Rabbiniz: "Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim.Your Lord has said: "Call to Me that I may answer your call.
De ki: "Duanız/davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın?Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
(Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa?Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
De ki: “Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki?Ama siz, ey inkârcılar!Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
De ki, "Duanız olmasa Rabbimin yanında değeriniz yoktur.Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler.If ye call Unto them, they hear not your calling, and even if they heard, they could not answer you.
Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler.If ye call Unto them, they hear not your calling, and even if they heard, they could not answer you.
Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler.If you pray to them, they cannot hear your prayer.
O halde bana ibadet et ve namazını/duanı, beni hatırlayıp anmak için yerine getir."So serve Me and establish Prayers to remember Me.
De ki: "İbadetiniz (duanız) olmasa Rabbim size ne diye değer versin?" Ey inkarcılar!(Muhammad), say (to the disbeliever) "It does not matter to my Lord whether you worship Him or not.
Duanın tamamı Allah’a ait 250 isim ile 750 sıfat ve münâcâtı kapsar.Der Gebetssaal für Frauen kann 750 Gläubige aufnehmen und fällt vergleichsweise bescheiden aus.
Duanıza icabet ederim."Pediré por ti".
Duanıza icabet ederim."Молю вас, умоляю».
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.الأشكال الأساسية الصلاة هي الثناء، الدعاء، الشفاعة، و الشكر.
Duanıza icabet ederim.""امرؤ القيس". "
Duanıza icabet ederim."Ik zal voor je bidden."
Duanın metni geçmişte filologlar tarafından lisanları karşılaştırmak için kullanılmıştır.Vroeger werden zelfs eerstedagenveloppen gebruikt voor correspondentie tussen filatelisten.
Duanıza icabet ederim.""Wysłuchaj moją modlitwę".
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Sådana gottgörelser är fastor, olika slags späkningar, böner, allmosor, vallfärder med mera.
Duanıza icabet ederim.""Přišel jsem na Tvůj příkaz.
Duanıza icabet ederim."Rugați-vă pentru ei!".
Salât dua etmek, ikametü's-salât ise "duanın yerine getirilmesi" anlamlarına gelir.Al-Ashath: El (Profetul) se trezea pentru rugăciune la auzul cântului unui cocoș.
Duanıza icabet ederim."Úgy kér kegyet."
Duanıza icabet ederim."Toivon, että autatte minua rukouksillanne.»
Duanıza icabet ederim."Επαινώ την αντοχή σας».
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Bønnen har ulike formål, for eksempel takksigelse, lovprisning, tilbedelse, klage, ønske eller forbønn.
Duanıza icabet ederim."「そなたの願いを聞き入れた。
Duanıza icabet ederim."謹題請旨』。
Duanıza icabet ederim."당신의 말씨를 들으니 분명하오.”
Salât dua etmek, ikametü's-salât ise "duanın yerine getirilmesi" anlamlarına gelir.초대(招待)는 어떤 모임에 참가해 줄 것을 청하는 것을 말하며, 다음의 뜻도 있다.
Duanıza icabet ederim."שִׂים אוֹתִי כְּאֶחָד מִשְכִירֶיךָ".
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Има различни форми на молитва, като просителска молитва, смирена молитва, благодарност и хвала.
Dolayısıyla duanın kullanımı önemli bir teolojik nokta yaratmaktadır.Фактът, че и двамата вдигат оръжие е голям проблем от гледна точка на католическата сакраментална теология.
Matta 6:9 - 13'e göre, duanın tam olarak Türkçe karşılığı: Atamız ki göktesin.Матей 6:9 – 13, „А молете се тъй: Отче наш, Който си на небесата!
Erişim tarihi: 19 Aralık 2010. ^ ""Hayır duanız yeter"".Margines, ale..., 2010 г. Wbrew sobie.
Duanıza icabet ederim."Moje spoznanje Tebe naj bo moj zagovor pri Tebi.'
Bu duanın yazarı kim bilmiyorum.Nežinau, kas šio sakinio autorius.
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Auren, das Jenseits, die Kraft eines Gebets?"
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Je commence à réaliser que je la regarde fixement.
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Las auras; la vida después de la muerte; el poder de las oraciones?"
Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"או מוארות או אפילו חיים-שמעבר או כוחה של תפילה"
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum. Bu dua derin ruhumun içinden geliyor.Nie wiem, jak długo trwała ta modlitwa pochodząca wprost z głębin mojej duszy.
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum. Bu dua derin ruhumun içinden geliyor.Nu stiu cat de mult a durat ca acea rugaciune ce venea din adancul sufletului meu...
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum.Không biết lời cầu khẩn đó kéo dài bao lâu... ...lời cầu khẩn từ tận đáy lòng tôi.
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum.Nem tudom meddig tartott ez az ima ami a lelkem mélyéről jött.
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum.Nevím, jak dlouho ta modlitba trvala, vycházela z hloubi mé duše.
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum.Non so quanto tempo durò quella supplica che veniva dal profondo della mia anima.
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum.Не знаю, как долго длилась моя молитва пришедшая из глубины моей души.
Bilim medyumları nasıl açıklayabiliyor? Auralar, ölümden sonraki yaşam, duanın gücüne ne diyor?"Πώς εξηγεί η επιστήμη τα μέντιουμ την αύρα, τη μετά θάνατον ζωή, τη δύναμη της προσευχής;
İlgili Sayfalar