O doymak bilmez bir okuyucudur.She's a voracious reader.
Dan'ın şiddete karşı doymak bilmeyen bir iştahı vardı.Dan had an insatiable appetite towards violence.
Arzulamak doymaktan daha tatmin edici.Desire is more fulfilling than satiety.
Ridgway'in hayatında yer almış çoğu kadına göre, onun doymak bilmeyen bir cinsel arzusu vardı.According to women in his life, Ridgway had an insatiable sexual appetite.
Açlığa Doymak Resmi Web Sitesi ^ "Açlığa Doymak"."饿了么-网上订餐_外卖_饿了么订餐官网".
Doymak bilmez hırsı ile Margo'nun sahip olduğu her şeye sahip olmaya niyetlidir.And the two of them, united, can face any peril that Mongo has to offer.
Ubır da tıpkı alev gibi doymak bilmez, azgın, açgözlü, her şeyi yutan bir yaratıktır.The pantaleon, like any other hammered dulcimer, had no dampers and thus created a wash of sound.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Without them, it's going to be a problem. But most bats are voracious insect predators.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Governments have insatiable desire to control.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.And my dad is the most voracious reader I know.
Ayrıca estetiğe, sanata ve dinler tarihine karşı doymak bilmeyen bir ilgisi vardır.Non trascurò nemmeno i momenti dedicati all’intrattenimento e agli insegnamenti religiosi.
Doymak fiili bu köktendir.Della poltroneria tale è il diletto.
Ridgway'in hayatında yer almış çoğu kadına göre, onun doymak bilmeyen bir cinsel arzusu vardı.Az életében részt vevő nők szerint Ridgway-nek kielégíthetetlen szexuális étvágya volt.
Açlığa Doymak Resmi Web Sitesi ^ "Açlığa Doymak".Kielitoimiston sanakirjan verkkoversio: nälkiintyä.
Doymak nedir bilmeyen bir edebiyat okuyucusu olmuştur.אינני רואה את עצמי כסופר הכותב דברי ספרות.
Açlığa Doymak Resmi Web Sitesi ^ "Açlığa Doymak".Sedam tjelesnih djela milosrđa: Gladna nahraniti.
Avrupalýlar, bu topraklara doymak bilmez bir iţtahla geldiler ve halen doymuţ deđiller.어떤 영적인 본질과 독립적인 실체를 가지고 있다는 인식을 바탕으로 살았습니다. 인간이 이 세상에서 현명하게 살아가고자 한다면
Avrupalýlar, bu topraklara doymak bilmez bir iţtahla geldiler ve halen doymuţ deđiller.Οι σολωμοί θεωρούνταν αυτοί που μας... ...συμβούλευαν, που μας φρόντιζαν -- που μας έδιναν ζωή.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Les gouvernements sont avides de surveillance.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.A kormányokat az irányítás iránti telhetetlen vágy hajtja.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Chính phủ luôn muốn kiểm soát.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.I governi hanno un insaziabile desiderio di controllo.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.정부의 컨트롤하고자 하는 욕망은 끝이 없습니다
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Los gobiernos tienen un deseo insaciable de control.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Overheden hebben een onlesbare drang om te controleren.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Regeringer har en umætteligt behov for at kontrollere.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Regierungen haben einen unersättlichen Wunsch nach Kontrolle.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Rządy mają nienasycone pragnienie do kontrolowania.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Vlády mají neukojitelnou touhu vše řídit.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Οι κυβερνήσεις έχουν ακόρεστη επιθυμία για έλεγχο..
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Правителството има ненаситно желание за контрол.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.Правительства должны ненасытный желание контролировать.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.לממשלות יש תשוקה שאינה יודעת שובע לשלוט.
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.لدى الحكومات رغبة متعطّشة للسيطرة
Devletlerin doymak bilmeyen bir kontrol iţtahý vardýr.彼は35年の服役と100万ドルの罰金を 受ける可能性があります。
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Bez nich znajdziemy się w kropce. Większość nietoperzy zjada owady.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Fără ei, am avea probleme. Dar majoritatea liliecilor sunt mari consumatori de insecte.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Không có chúng, nó sẽ là một vần đề. Nhưng phần lớn dơi là loài động vật săn côn trùng.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.박쥐들 없이는 문제가 생기겠지요. 하지만 대부분의 박쥐들은 열렬한 곤충 포식자입니다.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Nélkülük gondjaink lennének. Egyúttal a legtöbb denevér rovarokat pusztító falánk ragadozó is egyben.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Sem eles, haverá um grande problema. Mas a maioria dos morcegos são predadores vorazes de insectos.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Senza di essi, sarà un problema. Ma la maggior parte dei pipistrelli sono voraci predatori di insetti.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Sin ellos, sería un problema. Pero la mayoría de los murciélagos son depredadores de insectos.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Uden dem, bliver det et problem. Men de fleste flagermus er rovdyr der spiser insekter.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Wir hätten ohne sie ein echtes Problem. Die meisten Fledermausarten sind unersättliche Insektenfresser.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Zonder hen zou het een probleem zijn. Maar de meeste vleermuizen zijn vraatzuchtige insecteneters.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Χωρίς αυτές,θα υπάρχει πρόβλημα. Αλλά οι περισσότερες νυχτερίδες είναι αδηφάγοι κυνηγοί εντόμων.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Без них з'являться великі проблеми. Але більшість кажанів є ненажерливими мисливцями на комах.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.Без них это станет проблемой. Большинство рукокрылых - ненасытные насекомоядные.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.בלעדיהם זו תהיה בעיה. אבל רוב העטלפים הם טורפי חרקים רעבתנים.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.فبدونهم، سيكون هناك مشكلة. و لكن معظم الخفافيش تفترس الحشرات بشراهه.
Onlarsız, bu bir sorun olacak ama, çoğu yarasa doymak bilmez haşere avcısıdır.ほとんどのコウモリは大食いで 大量の昆虫を補食します アメリカではオオクビワコウモリの
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.1日に小説を1~2冊読めます
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.A môj otec je najnenásytnejším čitateľom, akého poznám.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.A můj táta je nejdychtivější čtenář co znám.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.Az apám a legtöbbet olvasó ember, akit ismerek.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.E mio padre è il lettore più vorace che io conosca.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.E o meu pai é o leitor mais voraz que conheço.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.Et mon père est le lecteur le plus vorace que je connaisse.
Ve babam tanıdığım en doymak bilmez okurdur.Iar tatăl meu este cel mai vorace cititor pe care îl ştiu.