Oh, ayı draması.Ωχ, αρκουδο-δράμα.
Oh, ayı draması.Медвежья драма.
Oh, ayı draması.今日は荒れるんじゃないの
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.Ach komm schon, jetzt übertreibst du aber....
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.Oh, allez, tu dramatises.
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.Oh, daj spokój, w tej chwili jesteś zbyt dramatyczny.
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.Oh, hold op. Nu er du bare dramatisk.
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.Ugyan már, te dramatizál.
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.Ω, έλα τώρα είσαι απλά δραματικός.
Oh, hadi, fazla dramatik davranıyorsun.О, стига, драматизираш.
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Az esemény drámaisága - az, hogy annyira látványos?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Dat het zo dramatisch is -- of zo spectaculair?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?E' la drammaticità dell'evento, il fatto che sia così spettacolare?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Er det det dramatiske ved begivenheden -- at det er så opsigtsvækkende?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?¿Es acaso el drama del evento -- lo que es tan espectacular?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Est-ce que c'est le choc de l'événement --
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Este vorba despre drama evenimentului - ea e atât de spectaculoasă?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Ist es die Dramaturgie des Ereignisses -- die es so spektakulär macht?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Je to dráma okolo tej udalosti -- že je tak pútavá?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Je to drama události -- že je tak poutavá?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Tính kinh hoàng của sự kiện thật khủng khiếp?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Драмата около случката ли е - толкова ли е поразителна?
Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?Трагедия этого события -- то, что оно настолько эффектно?
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.A jelentőségük beleolvad a főműsoridő eltúlzott hatásvadászatába.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Hun belang vermengt zich met het sensationele drama van 'prime time' TV.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Ich znaczenie wstapia się w wyreżyserowany dramat telewizji w godzinach szczytu.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Ihr Gewicht fügt sich nahtlos in die aufgeblasenen Dramen der Programme zur Hauptsendezeit ein.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Importanţa lor se estompează în faţa dramei plină de senzaţionalism ce apare în programele de maximă audienţă.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Jejich důležitost se smíchá se senzacechtivými dramaty v hlavním vysílacím čase.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Kepentingan mereka menjadi tercampur dengan drama penuh sensasi di jam tayang utama TV.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.그 중요성은 선정적인 황금 시간대 드라마에도 녹아들어가 있다.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.La loro importanza si mischia al dramma sensazionalizzato della prima serata televisiva.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Leur importance est dramatisé à la télé aux heures de grande écoute.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Su importancia se disuelve en el drama sensacionalizado. de la TV en hora estelar.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Tầm quan trọng của chúng hoà với những vở kịch được bi kịch hoá trên TV vào giờ cao điểm
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Η σημασία τους μπλέκεται με τον επιτηδευμένο δραματισμό της βραδινής ζώνης της τηλεόρασης.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Важността им избледнява до сензационна драма в прайм тайма.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Важность этих событий растворяется в сенсационной драме, транслирующейся по телевидению.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Їхня важливість розчиняється у сльозогінній драмі прайм-таймового ТБ.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.החשיבות שלהן מתערבבת לתוך דרמה סנסציונית של טלייזייה בפריים טיים.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.أهميتها تمزج مع الدرامة المثيرة على التلفاز
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.大げさなドラマにも見られる 今のゲームの素晴らしさは リアルなグラフィック
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.C'è un processo di idealizzazione, glorificazione e drammatizzazione, e non è solo il caso delle persone.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.Există un proces de idealizare, de glorificare și de dramatizare, și nu e doar în cazul oamenilor.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.Hay un proceso de idealización, glorificación y dramatización, y no solamente en el caso de las personas.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.Het is een proces van 'idealisering, verheerlijking en dramatisering' en dat geldt niet alleen voor mensen.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.이상화, 미화, 극화의 과정이 존재합니다. 그리고 그것은 단지 사람에게만 국한된 것은 아닙니다.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.To cały proces wyidealizowania, gloryfikowania i udramatyzowania, i nie odnosi się on wyłącznie do ludzi.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.В этом процессе три составляющие: идеализация, прославление, драматизация, и это касается не только людей.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.Съществува процес на идеализация, възхвала и драматизиране, който не се отася само до хората.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.יש תהליך של אידיאליזציה, גלוריפיקציה ודרמטיזציה, וזה לא רק במקרה של אנשים.
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.هناك عملية معالجة مثالية، للتمجيد والدراماتيكية وهذا لا ينطبق فقط على الأشخاص
Ortada "idealleştirme, yüceltme ve dramatize etme" süreci vardır, ve bu sadece insanlar için geçerli değildir.これは人だけに 限ったことではありません
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Contoh yang paling dramatis datang dari kelainan saraf yang dikenal sebagai sindrom Capgras.
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Ein besonders dramatisches Beispiel dafür entsteht durch eine neurologische Störung namens Capgras-Syndrom.
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Ennek egy Capgras-szindrómaként ismert neurológiai zavarból származik egy különösen drámai példája.
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Erityisen dramaattinen esimerkki tästä on neurologinen häiriö nimeltä Capgrasin oireyhtymä.
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Et særlig dramatisk eksempel på dette kommer fra en neurologisk lidelse der hedder Capgras syndrom.
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Ett särskilt dramatiskt exempel på detta kommer från en neurologisk åkomma som kallas Capgras syndrom.
Özellikle dramatik olan bir örnek Capgras sendromu adıyla bilinen nörolojik hastalıktan gelir.Mimoriadne dramatický príklad predstavuje neurologická porucha známa ako Capgrasov syndróm.