dr. ile cümle

dr. kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kadar dramatik olma.Don't be so dramatic.
Böyle dramatik olmayı bırak.Stop being so dramatic.
Dr. Zamenhof Esperantoyu yarattı.Dr Zamenhof created Esperanto.
Çok dramatiksin.You're so dramatic.
Dresden, Elbe'deki Floransa olarak bilinirdi.Dresden was known as Florence on the Elbe.
Dresden, 1945'te bombalandı.Dresden was firebombed in 1945.
Drenaj tıkanmıştı.The drain was clogged.
Dr. Schmidt'le konuşmak isterim.I'd like to speak to Dr. Schmidt.
O aşırı dramatik olma eğiliminde.She tends to be over-dramatic.
Biraz aşırı dramatik olduğunu düşünüyorum.I think you're being a bit over-dramatic.
Tom, o biraz aşırı dramatik değil mi?Isn't that a little overdramatic, Tom?
Biraz aşırı dramatik olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think you're being a little overdramatic?
"Red Dragon" tanınmış bir kumar ve esrarkeş batakhanesi.The "Red Dragon" is a well-known gambling and opium den.
Dr. Georges'un sekreteri Japon.Dr. Georges's secretary is Japanese.
Tom dramatik bir etki için durakladı.Tom paused for dramatic effect.
Bay Tsugi'nin o TV dramada söylediği halk şarkısının adı nedir?What's the name of the folk song that Mr. Tsugi sang in that TV drama?
Benim bir Dreamcast'ım var.I have a Dreamcast.
Ben Dreamcast'ımla oynuyorum.I'm playing with my Dreamcast.
Neden senin etrafında bu kadar çok dram var?Why is there always so much drama around you?
Dravidyan dillerinden, Telugu, Tamil, Kannada ve Malayalam çok konuşmacıya sahip.Of the Dravidian languages, Telugu, Tamil, Kannada, and Malayalam have the most speakers.
Dr. Patterson, bir psikolog, Koko'nun zekasını test etti.Dr. Patterson, a psychologist, tested Koko's intelligence.
Dr. Jackson otopsi yapıyor.Dr. Jackson is performing an autopsy.
Tom ve arkadaşları bodrumda Dungeons and Dragons oynuyorlar.Tom and his friends are playing Dungeons and Dragons in the basement.
Ailemde birçok dram var.There's a lot of drama in my family.
Mary, şimdiye kadar gördüğüm en iyi drama kraliçesidir.Mary is by far the best drama queen I have ever seen.
O çok dramatik.That's very dramatic.
Tom aşırı dramatik olma eğilimindedir.Tom tends to be overdramatic.
Mario Draghi, Avrupa Merkez Bankası'nın başkanıdır.Mario Draghi is the head of the European Central Bank.
Dr. Tom Jackson ilacın karaciğer hasarına neden olabileceğini keşfetti.Dr Tom Jackson discovered that the drug could cause liver damage.
Dr. Jemison mükemmel bir caz dansçısıdır.Dr. Jemison is an excellent jazz dancer.
Dr. Sagan miyelodisplazi adlı ender bir kemik iliği hastalığından muzdaripti.Dr. Sagan suffered from a rare bone marrow disease called myelodysplasia.
Bu dramanın yazarı kimdir?Who is the author of this drama?
Kaptan Draak "buradan Alpha Centauri'ye 4 ayda ulaşabiliriz" diyor."From here, we can reach Alpha Centauri in 4 months," says Captain Draak.
Dr. Jackson Avustralya'daki en iyi kalp uzmanlarından biridir.Dr. Jackson is one of the best heart specialist in Australia.
G-Dragon benim gelecekteki kocamdır. O henüz bunu bilmiyor olabilir ama bu değişmez.G-Dragon is my future husband. He may not know it yet, but it's set in stone.
Dramatize etmeyi kesin.Stop dramatizing.
Dramatize etme. Her şey iyi.Don't dramatize. Everything's fine.
Hep bu kadar dramatik olmak zorunda mısın?Do you always have to be so dramatic?
Yazarlar, istatistiksel analizleri için Dr Jackson'a teşekkür etmek istiyorlar.The authors would like to thank Dr. Jackson for his statistical analyses.
Dramatik bir şey olmayacak.Nothing dramatic will happen.
Tom bir drone aldı.Tom bought a drone.
Tom dronunu kaybetti.Tom lost his drone.
Tom bir dron almak istiyor.Tom wants to buy a drone.
Neden çok dramatik olmak zorundasın?Why do you have to be so dramatic?
Bela Lugosi kont Dracula rolüyle ünlü oldu.Bela Lugosi became famous for his role as count Dracula.
Amazon paketleri teslim etmek için dronlar kullanmak istiyor.Amazon wants to use drones to deliver packages.
Biz bu dramayı aşırı dramatize etmemeliyiz.We shouldn't overdramatise this drama.
Biz bu dramayı abartmamalıyız.We shouldn't overdramatise this drama.
Dramatik müziğin bu sahnede iyi bir etkisi olabilir.Dramatic music might be a good effect in this scene.
Şartlar dramatik bir şekilde değişti.Things changed dramatically.
O sayı dramatik bir şekilde arttı.That number has increased dramatically.
Dönüşüm dramatikti.The transformation was dramatic.
Havuzlar drene ediliyor.The pools have been drained.
Tom biraz dramatik olabilir.Tom can be a little dramatic.
Fark dramatiktir.The difference is dramatic.
Dr. Jackson'ın bir sürü hastası var.Dr. Jackson has a lot of patients.
Dr. Sadık toplulukta bir süper yıldızdı.Dr. Sadiq was a superstar in the community.
Dr. Sadık hastaları kontrol etti.Dr. Sadiq checked on the patients.
Dr. Sadık, Leyla'nın kusmuğunda arsenik buldu.Dr. Sadiq found arsenic in Layla's vomit.
Leyla son derece dramatikti.Layla was extremely dramatic.

İlgili Sayfalar