Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.적당히 사용하면, 그리고 적절한 나이에 한다면, 와인은 건강에 아주 좋을 수도 있습니다. 실제로
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.Mais, consommé avec modération, au bon âge, le vin peut être très bon pour la santé.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.Ma quando consumato in dosi ragionevoli, e all'età giusta, il vino può essere un toccasana.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.Men när det konsumeras i rimliga doser och vid rätt ålder, kan vin vara mycket bra för hälsan.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.Pero cuando son consumidos en dosis razonables, a la edad adecuada, el vino puede ser muy bueno para la salud.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.Przy odpowiedniej dawce i wieku, wino może być bardzo korzystne dla zdrowia.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.А если использовать его в умеренных дозах и в подходящем возрасте, вино может быть очень полезным.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.בהם בכמויות הגיוניות, ובגיל הנכון, יין יכול להיות מאוד טוב לבריאות. יש למעשה
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.لكن حينما تستهلك بجرعات معقولة، وفي عمر مناسب، تكون مفيدًا للصحة.
Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir.ワインは健康にいいのです 赤ワインには寿命を延ばすとされる
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Ale pointa je... (Smiech) ...že aj na dávkovaní záleží.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Ale pointa je v .... (Smích)... Dávkování to také ovlivňuje.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Ce que je veux dire, c'est que les dosages ont quelque chose à voir avec ça.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Dar ideea e că... (Râsete)...și dozajul contează.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.De a lényeg az, hogy ... (Nevetés) ... az adagolásoknak van valami köze hozzá.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.하지만 요점은... (웃음)... 이 복용량은 플라시보 효과와 연관이 있습니다.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Maar het punt is... (Publiek lacht) doseringen spelen een rol.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Ma il punto è... (risate) ... che questi dosaggi hanno un ruolo.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Men pointen er ... (Latter) ...disse doseringer har noget med det at gøre.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Namun intinya adalah ... (Tawa) ... dosis ini berpengaruh.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Nhưng cái chính là ... (Tiếng cười)...các liều lượng này liên quan đến nó.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.(Risos) A questão é que as dosagens estão relacionadas com isso.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Το θέμα είναι... (γέλια)... πως η δοσολογία επηρεάζει τ' αποτελέσματα.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Але йдеться про те... (Сміх) ... ці дозування справді відіграють роль.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.Съжалявам. Но въпросът е ... (Смях) ... че дозировки са свързани по някакъв начин с ефекта.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.כמוסה צבועה, צהובה בצד אחד ואדומה בצד אחר,
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var.ولكن القصد هو ... (ضحك) ... كمية الجرعات لها علاقة بهذا.
Ama önemli olan şu... (Gülüşmeler)... dozajın hapın etkisi ile bir bağlantısı var....服用量も影響を与えるということです そしてその形も何か影響を与えるようです
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.A mãe morrera com uma overdose de heroína.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Az édesanyja heroin túladagolásban halt meg.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Hans mamma hade dött från heroinöverdos.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Ibunya meninggal karena overdosis heroin.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Jego matka zmarła po przedawkowaniu heroiny.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Jeho matka zemřela na předávkování heroinem.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Jeho matka zomrela na predávkovanie heroínom.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.그의 어머니는 헤로인 과다 복용으로 세상을 떠났고,
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.La madre era morte per un'overdose di eroina.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Mama lui a murit de la o supradoză de heroină.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Mẹ cậu chết vì sử dụng hê-rô-in quá liều.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Sa mère était morte d'une overdose d'héroïne.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Seine Mutter war an einer Überdosis Heroin gestorben.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Su madre había muerto por sobredosis de heroína.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Zijn moeder was aan een overdosis gestorven.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Η μάνα του πέθανε απο υπερβολική δόση ηρωίνης.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Его мать умерла от передозировки героина.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Його мати померла від передозування героїном.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.Майка му беше починала от свръхдоза хероин.
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.אמו מתה ממנת יתר של הרואין
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.ماتت والدته جراء جرعة زائدة من الهيروين .
Annesi eroin doz aşımından ölmüştü.祖母に育てられたのです
Araştırmalar göstermektedir ki; ikame tedavisi ölümcül aşırı doz riskini azaltmaktadır.Badania pokazują, że leczenie zastępcze zmniejsza ryzyko przedawkowania prowadzącego do zgonu.
Araştırmalar göstermektedir ki; ikame tedavisi ölümcül aşırı doz riskini azaltmaktadır.Decesele în care este identificată prezenţa ecstasy continuă să fie raportate rar.
Araştırmalar göstermektedir ki; ikame tedavisi ölümcül aşırı doz riskini azaltmaktadır.Estudios de investigación indican que el tratamiento de sustitución reduce el riesgo de muerte por sobredosis.
Araştırmalar göstermektedir ki; ikame tedavisi ölümcül aşırı doz riskini azaltmaktadır.отчитат дялове над 80% (141).
Araştırmalar opioid ikame tedavisinin ölümcül aşırı doz riskini azalttığını göstermektedir.A investigação demonstra que o tratamento de substituição de opiáceos reduz o risco de overdose fatal.
Araştırmalar opioid ikame tedavisinin ölümcül aşırı doz riskini azalttığını göstermektedir.Badania pokazują, że leczenie substytucyjne zmniejsza ryzyko przedawkowania prowadzącego do zgonu.
Araştırmalar opioid ikame tedavisinin ölümcül aşırı doz riskini azalttığını göstermektedir.Beregning af samlet dødelighed, der tilskrives problematisk stofbrug: den seneste udvikling
Araştırmalar opioid ikame tedavisinin ölümcül aşırı doz riskini azalttığını göstermektedir.Ocenjevanje skupne umrljivosti, ki se pripisuje problematični uporabi drog: nova dognanja
Araştırmalar opioid ikame tedavisinin ölümcül aşırı doz riskini azalttığını göstermektedir.Opioidikorvaushoidon on tutkimuksissa osoitettu vähentävän yliannostuskuoleman riskiä.
Aşırı dozda uyuşturucuDecessi indirettamente legati al consumo di stupefacenti