Ana içeriğe geç
Sözlük

doyum ile cümle

doyum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Görüntü doyumunda en alt sınır映像の彩度の下限
Görüntü doyumunda en üst sınırA videó telítettségének felső korlátja
Görüntü doyumunda en üst sınırGórna granica nasycenia wideo.
Görüntü doyumunda en üst sınırHorní limit nasycení videa
Görüntü doyumunda en üst sınırLegt eine Obergrenze für die Sättigung der Videowiedergabe fest
Görüntü doyumunda en üst sınırLimite supérieure sur la saturation de la vidéo
Görüntü doyumunda en üst sınırLimite superiore della saturazione video
Görüntü doyumunda en üst sınırLímite superior en la saturación del vídeo
Görüntü doyumunda en üst sınırO limite superior na saturação do vídeo
Görüntü doyumunda en üst sınırØvre grænse for videoens farvemætning
Görüntü doyumunda en üst sınırÖvre gräns för videons färgmättnad
Görüntü doyumunda en üst sınırΑνώτερο όριο του κορεσμού βίντεο
Görüntü doyumunda en üst sınırВерхний предел насыщенности видео
Görüntü doyumunda en üst sınırВерхня межа насиченості зображення
Görüntü doyumunda en üst sınırגבול עליון עבור רווית הווידאו
Görüntü doyumunda en üst sınır映像の彩度の上限
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Ač i to, když všeliký člověk jí a pije, a užívá dobrých věcí ze všelijaké práce své, jest dar Boží.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Acz i to, gdy każdy człowiek je i pije, i używa dobrze wszystkiej pracy swojej, jest dar Boży.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Ale aj to, keď ktorýkoľvek človek jedol a pil a videl dobré z ktorejkoľvek svojej práce, je dar Boží.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.De még az is, hogy az ember eszik és iszik, és jól él az õ egész munkájából, az Istennek ajándéka.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Dog også det at spise og drikke og nyde det gode under al sin Flid er for hvert Menneske en Guds Gave.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.e também que todo homem coma e beba, e goze do bem de todo o seu trabalho é dom de Deus.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.사람마다 먹고 마시는 것과 수고함으로 낙을 누리는 것이 하나님의 선물인 줄을 또한 알았도다
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Lại , ai_nấy phải ăn , uống , và hưởng lấy phước của công_lao mình , ấy cũng là sự ban cho của Ðức_Chúa_Trời .
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Lại, ai nấy phải ăn, uống, và hưởng lấy phước của công lao mình, ấy cũng là sự ban cho của Ðức Chúa Trời.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.ma che un uomo mangi, beva e goda del suo lavoro è un dono di Dio
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Men om någon kan äta och dricka och njuta vad gott är under all sin möda, så är också detta en Guds gåva.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.pa tudi, ko človek jé in pije in uživa dobro pri vsem trudu svojem, da je to vsakemu dar Božji.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Sebaiknya kita semua makan dan minum serta menikmati hasil kerja kita. Itu adalah pemberian Allah
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Y también, que es un don de Dios que todo hombre coma y beba y goce del fruto de todo su duro trabajo
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.И если какой человек ест и пьет, и видит доброе во всяком труде своем, то это – дар Божий.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.И още всеки човек да яде и да пие, И да се наслаждава от доброто на всичкия си труд. Това е дар от Бога.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.וגם כל האדם שיאכל ושתה וראה טוב בכל עמלו מתת אלהים היא׃
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.وايضا ان يأكل كل انسان ويشرب ويرى خيرا من كل تعبه فهو عطية الله.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.並 且 人 人 喫 喝 、 在 他 一 切 勞 碌 中 享 福 . 這 也 是 神 的 恩 賜
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.並且 人人 喫喝 、 在 他 一切 勞碌 中 享福 . 這 也 是 神 的 恩賜
Kıskançlığa kıyasla sevinç. Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Radost postavit proti žárlivosti, vnímání vnitřní svobody proti silné lakotě a posedlosti,
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Een gevoel van innerlijke vrijheid tegenover intense inhaligheid en obsessie.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Egyfajta belső szabadságérzés, szemben a heves kapzsisággal, birtoklásvággyal.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Einen Sinn für inneren Frieden anstelle von heftigem Verlangen und Besessenheit.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.En behaglig känsla av inre frihet som står i motsats till stark girighet och besatthet.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Il senso di una profonda libertà interna al posto del senso intenso ed ossessivo di possesso.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.과욕이나 강압이 아닌 정신적 자유,
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Một ý thức về tự do nội tâm trái ngược với sự bám chấp và ám ảnh đầy căng thẳng.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi. Nefrete karşı iyilik ve merhamet.Чувство внутренней свободы — против алчности и одержимости, щедрость и доброта душевная — против ненависти.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Pocit vnútornej slobody, ktorý je protikladom intenzívneho lakomstva a obsesie.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Simțul libertății interioare în opoziţie cu lăcomia și obsesia.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Sisäinen vapaus vs. voimakas takertuminen tai pakkomielle.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Suatu kebebasan dari dalam yang berlawanan dengan cengkraman dan obsesi intens.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Uma espécie de sensação de liberdade interior que se opõe ao apego intenso e à obsessão.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Una especie de sensación de libertad interior opuesta a la codicia extrema y la obsesión.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Une certaine conception de la liberté intérieure par opposition à l'avidité et à l'obsession.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Wewnętrzna wolność zamiast intensywnej zaborczości i obsesji.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Μια αίσθηση εσωτερικής ελευθερίας ενάντια στην έντονη εσωτερική ψύχωση και εμμονή.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Відчувати внутрішню свободу замість одержимого бажання володіти.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Усещане за вътрешна свобода, противопоставено със силно вманиачване и желание за контрол.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.תחושה מסויימת של חופש פנימי בניגוד לרדיפת בצע וכפייתיות עזות.
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.إحساس بالحرية الداخلية مخالف للجشع الشديد والهوس .
Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.憎悪に対しては 慈愛あふれる親切
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod