Ana içeriğe geç
Sözlük

doz ile cümle

doz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle her türlü uzun süreli tedavilerde doz yavaş yavaş azaltılmalıdır.Portanto, deve-se retirar a dose de modo gradual.
Diğer olası faktörler ise kandaki düşük potasyum seviyesi ya da yüksek dozda adrenalindir.Outros fatores possíveis são hipercaliemia ou altas doses de adrenalina.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.Faleceu em 1972 devido a dose excessiva de soníferos.
1987 yılında AIDS teşhisi konulan Arenas 1990'da aşırı dozda alkol ve ilaç alarak intihar etti.Em 1990, terminada a obra, Arenas suicidou-se com uma dose excessiva de álcool e droga.
Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu olduğu belirlendi.A causa da morte foi overdose acidental de drogas.
Tablet, ilacın dozaj şekillerinden biridir.O Pamelor é o medicamento de referência desta classe de fármacos.
Vakaların %16-%35'inde ikinci doz gereklidir.Bij 16 tot 35% van de gevallen is een tweede dosis nodig.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Meer dan twee doses zijn zelden nodig.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.In 1978 pleegde hij zelfmoord met een overdosis slaappillen.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Meestal is niet meer dan één dosis nodig, en dat wordt in het algemeen ook als heel veilig gezien.
Festivalde iki kişi aşırı doz uyuşturucu kullanımı nedeniyle hayatını kaybetmiştir.Tijdens het evenement overleden op verschillende locaties drie personen als gevolg van het gebruik van drugs.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Een dosis dexamethason van 0,15, 0,3 of 0,6 mg/kg lichaamsgewicht blijken allemaal even goed te werken.
Bu dozlar gerektiğinde 4-6 saatte bir tekrarlanır.Bij beslag moet elke 4-6 weken worden bekapt.
Bu önemli bir radyasyon dozuna sonuç açabilir.Met een krachtige röntgenbundel zou dit mogelijk moeten zijn.
Yapılan otopsi yüksek dozda uyuşturucu ve alkol nedeni ile hayatını kaybettiği açıklandı.Hij was blijkens de autopsie overleden aan een dodelijke combinatie van alcohol en drugs.
5 mg’dan az ‘düşük’, 10 mg’dan fazla ‘yüksek’ doz olarak nitelendirilir.Een dosis van meer dan 15 mg, wordt als hoog beschouwd.
Tam Doze durumu cihaz uzun bir süre için sabitse, etkinleştirilir.En als hij almachtig is, dan zou hij in staat zijn om dit te doen.
28 yaşında aşırı dozda eroin yüzünden ölmüştür.Hij stierf op 28-jarige leeftijd aan een overdosis.
30 mg doz kat'î ölüme yeter miktardır.Een dosis van 400 mg kan al dodelijk zijn.
Otopsi sonucu aşırı kilolardan veya aşırı dozda uyuşturucudan öldüğü biliniyor.Hij blijkt te zijn gestorven door een overdosis drugs of medicijnen.
Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.Voor de therapie behoeft men niet in vorige levens te geloven.
Yüksek dozda Eroin ölümcül olabilir.Blootstelling aan hoge doses kan dodelijk zijn.
İlaç günde bölünmüş iki veya ya da üç doz halinde alınabilir.Pizza, daar kan ik elke dag wel een stuk of drie van naar binnen werken.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .De acute orale letale dosis (LD50) bij ratten is 0,56 mg/kg.
Doğru' doz ve zamanlamayı seçmek.Denk aan de hoek- en tijdmeting.
Temel olarak iki tür radyasyon okuma yöntemi vardır; sayım veya radyasyon dozu.De uitgezonden straling heeft twee componenten: gereflecteerde straling en warmtestraling.
Ön tarafta dozer bıçağı bulunur.Aan de voorzijde is een dakruiter geplaatst.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Podanie większej liczby dawek rzadko jest konieczne.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.W 1978 popełniła samobójstwo, zażywając środki nasenne.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Pojedyncza dawka jest zazwyczaj wystarczająca i uważana za bezpieczne rozwiązanie.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Deksametazon w dawce 0,15, 0,3 i 0,6 mg/kg wydaje się równie dobrym rozwiązaniem.
Bogojevic, daha sonra ring adını Otis Dozovic olarak değiştirdi.Od tamtej pory Bogojevic przyjął pseudonim ringowy Otis Dozovic.
25 Haziran 2001'de aşırı dozda uyuşturucudan 35 yaşında ölmüştür.Zmarł nieoczekiwanie 25 czerwca 2001 r. w wieku 35 lat, przedawkowując heroinę.
1979 yılında Sid Vicious aşırı doz eroinden hayatını kaybetti.W lutym 1979 Vicious zmarł w wyniku przedawkowania heroiny.
Kural olarak etkili olabilen en düşük doz kullanılmalıdır.W każdym przypadku należy podawać najmniejszą dawkę skuteczną.
Terapötik cevaba göre doz günde 7.5 mg'a indirilebilir.W zależności od skuteczności terapeutycznej dawkę można zmniejszyć do 7,5 mg na dobę.
İlk doz denemesi başarısız oldu.Pierwsza próba nie powiodła się.
M5 Dozer.IS-5 Kaczka.
Tedavi dozu 0,5 g'dır.Maksymalna dobowa dawka leku wynosi 0,4 g.
Bu ilaç, düşük doz kullanması gereken hastaların ihtiyacını karşılıyor.Oto lekarz ma pacjenta wymagającego dużych dawek rzadkiego leku.
Ağır böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarında günlük toplam doz 7.5 mg'ı aşmamalıdır.U pacjentów dializowanych z ciężką niewydolnością nerek nie należy stosować dawki większej niż 7,5 mg na dobę.
Bununla birlikte, Aralık 2007'de Eminem, aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.W marcu 1980 roku był hospitalizowany z powodu przedawkowania narkotyków.
40 yaşında aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle ölmüştür.Zmarł w wieku 43 lat z powodu przedawkowania leków.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Popełniła samobójstwo przez przedawkowanie tabletek nasennych.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda uygulanacak günlük doz yarıya indirilmelidir.Comiesięczne badanie piersi powinno być szeroko propagowane.
1982’de henüz 36 yaşındayken aşırı dozda alkolle ilaç karışımından ölmüştür.W 1982 roku, w wieku 37 lat zmarła w wyniku śmiertelnego zatrucia mieszanką alkoholu i środków uspokajających.
Gerektiğinde bu doz, günde 15 mg'a yükseltilebilir.W razie konieczności dawkę można zwiększyć do 15 mg na dobę (w dawce jednorazowej).
2008 yılında en az 192 ülke iki doz uygulamıştır.År 2008 erbjöd åtminstone 192 länder två doser.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Fler än två doser krävs sällan.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.Två doser krävs för att på lång sikt förebygga påssjuka.
İlk doz denemesi başarısız oldu.Första dockningsförsöket misslyckades.
Vakaların %16-%35'inde ikinci doz gereklidir.En andra dos behövs i 16 till 35 % av fallen.
İlk dozun 12 - 18 aylık iken verilmesi önerilir.Den inledande rekommenderade dosen sker mellan 12 och 18 månaders ålder.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Hon begick självmord genom en överdos sömntabletter.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.En enda dos är allt vad som krävs i vanliga fall, och anses i allmänhet vara säkert.
Azitromisin, tek oral doz olarak kullanılabildiği için tercih edilmektedir.Azitromycin är att föredra då det kan ges i form av engångsdosering.
Günlük alınabilecek maximum doz 4 gramdır.Detta kan jämföras med den maximala dagsdosen som är 4 gram.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Dexametason i doser motsvarande 0,15, 0,3 och 0,6 mg/kg ser ut att ha lika god effekt.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.Hon begick självmord 1976 genom en överdos av sömntabletter.
Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.Man kan inte lära en gammal hund att sitta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod